Cumartesi, Mart 7, 2026
  • Tüm Yazılar
Yeni Dünya İçin ÇAĞRI
E-DERGİ OKU
  • Anasayfa
  • Dünya
    • Tümü
    • Afrika
    • Amerika
    • Asya
    • Avrupa
    • Ortadoğu
    İran’a yönelik emperyalist korsanlık saldırısını kınıyoruz!  

    İran’a yönelik emperyalist korsanlık saldırısını kınıyoruz!  

    Ortadoğu’da emperyalist savaşa hayır!

    Ortadoğu’da emperyalist savaşa hayır!

    İran’a yönelik emperyalist saldırıya hayır!

    İran’a yönelik emperyalist saldırıya hayır!

    Küba’ya ablukaya hayır!

    Küba’ya ablukaya hayır!

    Affetmek yok! Unutmak yok! Hatırla, an, mücadele et!

    Affetmek yok! Unutmak yok! Hatırla, an, mücadele et!

    Viyana: Kürtler Rojava’ya yönelik saldırılara karşı sokaklardalar

    Viyana: Kürtler Rojava’ya yönelik saldırılara karşı sokaklardalar

    Trending Tags

      • Avrupa
      • Amerika
      • Ortadoğu
      • Afrika
      • Asya
      • Pasifik
    • Yayınlar
      • Son Sayı
      • YDİ Çağrı / Tüm Sayılar
      • Tekoşîna Komunîst/Komünist Mücadele
      • Yeni İşçi Dünyası
      • Yeni Dünya İçin
      • Yeni Kadın Dünyası
      • Yeni Dünya Gençliği
      • Eğitim Dizisi
      • Bildiriler
      • Broşürler
    • İşçi Dünyası
      YDİ ÇAĞRI

      Şubat sayımız, sayı 77 çıktı!

      Bir direnişin aynasında sendikal bürokrasinin çürümüşlüğü!

      Bir direnişin aynasında sendikal bürokrasinin çürümüşlüğü!

      Özel İtalyan Lisesi öğretmenleri grevde!

      Özel İtalyan Lisesi öğretmenleri grevde!

      Gece yarısı MESS sözleşmesi imzalandı!

      Gece yarısı MESS sözleşmesi imzalandı!

      YDİ ÇAĞRI

      Ocak sayımız, sayı 76 Çıktı!

      Bu oyunu seyretmek zorunda değiliz!

      Bu oyunu seyretmek zorunda değiliz!

      Trending Tags

      • Kürdistan
        Şam ile SDG arasında entegrasyon anlaşması

        Şam ile SDG arasında entegrasyon anlaşması

        Rojava’ya yönelik imha savaşına hayır!

        Rojava’ya yönelik imha savaşına hayır!

        Rojava tehlikede!

        Rojava tehlikede!

        Emperyalistlerden dost olmaz!

        Emperyalistlerden dost olmaz!

        HTŞ Halep’te savaş ilan etti!

        HTŞ Halep’te savaş ilan etti!

        SDG üzerinde entegrasyon baskısı

        SDG üzerinde entegrasyon baskısı

        Trending Tags

        • Güncel
          “NATO ve Emperyalist Savaş Karşıtı Birlik” kuruldu

          “NATO ve Emperyalist Savaş Karşıtı Birlik” kuruldu

          Emperyalistlerin savaş makinesi NATO’ya hayır!

          Emperyalistlerin savaş makinesi NATO’ya hayır!

          YDİ ÇAĞRI

          Yeni sayımız, sayı 222 çıktı!

          Devrimci Mücadele Meşrudur! ESP Yalnız Değildir!

          Devrimci Mücadele Meşrudur! ESP Yalnız Değildir!

          Panel: “Çözüm süreci, süreç nereye ilerliyor? “Barış” gelecek mi?”

          Panel: “Çözüm süreci, süreç nereye ilerliyor? “Barış” gelecek mi?”

          Karayipler’de ABD emperyalist korsanlığı!

          Karayipler’de ABD emperyalist korsanlığı!

          Trending Tags

          • Gençlik
            Çocuk emeğinin kapitalist sömürüsü: MESEM

            Çocuk emeğinin kapitalist sömürüsü: MESEM

            Kimsenin payandası olmayacağız!

            Kimsenin payandası olmayacağız!

            Kayyım uygulaması: Faşizm!

            Kayyım uygulaması: Faşizm!

            Üniversiteler, kampüsler savaş çığırtkanlığı yeri değildir!

            Üniversiteler, kampüsler savaş çığırtkanlığı yeri değildir!

            Protesto haktır!

            Protesto haktır!

            Kaza değil cinayet!

            Kaza değil cinayet!

            Trending Tags

            • Kadın
              Kahrolsun emperyalist saldırganlık! Kahrolsun haksız gerici savaşlar!

              Kahrolsun emperyalist saldırganlık! Kahrolsun haksız gerici savaşlar!

              8 Mart 2026’da: Barbarlık yerine sosyalizm!

              8 Mart 2026’da: Barbarlık yerine sosyalizm!

              8 Mart: Görülmezden gelinen emekten devrimci kopuşa!

              8 Mart: Görülmezden gelinen emekten devrimci kopuşa!

              “Kadın Devrimi” hakkında tavır

              “Kadın Devrimi” hakkında tavır

              Epstein cinsel suç ağı yeniden gündemde!

              Epstein cinsel suç ağı yeniden gündemde!

              25 Kasım 2025’e girerken: Emperyalist savaşların ve erkek egemenliğinin tek alternatifi sosyalizm!

              25 Kasım 2025’e girerken: Emperyalist savaşların ve erkek egemenliğinin tek alternatifi sosyalizm!

              Trending Tags

              • Makaleler
                Emperyalist dünya sistemi içinde Türkiye‘nin konumu -IV-

                Emperyalist dünya sistemi içinde Türkiye‘nin konumu -IV-

                Sistem çürümüştür!  Kurtuluşun yolu işçilerin, emekçilerin örgütlü mücadelesidir!

                Sistem çürümüştür! Kurtuluşun yolu işçilerin, emekçilerin örgütlü mücadelesidir!

                II.Dünya Savaşı’nın sona ermesinden 80 yıl sonra, küresel güç oyunları

                II.Dünya Savaşı’nın sona ermesinden 80 yıl sonra, küresel güç oyunları

                Emperyalist dünya sistemi içinde Kuzey Kürdistan Türkiye’nin konumu III

                Emperyalist dünya sistemi içinde Kuzey Kürdistan Türkiye’nin konumu III

                Hiroşima ve Nagazaki’ye atom bombası atılmasının 80. yıldönümü

                Hiroşima ve Nagazaki’ye atom bombası atılmasının 80. yıldönümü

                Emperyalist dünya sistemi içinde Türkiye’nin konumu  II

                Emperyalist dünya sistemi içinde Türkiye’nin konumu II

                Trending Tags

                • Çevre
                  COP 30’da   değişen hiçbir şey yok!

