İşçi sınıfının Birlik, Mücadele, Dayanışma günü 1 Mayıs geliyor!
İşçi sınıfının kapitalizme karşı mücadelesinden doğan mücadele günü 1 Mayıs geliyor!
Dünyada emperyalist devletler/bloklar arasındaki çelişmelerin keskinleştiği, değişen güç dengelerinin yeni bir emperyalist paylaşım savaşını dayattığı, emperyalistlerin 3.paylaşım savaşına hazırlandığı, dünya genelinde yürüyen yeniden paylaşım savaşının ürünü olan savaşların, temsilci savaşlarının sürdüğü, gericiliğin, faşizmin, göçmen karşıtlığının yükseldiği koşullarda 1 Mayıs’ı karşılıyoruz.
Kuzey Kürdistan/Türkiye’de egemen sınıflar arasında iktidar mücadelesinin her alanda sertleşerek sürdüğü, işçilerin, emekçilerin, ezilenlerin çalışma ve yaşama koşullarının giderek kötüleştiği, alım gücünün düştüğü, ücretlerin eridiği, işsizliğin, sefaletin, yoksulluğun arttığı koşullarda 1 Mayıs’ı karşılıyoruz.
2025 1 Mayıs’ı hakkında tavrımız ve önerilerimiz:
*Taksim meydanının tarihsel önemi var. Alan üzerindeki yasağı kaldırmak için mücadele etmek, zorlamak, yasağın kaldırılmasını talep etmek, bu uğurda mücadele etmek doğrudur. Alan üzerindeki yasak kalkmadığı, öncelikle isçilerin, emekçilerin mücadelesinin bu yasağı kaldıracak durumda olmadığı koşullarda, 1 Mayıs’ı Taksim’e endekslememek, başka bir alanda 1 Mayıs’ı kutlamak doğru olacaktır.
*2025 1 Mayıs’ının tarihsel anlamından, işçi sınıfının kapitalizme karşı mücadele günü olduğu gerçeğinden koparılıp AKP ile CHP arasında yürüyen iktidar kavgasına kurban edilmesi tehlikesi bugün vardır. Hem düzen partisi CHP’nin, hem de 1 Mayıs yasağını sürdürme kararlılığında görünen AKP/MHP iktidarının 1 Mayıs’ ta Taksim konusunu siyasi çıkarları, planları için kullanma imkânı ve durumu vardır.
*İmamoğlu’nun diplomasının iptal edilmesi, gözaltına alınması ve tutuklanmasının tetiklediği emekçi kitlelerin, yüksek okul gençliğinin bir bölümünün AKP/MHP iktidarına karşı patlayan öfkesini, CHP kendi siyasi çıkarları için kullanıyor. AKP/MHP iktidarı da faşizmi yoğunlaştırmak, kendi cephesini tahkim etmek için kullanıyor.
*CHP, AKP/MHP iktidarının İmamoğlu’nun cumhurbaşkanı adayı olmasını engellemek yaptığı siyasi operasyonu sokağı hareketlendirerek, bütün muhalefeti kendi etrafında toplayarak, AKP’yi Erdoğan’ı en kısa süre içinde erken seçime zorlamak için kullanıyor.
*AKP/MHP iktidarından hoşnut olmayan emekçilerin bir bölümünün katıldığı, yüksekokul gençliğinin bir bölümünün militan eylemleri CHP’yi aşmıştır ve CHP’yi de peşinden sürüklemektedir.
Bu eylemlerde eksik olan devrimci önderliktir. Eylemlerde devrimci bir önderlik yoktur. Eylemlerde kimi devrimci grupların varlığı da bu gerçeği değiştirmiyor.
*Eylemlerde yer alan emekçiler burjuvaziden bağımsız, kendi temel talepleri, kendi çıkarları, kendi özgünlükleri içinde hareket edemediği için eylemler sonuçta burjuva klikler arasında iktidar kavgasının bir parçası olarak kalmaktadır.
*1 Mayıs burjuva kliklerin iktidar mücadelesine kurban edilmeden, bağımsız sınıf mücadelesini yükseltmeye vesile olmalıdır.
*1 Mayıs işçilerin, emekçilerin, ezilenlerin taleplerini meydanlara taşımaları, sömürüye, baskılara, adaletsizliğe, seçmen iradesini hiçe sayan kayyum uygulamalarına karşı vb. burjuvaziden bağımsız sınıf mücadelesinin aracı olmalıdır.
*Bizim için sorun şu ya da bu düzen partisinin iktidarda olması değil, işçileri, emekçileri sömüren, baskı altında tutan bu sermaye düzeninin varlığıdır. İşçileri, emekçileri açlığa, yoksulluğa mahkûm eden bu sermaye düzeninin, sermaye devletinin yıkılmasından yanayız! İşçilerin, emekçilerin burjuva siyasetten bağımsız, kendi sınıf mücadelesini vermesinden yanayız!
*Devrimcilerin 1 Mayıs’ın tarihsel önemini dikkate alarak, 1 Mayıs’ın burjuva klikler arasında dalaşa kurban edilmemesi, bir tarafın siyasi amaçları için kullandığı gün olmaması için mücadele etme görevi vardır.
*Devrimciler, 1 Mayıs kutlaması için 1 Mayıs’ı kendi siyasi çıkarları için kullanacak olan düzen partisi CHP’den kendilerini açıkça ayırmalı, 1 Mayıs’ı tarihsel özüne uygun kutlanması için mücadele etmelidir.
*Kurulacak 1 Mayıs Platformu, burjuva siyasetin esasta iki partisi arasında yürüyen iktidar kavgasından kendisini açıkça ayırmalı, işçileri, emekçileri bir bütün olarak sermaye düzenine, sermaye devletine karşı mücadeleye örgütlenmeye çağırmalıdır. Bu açıkça yapılmadığı taktirde, 1 Mayıs’ın CHP’e yedeklenmesi durumunda, kurulacak 1 Mayıs Platformunun bileşeni olmayacağız.
*1 Mayıs’ı devrimci kılan hangi meydanda kutlanacağı değil içeriğidir.
Burjuva klikler arasındaki kavgadan kendisini ayırmayan, bir bütün olarak sermaye düzenini ve devletini karşısına almayan, burjuvaziden bağımsız sınıf mücadelesinde ısrar etmeyen, emperyalist sistemi, faşizmi karşısına almayan, sosyalizm, devrim propagandasını merkeze koymayan bir 1 Mayıs devrimci 1 Mayıs değildir.
*1 Mayıs’ta Taksim çağrısı yapılmasını, Taksim alanının 1 Mayıs alanı olduğu, yasağın kaldırılması gerektiği, yasağın kaldırılmasını zorlama açısından yanlış bulmuyoruz. Taksim talep edilmeli, son ana kadar zorlanmalı. Alanın verilmemesi halinde -ki büyük ihtimal öyle olacaktır- bu teshir edilmelidir. Fakat paralel olarak devrimci gruplar alternatif devrimci 1 Mayıs yürüyüşü için hazırlık yapmalıdır. İşçilerin, emekçilerin 1 Mayıs’a kendi talepleri ile katılacakları başka bir alanda 1 Mayıs kutlaması için hazırlık yapılmalıdır. CHP’nin ajandasının parçası olarak yasaklı taksime çıkmak için çatışma bugün geniş isçi yığınlarından kopuk bir “öncü” eylemi olacaktır.
3 Nisan 2025