Genel Grev Fiyaskosu

Biliyorum böyle bir başlık attığımız için birileri bize kızacak. Ne demek fiyasko diye. Günlerdir 26 Mayıs’ta Genel Grev ve Genel Direnişle hayatı durduracaklarını yazdılar, söylediler. 1 Mayıs’ta alanlarda “Genel Grev, Genel Direniş” sloganını işçilere attırdılar. İşçileri emekçileri, Genel Greve çağırdılar. Hatta Evrensel 14 Mayıs tarihli sayısında “İşçiler Genel Greve hazır” diyordu. Eyleme sayılı günler kala sarı sendikalar tek tek Genel Greve katılmayacaklarını açıklamaya başladılar. Türk İş’e bağlı Maden İş yalnız Zonguldak’ta bir saat iş bırakma eylemi yapacağını açıkladı.
Biz Yeni İşçi Dünyasında, Genel Grev üzerine yazdık. Genel Grev’in bir propaganda ajitasyon sloganı değil, eylem sloganı olduğunu vurguladık. Genel Grevi sendika ağalarından beklemenin yanlışlığını vurguladık. Bu sloganın bir eylem sloganı olduğunu söyledik. Genel Grevin hayata geçirilebilmesi için fabrikalarda işçiler arasında sağlam bir örgütlülüğün olması, sendika ağalarının etkisinin önemli oranda kırılması gerektiğini söyledik. Bu da yetmez bizzat işçilerin de Genel Greve hazır olması gerekir. Peki, 26 Mayıs öncesi durum neydi? Durum yukarıda söylediğimizin tam tersi idi. Fabrikalarda işçilerin önemli bir kısmı daha hala sendikal anlamda dahi örgütlü değildi. Örgütlü olan işçilerin önemli bir kısmı sendika ağalarının ve düzenin etkisi altındaydı. Diyelim ki devrimcilerin, komünistlerin  sağlam bir örgütlülüğü var. Bu koşullarda da sınıfın genel greve çıkacağı koşulların ve sınıfın hazır olması gerekir.
Yukarıda saydığımız koşulların bu ülkede hiçbir zaman olduğu da söylenemez. Bunu söylerken derdimiz bir umutsuzluk yaratmak değil tabiî ki. Görev; sınıf içinde örgütlenmek fabrikaları kalelerimiz haline getirerek sınıfı aynı zamanda devrimin arifesi olan Genel Grev için de örgütlemeye hazırlamaktır.
Bugün ülkelerimizin dört bir bucağında ne olduğunu bu yazıyı yazarken takip edebilmiş değilim ama Mersin’de işçiler işi durdurup alana gelmemişlerdi. KESK, ağırlığını Eğitim Sen’in oluşturduğu kamu emekçileri -ki onların da tümü değildi- eyleme katılmıştı, kamuda çalışan diğer emekçiler iş bırakmamıştı. Yaklaşık iki bin kişi istasyon önünde bir araya gelerek saat 11.00’de İstiklal Caddesi ve Hastane Caddesini takip ederek Metropol’da bulunan AKP il binasına kadar yürüdüler.Yürüyüşte, yine “Genel Grev, Genel Direniş” sloganları atılıyordu. Yani yalnızca sloganda kalan bir Genel Grev ve Genel Direniş vardı Mersin’de.
Emek ve meslek örgütleri adına KESK dönem sözcüsü Yusuf Kaya bir açıklama yaptı. Sendika ağalarının yaklaşımını teşhir etti. “Biz, milyonlarca emekçinin insanlık dışı bir asgari ücret dayatması altında yaşadığı, eğitim ve sağlık hizmetlerinin paralı hale getirildiği, emeklilerin geçim sıkıntısında bezdirildiği bir ülke istemiyoruz.” denilen basın açılamasında 12 maddelik önerileri temelinde “GREV” de olduklarını belirtti.
Biz bir kez daha “Genel Grev Genel Direniş” sloganı ile oynanmaması gerektiğini söylüyoruz. Bu slogan bir propaganda ajitasyon sloganı değil, eylem sloganıdır.

26 Mayıs 2010
Yeni İşçi Dünyası
Mersin