                  COP 30’da değişen hiçbir şey yok!

                  Kapitalizmin azami kâr hırsı amazon ormanlarını yok ediyor!

                  Kapitalizmin azami kâr hırsı amazon ormanlarını yok ediyor!

                  ICOR’dan COP30 açıklaması

                  ICOR’dan COP30 açıklaması

                  Karakaya köyünde taş ocağı tesisine karşı direniş  

                  Karakaya köyünde taş ocağı tesisine karşı direniş  

                  Akkuyu Nükleer Santrali ile ilgili yandaş gazeteden yalanlar

                  Akkuyu Nükleer Santrali ile ilgili yandaş gazeteden yalanlar

                  Orman yangınlarına karşı mücadele yeterli mi?

                  Orman yangınlarına karşı mücadele yeterli mi?

                  Yanan gelecektir!

                  Yanan gelecektir!

                  Türkiye’nin ilk İklim Kanunu hakkında

                  Türkiye’nin ilk İklim Kanunu hakkında

                  Orman yangınları, yanan gelecektir!

                  Orman yangınları, yanan gelecektir!

                  Trending Tags

                  • Youtube TV
                  • İletişim
                    • Hakkımızda
                    • Tüm Yazılar
                  Sonuç yok
                  Tüm Sonucu Görüntüle
                  • Anasayfa
                  • Dünya
                    • Tümü
                    • Afrika
                    • Amerika
                    • Asya
                    • Avrupa
                    • Ortadoğu
                    İran’a yönelik emperyalist korsanlık saldırısını kınıyoruz!  

                    İran’a yönelik emperyalist korsanlık saldırısını kınıyoruz!  

                    Ortadoğu’da emperyalist savaşa hayır!

                    Ortadoğu’da emperyalist savaşa hayır!

                    İran’a yönelik emperyalist saldırıya hayır!

                    İran’a yönelik emperyalist saldırıya hayır!

                    Küba’ya ablukaya hayır!

                    Küba’ya ablukaya hayır!

                    Affetmek yok! Unutmak yok! Hatırla, an, mücadele et!

                    Affetmek yok! Unutmak yok! Hatırla, an, mücadele et!

                    Viyana: Kürtler Rojava’ya yönelik saldırılara karşı sokaklardalar

                    Viyana: Kürtler Rojava’ya yönelik saldırılara karşı sokaklardalar

                    Trending Tags

                      • Avrupa
                      • Amerika
                      • Ortadoğu
                      • Afrika
                      • Asya
                      • Pasifik
                    • Yayınlar
                      • Son Sayı
                      • YDİ Çağrı / Tüm Sayılar
                      • Tekoşîna Komunîst/Komünist Mücadele
                      • Yeni İşçi Dünyası
                      • Yeni Dünya İçin
                      • Yeni Kadın Dünyası
                      • Yeni Dünya Gençliği
                      • Eğitim Dizisi
                      • Bildiriler
                      • Broşürler
                    • İşçi Dünyası
                      YDİ ÇAĞRI

                      Şubat sayımız, sayı 77 çıktı!

                      Bir direnişin aynasında sendikal bürokrasinin çürümüşlüğü!

                      Bir direnişin aynasında sendikal bürokrasinin çürümüşlüğü!

                      Özel İtalyan Lisesi öğretmenleri grevde!

                      Özel İtalyan Lisesi öğretmenleri grevde!

                      Gece yarısı MESS sözleşmesi imzalandı!

                      Gece yarısı MESS sözleşmesi imzalandı!

                      YDİ ÇAĞRI

                      Ocak sayımız, sayı 76 Çıktı!

                      Bu oyunu seyretmek zorunda değiliz!

                      Bu oyunu seyretmek zorunda değiliz!

                      Trending Tags

                      • Kürdistan
                        Şam ile SDG arasında entegrasyon anlaşması

                        Şam ile SDG arasında entegrasyon anlaşması

                        Rojava’ya yönelik imha savaşına hayır!

                        Rojava’ya yönelik imha savaşına hayır!

                        Rojava tehlikede!

                        Rojava tehlikede!

                        Emperyalistlerden dost olmaz!

                        Emperyalistlerden dost olmaz!

                        HTŞ Halep’te savaş ilan etti!

                        HTŞ Halep’te savaş ilan etti!

                        SDG üzerinde entegrasyon baskısı

                        SDG üzerinde entegrasyon baskısı

                        Trending Tags

                        • Güncel
                          “NATO ve Emperyalist Savaş Karşıtı Birlik” kuruldu

                          “NATO ve Emperyalist Savaş Karşıtı Birlik” kuruldu

                          Emperyalistlerin savaş makinesi NATO’ya hayır!

                          Emperyalistlerin savaş makinesi NATO’ya hayır!

                          YDİ ÇAĞRI

                          Yeni sayımız, sayı 222 çıktı!

                          Devrimci Mücadele Meşrudur! ESP Yalnız Değildir!

                          Devrimci Mücadele Meşrudur! ESP Yalnız Değildir!

                          Panel: “Çözüm süreci, süreç nereye ilerliyor? “Barış” gelecek mi?”

                          Panel: “Çözüm süreci, süreç nereye ilerliyor? “Barış” gelecek mi?”

                          Karayipler’de ABD emperyalist korsanlığı!

                          Karayipler’de ABD emperyalist korsanlığı!

                          Trending Tags

                          • Gençlik
                            Çocuk emeğinin kapitalist sömürüsü: MESEM

                            Çocuk emeğinin kapitalist sömürüsü: MESEM

                            Kimsenin payandası olmayacağız!

                            Kimsenin payandası olmayacağız!

                            Kayyım uygulaması: Faşizm!

                            Kayyım uygulaması: Faşizm!

                            Üniversiteler, kampüsler savaş çığırtkanlığı yeri değildir!

                            Üniversiteler, kampüsler savaş çığırtkanlığı yeri değildir!

                            Protesto haktır!

                            Protesto haktır!

                            Kaza değil cinayet!

                            Kaza değil cinayet!

                            Trending Tags

                            • Kadın
                              Kahrolsun emperyalist saldırganlık! Kahrolsun haksız gerici savaşlar!

                              Kahrolsun emperyalist saldırganlık! Kahrolsun haksız gerici savaşlar!

                              8 Mart 2026’da: Barbarlık yerine sosyalizm!

                              8 Mart 2026’da: Barbarlık yerine sosyalizm!

                              8 Mart: Görülmezden gelinen emekten devrimci kopuşa!

                              8 Mart: Görülmezden gelinen emekten devrimci kopuşa!

                              “Kadın Devrimi” hakkında tavır

                              “Kadın Devrimi” hakkında tavır

                              Epstein cinsel suç ağı yeniden gündemde!

                              Epstein cinsel suç ağı yeniden gündemde!

                              25 Kasım 2025’e girerken: Emperyalist savaşların ve erkek egemenliğinin tek alternatifi sosyalizm!

                              25 Kasım 2025’e girerken: Emperyalist savaşların ve erkek egemenliğinin tek alternatifi sosyalizm!

                              Trending Tags

                              • Makaleler
                                Emperyalist dünya sistemi içinde Türkiye‘nin konumu -IV-

                                Emperyalist dünya sistemi içinde Türkiye‘nin konumu -IV-

                                Sistem çürümüştür!  Kurtuluşun yolu işçilerin, emekçilerin örgütlü mücadelesidir!

                                Sistem çürümüştür! Kurtuluşun yolu işçilerin, emekçilerin örgütlü mücadelesidir!

                                II.Dünya Savaşı’nın sona ermesinden 80 yıl sonra, küresel güç oyunları

                                II.Dünya Savaşı’nın sona ermesinden 80 yıl sonra, küresel güç oyunları

                                Emperyalist dünya sistemi içinde Kuzey Kürdistan Türkiye’nin konumu III

                                Emperyalist dünya sistemi içinde Kuzey Kürdistan Türkiye’nin konumu III

                                Hiroşima ve Nagazaki’ye atom bombası atılmasının 80. yıldönümü

                                Hiroşima ve Nagazaki’ye atom bombası atılmasının 80. yıldönümü

                                Emperyalist dünya sistemi içinde Türkiye’nin konumu  II

                                Emperyalist dünya sistemi içinde Türkiye’nin konumu II

                                Trending Tags

                                • Çevre
                                  COP 30’da   değişen hiçbir şey yok!

                                  COP 30’da değişen hiçbir şey yok!

                                  Kapitalizmin azami kâr hırsı amazon ormanlarını yok ediyor!

                                  Kapitalizmin azami kâr hırsı amazon ormanlarını yok ediyor!

                                  ICOR’dan COP30 açıklaması

                                  ICOR’dan COP30 açıklaması

                                  Karakaya köyünde taş ocağı tesisine karşı direniş  

                                  Karakaya köyünde taş ocağı tesisine karşı direniş  

                                  Akkuyu Nükleer Santrali ile ilgili yandaş gazeteden yalanlar

                                  Akkuyu Nükleer Santrali ile ilgili yandaş gazeteden yalanlar

                                  Orman yangınlarına karşı mücadele yeterli mi?

                                  Orman yangınlarına karşı mücadele yeterli mi?

                                  Yanan gelecektir!

                                  Yanan gelecektir!

                                  Türkiye’nin ilk İklim Kanunu hakkında

                                  Türkiye’nin ilk İklim Kanunu hakkında

                                  Orman yangınları, yanan gelecektir!

                                  Orman yangınları, yanan gelecektir!

                                  Trending Tags

                                  • Youtube TV
                                  • İletişim
                                    • Hakkımızda
                                    • Tüm Yazılar
                                  Sonuç yok
                                  Tüm Sonucu Görüntüle
                                  Yeni Dünya İçin ÇAĞRI
                                  Sonuç yok
                                  Tüm Sonucu Görüntüle
                                  Anasayfa Makaleler

                                  Devrimin kartalları: Rosa Luxemburg, Karl Liebknecht

                                  5 Ocak 2022
                                  İçinde Makaleler, Tüm Yazılar
                                  Devrimin kartalları: Rosa Luxemburg, Karl Liebknecht
                                  0
                                  PAYLAR
                                  194
                                  GÖRÜNTÜLEME
                                  Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

                                  ROSA LUXEMBURG

                                  Rosa Luxemburg 5 Mart 1871’de, o dö­nemdeki Polonya’nın Rusya tarafından ilhak edilmiş par­çasında; Zamoç adlı bir kasabada, küçük bir Yahudi tüccar ai­lenin çocuğu olarak dünyaya gelir. Kü­çüklüğünde geçirdi­ği bir çocuk hastalığı bir ayağının sakat­lanmasına yol açar. Bu sakatlığı hayatı boyunca sürer. Ama o küçüklüğünden bu yana bu tür “ku­surların” etkisinde kalmayacak çelik bir iradeye sahiptir. Ba­bası Almanya’da öğ­renim gördüğünden ve çocuklarının da Almanca öğrenme­sine önem verdiğin­den Rosa Almancayı çocukken öğrenir. Çocukluğunda ufak tefek, canlı ve zekidir. Daha beş yaşında iken okuma ve yazmayı öğrenir. O günkü şartlarda orta hâlli bir geçim düze­yine sahip olan ailenin ekonomik durumu sık sık bo­zulur. 1873’de aile Varşova’ya taşınır. Fakat, Rosa’nın ailesi geçinebilmek için çoğu zaman ev eşyalarını re­hine vermek ya da satmak zorunda kalır. Çocukluk döneminde Rosa şiir yazmayı sever ve çeşitli şiirler yazmayı da ihmal etmez.

                                  Luxemburg, babasının çabaları sonucunda 1880’de Varşova Kız Lisesi’ne kayıt olur. Sınıfın en küçüğü ama en zekisidir. Çarlığın Ruslaştırma politikası ne­deniyle okulda lehçe konuşmak yasaktır ve bu yasağa karşı çıkmak Rosa’nın ilk politik tavrı olur. 1887’de liseyi bitirir. Lise yıllarında, 1882’de kurulan “Prole­ter Sosyalist Devrim­ci Parti” (PSDP) ile ilişki kurar ve aktif olarak devrimci ça­lışmaya katılır. Sınıf savaşımı ve enternas­yonalizm temelinde kurulan bu parti, Polonya halkının özgürlüğünün Rus devrimci hareketi ile ittifaktan geçeceği­ni propaganda eder, geniş kitle hareketle­rini örgütler ve bun­lara önderlik eder.

                                  PSDP Rus dev­rimcilerinin “Na­rodnaya Volya” adlı örgütüyle devrimci bir mücadele birli­ği kurar. Fakat kısa bir süre sonra Çar­lık hem “Narodna­ya Volva”ya hem de PSDP’ye karşı baskı­sını ve tutuklanma­larını arttırır ve bu örgütler baskılar karşısında par­çalanırlar. Rosa’nın PSDP’ye katıldığı dönemde, bu örgütten geriye küçük yerel gruplar kalmıştır. Bu son küçük çevrelerin izi de Çarlık polisi tarafından bulu­nur. Rosa’nın yoldaşları, onu sürgünden ve hapisten korumak amacıyla yurtdışına çıkmasını sağlarlar.

                                  Daha 18’ine bile girmeyen Rosa ülkesinden ayrıl­mak zorunda kalır.

                                  Rosa’nın yurtdışındaki ilk durağı, o tarihlerde Rus ve Polonyalı devrimci ve marksist göçmenlerin mer­kezi olan Zürih’tir. Zürih’te Rosa, Plehanov, Axel­rod, Zazuliç gibi Rus devriminin en önde gelen ön­derleri ile tanışır. Yine burada Rosa, ölümüne kadar yakın arkadaşlıklarının sürdüğü ve mükemmel bir komünist örgütçü olan Leo Jogiches ile tanışır. (Leo Jogiches Polonya, Rusya ve Almanya komünist ha­reketinin gelişmesine aktif olarak katılan büyük bir enternasyonalisttir. O aynı zamanda 1918’in sonunda Almanya Komünist Partisi kurulduğunda da parti­nin temel örgütsel direğidir. O’nun katilleri de Alman emperyalistleri ve sosyal-emperyalistlerdir.) Rosa, Zürich’te yüksekokula kaydolur. Önce fen bilimleri, sonra politik ekonomi dersleri alır. Üniversite öğre­nimi döneminde, Polonya işçi hareketinin sorunla­rı üzerine çalışma yapar. Bu çalışmanın en önemli ürünlerinden birisi de “Polonya’nın Sınai Gelişimi” adlı yapıtıdır.

                                  1890’ların başında hem Polonya’nın işçi hareketi hem de sosyalist hareketinde canlanmalar ve geliş­meler ortaya çıkar. PSDP yeniden örgütlenir ve işçi hareketine yönelir. İşçi hareketi içinde güçlenmeye başlar. 1893’de Marksizm adına Polonya Sosyalist Partisi (PSP) kurulur. PSP, programının merkezine Polonya’nın bağımsızlığı hedefini koyar. Enternas­yonalizm yerine “ulusal sosyalizm” propagandasını yapar. PSDP Polonya işçi sınıfının zaferinin Rusya işçi sınıfı ile sıkı bir ittifakla gerçekleştirilebileceğini savunurken, PSP, milliyetçi “ulusal sosyalizm” prog­ramına uygun olarak, Rusya işçi sınıfının devrimci gücünün olmadığı gibi yalanları yayarak Polonya burjuvazisinin ve küçük burjuvazinin çıkarlarına uygun bir siyaset savunur. PSP’ye göre Polonya işçi­lerinin sosyalizm için mücadeleden önce Polonya’nın bağımsızlığı için mücadele vermeleri gereklidir. Bu nedenle sosyalizm mücadelesi bir kenara bırakıl­malı, Polonya devletinin kurulması için mücadeleye yoğunlaşılmalıdır. PSP’nin bu milliyetçi politikası, onun, 1906’da Almanya ve Avusturya-Macaristan imparatorlukları tarafından kullanılmasına ve daha sonra 1926-1939 yıllarında bu partinin lideri olan Pil­sudski önderliğinde faşist bir rejimin savunucusu ve uygulayıcısı olmasına yol açar.

                                  Sosyalist maskeli Polonya milliyetçiliğine karşı et­kili bir mücadele yürütmek amacıyla Rosa, arkadaşı Leo Jogiches ve Marklewski-Karski gibi marksist­lerle, proleter enternasyonalizmi temel alan “Sprawa Rabotnicza” (İşçi Davası) adlı bir gazete çıkartmaya başlarlar ve gazeteyi gizlice Polonya’ya sokarlar.

                                  Marksist hareketin çok güçlü olduğu Almanya’ya geçmek ve Polonya’lı işçiler arasında doğrudan ça­lışmak amacıyla bir Alman ile sahte evlilik yapar ve 1898’de Berlin’e yerleşir. Almanya’da Almanya Sosyal Demokrat Partisi’nin (ASDP) faaliyetlerine hemen aktif olarak katılır. Aynı yıllarda ASDP içerisinde sosyalizmin temelleri üzerine yoğun bir tartışma açı­lır. Bu tartışmaya, o zamana kadar Ortodoks mark­sist olarak bilinen Eduard Bernstein’in 1897/98 yılları arasında ASDP’nin yayın organı “Neue Zeit”ta (Yeni Zaman) yayınlanan “Sosyalizmin Problemleri” baş­lıklı yazısı yolaçar. Bernstein, yazısında Marksizm’in kimi temel ilkelerinin revizyondan geçirilmesini ve yenileri ile değiştirilmesini talep eder. Partinin açık reformist kanadı Bernstein’in bu talebini destekler­ken, Kautsky gibi merkezciler önce sessiz kalırlar, ama sol kanadın da tartışmaya girmesi ile tavır takın­mak zorunda kalırlar. Bernstein revizyonizmi, parti­nin önde gelen liderleri tarafından red ve mahkûm edilir. Rosa Luxemburg bu tartışmaya 1899’da yayın­lanan “Sosyal Reform Ya Da Devrim” yazısı ile katılır. Rosa’nın bu yazısı, esas olarak devrimci Marksizm’in parlak bir savunusu ve ASDP içinde gittikçe güçlenen revizyonizme ve reformizme karşı açık, etkin sava­şım çağrısıdır. Rosa bu yazısında revizyonist teoriyi “içimizde yeri olmayan bir bataklık teorisi” diye ni­telendirir.

                                  Aynı dönemde Fransız revizyonisti Millerand, re­vizyonizmi yalnızca teori olarak savunmakla kal­maz, pratiğe de geçirir. Millerand o dönem Fransız hükümetine “sosyalist” (!) bakan olarak katılır. Rosa, revizyonizmin bu türünü, savunulan teorinin doğal sonucu olarak değerlendirir ve “bakanlık sosyalizmi” diye adlandırılan bu tür sosyal ihanet teorisine ateş yağdırır. Hem II. Enternasyonal Kongrelerinde hem de ASDP Kongrelerinde revizyonizme ve reformizme karşı sert konuşmalar yapar.

                                  Rosa, 1900’lerin ilk yıllarında sosyal-demokrasinin etkisi altında bulunan sendikalarda gelişen memur­laşmaya, bürokratlaşmaya karşı mücadele verir ve sendikaların sosyal-demokrat partinin önderliği ve yığınların aktif eylemliliği ile sermayeye karşı gerçek bir sınıf mücadelesini örgütleyebileceğini savunur. Onun reformizme ve revizyonizme karşı kararlı ve keskin mücadelesi parti içindeki hem açık hem de gizli oportünistlerin hiddetini üzerine çeker.

                                  Devrimin bu ateşli savunucusu imparatorluğun bekçi köpeklerinin de dikkatinden kaçmaz. 1904’te imparatora “hakaret”ten 3 aylık hapis cezasına çarp­tırılır.

                                  Rosa, Rusya’da hızla gelişen marksist hareketi ve sorunlarını da yakından takip eder. Rusya Sosyal Demokrat İşçi Partisi’nin (RSDİP) II. Kongresi’nde gerçekte kâğıt üzerinde birleşik bir parti yaratılmış­tır ama, bu kongrede parti gerçekte çoğunluğu temsil eden devrimci marksist Bolşevikler ve azınlığı temsil eden oportünist kanat olan Menşevikler biçiminde bölünmüştür. Kongre sırasında ve sonrasında yo­ğun olarak tartışılan örgüt sorunları üzerine Lenin ünlü “Bir Adım İleri İki Adım Geri” adlı eserini ya­zar. Tartışmaya Rusça kaynakları ilk elden okuyarak katılmasına rağmen, Rosa hem Lenin’in görüşlerini yanlış bir biçimde değerlendirir ve hem de bö­lünmenin esas suçunu, aşırı merkezciliği sa­vunduklarını iddia ettiği Bolşeviklere yükler. Rosa’nın sonuç olarak ör­güt sorunların­da Bolşevikleri suçlaması ve bu anlamda Menşevikleri destek lemesi Lenin ve diğer önde gelen Bol­şevik önderlerin haklı bir kızgınlı­ğına yol açar.

                                  1905 ilk Rus devri­minin alevleri ateşlendi­ğinde, Rus devrimi, barışçıl ve parlamentarist çalışma ile uyuşturulmuş Batı Avrupa sosyal-demokrat hareketi ve işçi hareketi üzerinde mu­azzam bir etki yapar. Rosa, Rusya devrimine 1906 yılında gizlice Varşova’ya geçerek katılır. Burada tutuklanır, hapse atılır. Almanya Sosyal Demokrasi­sinin baskısı ile serbest bırakılır. Önce Finlandiya’ya geçer. Burada, aynı tarihlerde bu ülkeye kaçmak zo­runda kalan Lenin ile görüşür.

                                  Almanya’ya geri döner dönmez birinci Rus devri­minin ve özellikle kitle grevlerinin uluslararası öne­mini propaganda eder. Alman işçi sınıfının, iktisadi olarak çok daha geri şartlarda savaşmak zorunda ka­lan Rusya işçilerinin devrimci deneylerinden öğren­mesi gerektiğini özellikle vurgular. İşçi sınıfının dev­rimci ayaklanmasının önkoşulu ve çıkış noktası olan bir genel grevin propagandasına sendika bürokratları şiddetle karşı çıkarlar. Rosa’nın genel grev savunusu “genel saçmalık” diye geri çevirirler. Merkezcilerin uzlaşıcı tavırları nedeniyle genel grev ASDP’nin 1905 Jena Kongresi’nde ve 1906 Mannheim Kongresi’nde ancak seçme hakkına bir saldırı gelirse başvurula­bilecek bir araç olarak, yani yalnızca bir savunma aracı olarak kabul edilir. Ayrıca Alman sendikaları­nın Köln Kongresi’nde gerçekte genel grevi reddeden kararı ile parti kongrelerinin aynı yöndeki kararları­nın birbiriyle çelişmediği yönünde karar alınır. ASDP Kongrelerinde bu tür oportünist kararlar alınma­sında belirleyici olan mer­kezciler ve giderek mer­kezcilere kayan Bebel olmuştur.

                                  Rosa, RSDİP’nin 1907’de yapılan 5. Kongresi’ne Polonyalı sos­yalistlerin dele­ge olarak katıl­masını sağlar ve kendisi de bu kongrede esas olarak Bol­şevikleri destek­ler.

                                  ASDP’nin kur­duğu Parti Okulu’na 1907’de Politik Ekonomi doçenti olarak tayin edilir. Önce kuşkuyla baktığı bu yeni çalışma ona büyük bir zevk verir. Partinin geleceğini oluşturan gençliğe burada devrimci Marksizm’i öğretmesi onun için marksist bir yatırımdır. Bu okuldan birçok devrimci militan Rosa’nın aktif çabaları ile yetişerek sınıf mücadelesi­ne hazırlanırlar. Örneğin İkinci Dünya Savaşı sonra­sında kurulan Demokratik Alman Cumhuriyeti’nin ilk devlet başkanı Wilhelm Pieck bu okulun öğren­cilerindendir. Rosa bu dönemde “Ekonomiye Giriş”, “Sermaye Birikimi” gibi önemli yazılarını yazar. Özellikle “Sermaye Birikimi” adlı eseri ile ASDP içe­risinde Hilferding’den sonra emperyalizm sorunu ile teorik olarak ciddi biçimde uğraşan ender kişilerden biridir Rosa.

                                  1910 Mart’ından itibaren Almanya’da seçim sis­temi üzerine yoğun bir tartışma başlar. Hükümet, Prusya eyaletinde geçerli olan üç sınıflı seçim siste­mini tüm Almanya’da geçerli seçim sistemi hâline getirmek amacıyla girişimlerde bulunur. Amaçlanan sosyal-demokrat ha­reketin gelişmesini ve güçlenmesini durdur­maktır. Bunun üzeri­ne Almanya’nın tüm önemli bölgelerinde yığınlar eyleme ge­çer. Büyük mitingler, gösteriler düzenlenir. Almanya işçi sınıfı, burjuvazinin saldırısı­na devrimci bir tarzda yanıt vermeye hazır­dır. Ama parti yöne­timi yığın eyleminin başına geçeceğine, bu harekete açık bir yö­nelim ve devrimci bir hedef göstereceğine, engellemeye çalışır. Harekete ge­çen işçi yığınları yerine, ASP yönetimi burjuvazinin liberal geçinen partilerine işbirliği çağrısı yapar. İşçi yığınları, 17 Şubat 1910’da Frankfurt’ta düzenlenen gösteri yürüyüşünde olduğu gibi polisle çatışmaya girerler ve bu çatışmada 100’ün üzerinde yaralı ve­rirler. Partinin oportünist yönetimi çareyi burjuva­ziye sığınmakta bulur. Rosa parti yönetiminin yığın eylemleri karşısındaki pasifliğini, çareyi parlamenter oyunlarda aramasına karşı makaleler yazarak tavır takınır. Partinin önde gelen gazeteleri olan Vorwärts (İleri) ve Neue Zeit’ta (Yeni Zaman) Rosa’nın yazıla­rının basılması reddedilir. Rosa’nın görüşlerine an­cak birkaç yerel gazete kapısını açarlar. “Şimdi Ne Olacak?” başlıklı bir makalesinde olduğu gibi Rosa, daha kararlı ve daha güçlü eylemlere geçilmesi ve genel grev örgütlendirilmesi çağrısı yapar. Partinin merkezci kanadının önderi Kautsky, Rosa’nın görüş­lerine karşı reformist “yavaşlama stratejisini” (Ermat­tungsstrategie) savunur.

                                  1911 ve 1913’te toplanan ASDP Kongreleri üst üste sermayenin ve hükümetin saldırılarına karşı genel grev taktiğini reddeder. Kautsky’nin, daha savaş baş­lamadan iyice oportünizm batağına saplandığını tes­pit eden Rosa, onunla tüm kişisel ilişkilerini keser.

                                  Rusya Bolşevikleri 1912’de Prag’da yapılan 6. Par­ti Konferansı’nda Menşevikleri ve tasfiyecileri par­tiden attıklarını ilan ederler. Bu kesinlikle doğru ve gerekli adım Rosa Luxemburg tarafından reddedilir. Rosa, Bolşeviklerin bu önlemini “fraksiyonculuk” diye adlandırır ve Enternasyonal Sosyalist Büro’ya RSDİP’nin yeniden birleştirilmesi yönünde müdahale etmesi amacıyla bir karar tasarısı sunar.

                                  Emperyalist savaş yaklaştıkça ve dünya savaşının çan sesleri daha yüksek olarak duyulmaya başladıkça militarizme karşı mücadele önemli bir yer tutar. Rosa yazdığı makalelerde emperyalist militarizmi ve onun en berbat biçimlerinden birisi olan Prusya militariz­mine karşı militan bir savaş açar. Rosa, emperyalist militarizmin karşısına, burjuva ordunun dağıtılması ve halkın milis örgütlenmesine geçilmesi taleplerini çıkartır.

                                  Rosa’nın parti içerisinde sesinin boğulması ama­cıyla, parti yönetimi onu, Leipziger Zeitung gazetesi editörlüğünden uzaklaştırır. Rosa’ya karşı uygulanan bu bürokratik önlem karşısında Mehring ve Marc­hewski de gazetenin editörlüğünden ayrılırlar.

                                  Rosa’nın Frankfurt’ta düzenlenen bir toplantıda, “Bizim Fransız ya da diğer yabancı kardeşlerimize karşı kullanılacak ölüm silahlarını kullanacağımı­zı sanıyorlarsa, yanılıyorlar. Biz diyoruz ki: Hayır, böyle bir şeyi yapmayacağız” demesi üzerine savcılık tarafından dava açılır ve Rosa bu davada 1 yıl hapse mahkûm olur ama hemen tutuklanmaz.

                                  4 Ağustos 1914’de sosyal-demokrat parlamento fraksiyonu hükümetin savaş kredilerini toptan onay­lar. Bu sosyal-demokrasinin sosyal şovenizmin kam­pına kesin ve mutlak geçişinin bir göstergesi olur. 14 Ekim 1914’deki ikinci savaş kredisi bütçesine yalnız­ca Karl Liebknecht karşı oy kullanır. Bu küçük ama pratik önemi açısından muazzam bir tavırdır. Bu ta­rihten itibaren sollar iyice birbirine yaklaşmaya ve bir grup kurmaya başlarlar. Rosa, Mehring, Liebknecht tarafından “Enternasyonal” adında bağımsız bir ga­zete çıkartılmaya başlanır.

                                  1915 Nisan’ında “Enternasyonal” kapatılır ve Rosa aniden tutuklanır. Berlin Hapishanesi’ne sevk edilir. Hapishanede “Junius-Broşürü” adıyla yayınlanan, Alman sosyal demokrasisi ile hesaplaşmasını yaptığı yazıyı kaleme alır. Bu yazı, Almanya’da, savaşa karşı yazılmış devrimci açıdan en önemli belge olarak ta­rihe geçer.

                                  1916 Şubat’ında Rosa hapisten çıkar. Aynı yıl Jena’da illegal bir gençlik konferansı örgütler. Burada “Spartaküs Birliği” kurulur. Liebknecht kitle ajitasyo­nuna geçilmesini talep eder. 1 Mayıs 1916’da Liebk­necht Berlin’in Potsdamm Meydanı’nda gür sesiyle “Kahrolsun Savaş! Kahrolsun Hükümet!” sloganları ile meydanı çınlatır. Polis zorla Liebknecht’i kitlenin arasından çekip alır ve tutuklar.

                                  10 Temmuz 1916’da Şubat Devrimi Almanya’daki kitle hareketine büyük bir atılım verir. Almanya’da iş­çiler yığın hâlinde greve çıkarlar. Nisan 1917’de grev­cilerin sayısı 300 bini aşar. Rusya’daki Büyük Ekim Devrimi’nin tüm dünyada olduğu gibi Almanya’daki etkisi de büyük olur. Artık emperyalist savaştan kesin olarak devrimci tarzda çıkmanın yolu pratik olarak gösterilmiştir: Proletaryanın kendi iktidarını kurma­sı, Sovyet iktidarını gerçekleştirmesi.

                                  Almanya’da savaş aleyhtarı gelişen mücadelenin doruk noktası 1918 Kasım Devrimi olur. 3-4 Kasım 1918’de ayaklanan Kiel’li denizciler devrimin ateşini tutuştururlar. 9 Kasım’da iktidar Berlin’de pratik ola­rak işçi ve asker konseylerinin eline geçer. Kral kurtu­luşu Almanya’dan kaçmakta bulur. Rosa’nın ve Karl Liebknecht’in serbest bırakılmaları ile güçleri artan Spartaküs Birliği işçi ve asker yığınlarının eylemle­rini örgütlemeye girişir. Sosyal-demokrat hainlerin burjuva cumhuriyeti sloganına karşı Spartaküsçüler “Sosyalist Konsey Cumhuriyeti” sloganını öne sürer­ler. 18 Kasım 1918’de Spartaküs Birliği “Kızıl Bayrak” gazetesinin ilk sayısını yayınlar. Yığınlar içerisinde Rosa ve Karl önderliğindeki komünist hareketin etki­si günden güne artsa da hâlen sosyal-demokrat hain­lerin etkisi ile karşılaştırıldığında çok geridir. Üstelik yığınlara bağımsız bir önderlik gösterecek Komünist Partisi hâlen kurulmamıştır. İşçi ve asker yığınları­nın bilinç ve örgütlenme derecelerinin yetersizliği nedeniyle İşçi ve Asker Konseyleri Merkez Kurulu iktidarı sosyal-demokrasiye terk eder, onlar da bur­juvaziye. Kasım’ın son haftasında Almanya Komü­nist Partisi’ni kurmak amacıyla Almanya’nın birçok önemli bölgelerinden delegeler Berlin’de bir araya ge­lirler ve 31 Kasım 1918’de –geç de olsa– Almanya Ko­münist Partisi kurulur. Partinin programının ve bir­çok temel belgelerinin gerçek mimarı Rosa’dır. Ocak 1919’da Spartaküs ayaklanması diye bilinen ayak­lanma karşı-devrimin birleşik güçleri –Alman mili­tarizmi ve sosyal-demokratlar– aracılığıyla Berlin’de ezilir. Güçlerini toparlayan karşı-devrim komünist katliamına girişir.

                                  15 Ocak 1919’da Rosa ve Karl karşı-devrimin azı­lı militarist güçleri “Freikorps” (Birinci Emperyalist Savaştan sonra Weimar Cumhuriyeti’ne çalışan dü­zensiz silahlı birlikler) tarafından tutuklanır. Ve sos­yal-demokrat kanlı köpek İçişleri Bakanı Noske’nin onayı ile aynı günün akşamı başları dipçikle ezilerek katledilirler.

                                  Rosa Luxemburg’a, Moabit hapishanesine götürüle­ceği söylenir. Bu yalanın amacı onu Eden otelinin dı­şına çıkarmaktır. Rosa yol boyunca dipçik darbeleri altında çiğnenir ve bir süre sonra bilincini kaybeder. İnfazı gerçekleştirmekte sabırsız bir denizci teğmeni tarafından vurulan Rosa, Landwehr kanalına atılır. Rosa’nın cesedi ancak 31 Mayıs 1919’da Freiarchenb­rücke Köprüsü’nün (Freiarchenbrücke Köprüsü daha sonra Rosa Luxemburg Köprüsü adını aldı) savağın­da bulunur. Yakınları Rosa’yı üzerindeki elbiselerden ve boynuna asılı bir madalyon sayesinde tanır.

                                  Onları yok ederek komünizmi yok edeceklerini sananlara karşı en iyi yanıtı, katledilmesi öncesinde yazdığı en son yazısında Rosa Luxemburg vermiştir.

                                  “VARDIK, VARIZ, VAROLACAĞIZ!”

                                  “O zamanlar [Ocak 1919’da] Karl Liebknecht ile Rosa Luxemburg’un konuşma yaptıkları bir KPD toplantısına katılmıştım. İkisinin devrimin önder­leri oldukları kanaatine varmış ve onları öldürtmeyi kararlaştırmıştım. Emrim üzerine ikisi de yakalandı. Hukuk normlarına aykırı davranılması konusunda karar verilmesi gerekiyordu… İkisinin yok edilmesi kararını kolay vermedim … Hâlen bu kararımın ah­laki – teolojik açıdan savunulabilir olduğu inancın­dayım.” Yüzbaşı Waldemar Pabst, 1962 (“Rosa Lu­xemburg ya da: Özgürlüğün bedeli”, Rosa Luxemburg Vakfı, s.8, Karl Dietz Verlag, 2008 Berlin, Türkçeye çeviren Murat Çakır)

                                  Pabst, Waldemar (1880–1970) – Kurmay Subay ve Piyade Tümen Komutanı; 15 Ocak 1919’da Rosa Lu­xemburg ve Karl Liebknecht’in öldürülmesi emrini verdi.

                                  KARL LİEBKNECHT

                                  13 Ağustos 1871’de, Komün günlerinde, Leipzig’de doğar, 15 Ocak 1919’da Berlin’de katledilir.

                                  Liebknecht, Alman sosyalist hareketinin önde ge­len temsilcilerinden ve Karl Marx’ın yakın dostu Wilhelm Liebknecht’in oğludur. Gençliğinde doğay­la, şiirle, güzel sanatlarla ve müzikle ilgilenir. Leipzig ve Berlin Üniversitelerinde hukuk ve politik iktisat öğrenimi görür, hukuk doktoru olur. 1893-1894 yıl­larında Potsdam’da‚ İmparatorluk Öncü Muhafızları Birliği’nde askerliğini yapar.

                                  1894’ten 1898’e kadar Arnsberg ve Paderborn’da stajyerliğini tamamlar. 1897’de Würzburg Üniversitesi’nde doktorasını alır ve 1899’da kardeşi Theodor Liebknecht ile beraber bir hukuk ofisi aça­cağı Berlin’e taşınır. Liebknecht, 8 Mayıs 1900’de Julia Paradies ile evlenir. İki oğlu ve bir kızı olur. Liebknecht’in eşi 1911’de yaşamını yitirir.

                                  1898’de Berlin’de, SPD’ye (Almanya Sosyal De­mokrat Partisi) katılır. 1904’te Königsberg’deki bir mahkemede Çarlık Rusya’sına gizli olarak sosyalist propaganda malzemesi sokmaktan yargılanan Doğu Prusya köylülerinin savunmasını üstlenir. 1905 Rus Devrimi’nden sonra partinin 1905 Jena Kongresi’nde siyasi kitle grevinin işçi sınıfının en önemli mücadele aracı olduğunu savunur. Partinin çoğunluğu tarafın­dan benimsenmeyen bu görüş sonucu, parti bölünür.

                                  1907’de Stuttgart’ta Sosyalist Gençlik Enternasyonali‘nin kurucuları arasında yer alır. 1910’a kadar Sosyalist Gençlik Enternasyonali‘nin başkanlığını yapar. 1907’de, “Militarizm ve Anti­militarizm” adlı kitabını yayınlar. Emperyalizmin belirleyici özelliklerinden biri olarak tanımladığı militarizmin yapısını inceler ve anti militarist propa­gandanın önemine dikkat çeker. Aynı yılın sonunda bu kitap nedeniyle yargılanarak 18 ay hapis cezasına mahkûm olur.

                                  1912’de Reichstag’a (İmparatorluk Meclisi) millet­vekili seçilir. Halkı yaklaşan savaş tehlikesine karşı sürekli uyararak silah sanayicilerini eleştirir. Liebk­nect, Birinci Dünya Savaşı’nın başladığı günlerde, Alman militarizminin savaş ödenekleri için yapılan ilk oylamada, parti disiplini gereği olumlu oy kul­lanmak zorunda kalır. 2 Aralık 1914’teki oylamada II. Wilhelm’in savaş bütçesi için yapılan oylamada, Reichstag’da 110 milletvekiliyle temsil edilmekte olan SPD içinde bütçeye olumsuz oy veren tek mil­letvekilidir.

                                  1 Ocak 1916’da Liebknecht’in bürosundaki toplan­tıda parti içindeki bağımsız sol grubun oluşumu ilan edilir. 1 Mayıs 1916’da yapılan Spartaküs Birliği’nin mitinginde, Liebknecht kürsüdedir. Kürsüde konuş­ma yaptığı sırada, tutuklanır ve iki buçuk yıl hapse mahkûm edilir. Dokunulmazlığının kaldırılması ka­rarına oy vermekte en istekli olanlar da SDP üyeleri­dir. Tutukluluğun üzerinden bir yıl geçmeden, ayak­lanma günleri geldiğinde afla bırakılır.

                                  Berlin’de 9 Kasım 1918’de Genel Greve gidilir. Bu dönemde iktidar fiilen sol güçlerin elindedir. SDP lideri Scheidemann’ın parlamento önünde demokra­tik cumhuriyetin kurulduğunu ilan ettiği saatlerde, Liebknecht de kraliyet balkonundan binlerce işçi ve askere, Alman Sosyalist Cumhuriyeti kurulmuştur diye haykırır. Alman Komünist Partisi’nin kuruluşu­nu ve yetersiz örgütlenmiş ayaklanmaları da barındı­ran üç-dört ay boyunca hedef tahtasında yine Rosa ve Liebknecht vardır.

                                  Sosyal Demokratların sağcı askerlerden derlediği Freikorps (Birinci Emperyalist Savaştan sonra Wei­mar Cumhuriyeti’ne çalışan düzensiz silahlı birlikler) birlikleri her tarafta onları aramaktadır. Freikorps birlikleri, Mannheimer Strasse, 43 numarada çok önemli isimlere ulaşır. Marcusson ailesine ait evde yakalanan isimler Wilhelm Pieck, Karl Liebknecht ve Rosa Luxemburg’tur. Bu üç isim vakit geçirmek­sizin Muhafız Süvari Tümeni’ne ait komuta merkezi­ne, Eden’e götürülür. Wilhelm Pieck bir yolunu bulup Eden’den kaçmayı başarır. Karl ve Rosa için ise gün boyu sürecek amansız bir işkence faslı başlar.

                                  Weimar Cumhuriyeti’nin Savunma Bakanı Gustav Noske’den istenen infaz talimatı alınır. Karl Liebk­necht, ağır işkencelerden sonra Berlin’de Tiergarten isimli bir parka götürülerek, bir göl kenarında kafa­sına sıkılan tek kurşunla öldürülür. Liebknecht, daha sonra “kimliği bilinmeyen ölü” sıfatıyla kent morgu­na bırakılır. Liebknecht’in naaşı, tam 10 gün sonra (25 Ocak 1919) sokak savaşlarında öldürülen 31 yol­daşının yanına gömülür.

                                  13 Ekim 2018

                                  Yeni Dünya İçin Çağrı, Sayı 193, (Kasım, Aralık 2018, Ocak 2019)

                                   

                                  İlgili

                                  Önceki yazı

                                  103. Yılında Spartaküs ayaklanması

                                  Sonraki Gönderi

                                  Metal işçileri mücadeleyi ellerine almalı!

                                  İlgiliGönderiler

                                  Kahrolsun emperyalist saldırganlık! Kahrolsun haksız gerici savaşlar!
                                  Kadın

                                  Kahrolsun emperyalist saldırganlık! Kahrolsun haksız gerici savaşlar!

                                  6 Mart 2026
                                  8 Mart 2026’da: Barbarlık yerine sosyalizm!
                                  Kadın

                                  8 Mart 2026’da: Barbarlık yerine sosyalizm!

                                  6 Mart 2026
                                  İran’a yönelik emperyalist korsanlık saldırısını kınıyoruz!  
                                  Dünya

                                  İran’a yönelik emperyalist korsanlık saldırısını kınıyoruz!  

                                  1 Mart 2026
                                  “NATO ve Emperyalist Savaş Karşıtı Birlik” kuruldu
                                  Güncel

                                  “NATO ve Emperyalist Savaş Karşıtı Birlik” kuruldu

                                  28 Şubat 2026
                                  Ortadoğu’da emperyalist savaşa hayır!
                                  Dünya

                                  Ortadoğu’da emperyalist savaşa hayır!

                                  28 Şubat 2026
                                  YDİ ÇAĞRI
                                  İşçi Dünyası

                                  Şubat sayımız, sayı 77 çıktı!

                                  25 Şubat 2026
                                  Sonraki Gönderi
                                  Metal işçileri mücadeleyi ellerine almalı!

                                  Metal işçileri mücadeleyi ellerine almalı!

                                  Son Haberler

                                  Kahrolsun emperyalist saldırganlık! Kahrolsun haksız gerici savaşlar!

                                  Kahrolsun emperyalist saldırganlık! Kahrolsun haksız gerici savaşlar!

                                  6 Mart 2026
                                  8 Mart 2026’da: Barbarlık yerine sosyalizm!

                                  8 Mart 2026’da: Barbarlık yerine sosyalizm!

                                  6 Mart 2026
                                  İran’a yönelik emperyalist korsanlık saldırısını kınıyoruz!  

                                  İran’a yönelik emperyalist korsanlık saldırısını kınıyoruz!  

                                  1 Mart 2026
                                  “NATO ve Emperyalist Savaş Karşıtı Birlik” kuruldu

                                  “NATO ve Emperyalist Savaş Karşıtı Birlik” kuruldu

                                  28 Şubat 2026
                                  Ortadoğu’da emperyalist savaşa hayır!

                                  Ortadoğu’da emperyalist savaşa hayır!

                                  28 Şubat 2026
                                  YDİ ÇAĞRI

                                  Şubat sayımız, sayı 77 çıktı!

                                  25 Şubat 2026
                                  8 Mart: Görülmezden gelinen emekten devrimci kopuşa!

                                  8 Mart: Görülmezden gelinen emekten devrimci kopuşa!

                                  24 Şubat 2026
                                  İran’a yönelik emperyalist saldırıya hayır!

                                  İran’a yönelik emperyalist saldırıya hayır!

                                  23 Şubat 2026
                                  Emperyalist dünya sistemi içinde Türkiye‘nin konumu -IV-

                                  Emperyalist dünya sistemi içinde Türkiye‘nin konumu -IV-

                                  20 Şubat 2026

                                  Şubat 2026

                                  20 Şubat 2026
                                  • YDİ Çağrı / Tüm Sayılar
                                  • Youtube Kanalı
                                  • İletişim
                                  Tel: +0507 037 75 27

                                  © 2023 Yeni Dünya İçin Çağrı

                                  Sonuç yok
                                  Tüm Sonucu Görüntüle
                                  • YDİ ÇAĞRI
                                  • Güncel
                                  • İşçi Dünyası
                                  • Kadın
                                  • Gençlik
                                  • Kürdistan
                                  • Çevre
                                  • Dünya
                                    • Avrupa
                                    • Amerika
                                    • Ortadoğu
                                    • Afrika
                                    • Asya
                                    • Pasifik
                                  • Makaleler
                                  • Yayınlar
                                    • Son Sayı
                                    • YDİ Çağrı / Tüm Sayılar
                                    • Yeni İşçi Dünyası
                                    • Yeni Kadın Dünyası
                                      • Dört Duvar
                                    • Yeni Dünya Gençliği
                                    • Bildiriler
                                    • Broşürler
                                    • Yeni Dünya İçin
                                  • Youtube TV
                                  • Tüm Yazılar
                                  • İletişim
                                    • Hakkımızda
                                  • tr TR
                                    • tr TR
                                    • en EN
                                    • de DE
                                    • fr FR
                                    • es ES
                                    • ar AR
                                    • ku KU

                                  © 2023 Yeni Dünya İçin Çağrı

                                  Yeni Dünya İçin ÇAĞRI Size en son haberler ve güncellemeler için bildirimler göstermek istiyoruz.
                                  Reddet
                                  Bildirimlere İzin Ver