“Diriliş Postası” isimli yandaş/yalaka gazete 15 Eylül 2025 tarihli nüshasında Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nde (NGS) ile ilgili ibretlik bir haber yayınladı. Gazetenin “Akkuyu’da son viraj” manşetiyle verdiği haberin spotları şöyle:
“Türkiye’nin elektrik ihtiyacını tek başına karşılayacak olan Mersin’de yapımı süren Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nde (NGS) devreye alma sürecine başlanan birinci ünitede yakın zamanda işletmeye alma aşamasına geçilecek…”
“TEK BAŞINA YÜZDE 10’LUK KATKI
Devreye alma çalışmaları santralin faaliyete hazır olduğunu gösterecek. Toplam 4 reaktörden oluşacak Akkuyu NGS’nin ilk ünitesinin devreye girmesinin ardından diğer ünitelerin de birer yıl arayla hizmete alınması öngörülüyor. Akkuyu, tam kapasite devreye girdiğinde Türkiye’nin elektrik talebinin yüzde 10’unu tek başına karşılayacak.” (15.09.2025)
Aynı sayfada birbirini ret eden iki yorum! Manşetin altındaki spotta “Türkiye’nin elektrik ihtiyacını tek başına karşılayacak olan nükleer santral” diğer spotta “Türkiye’nin elektrik talebinin yüzde 10’unu tek başına karşılayacak.” oluyor!
Yandaş medyada buna benzer haberler fazlasıyla var. Her şeyleri yalan ve kitleleri aldatma üzerine kurulu bunların! Haberin dikkatimizi çekmesinin nedeni Mersin/Akkuyu Nükleer santralde neler oluyor sorusunu gündeme getirdiği içindir.
Görünen, bilindik yalanların yinelendiği, halkın kandırılmaya devam edildiğidir…
Maliyet konusunda halkı kandırıyorlar!
Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Rusya Federasyonu Hükümeti arasında Akkuyu Nükleer Santraline ilişkin imzalanan anlaşmanın metni 2010/918 Karar sayısıyla Resmî Gazetede yayınlandı. Anlaşmada “Türk Tarafına mali yük getirilmeden…” (Madde 3) denmektedir.
İnşaat maliyetinin 20 milyar dolardan 25 milyara ulaştığı medyaya yansımıştır. Bu maliyetin daha da artacağı beklenmektedir.
Maliyetin ne kadarından Türkiye’nin sorumlu olduğu ise “cebimizden para çıkmıyor!” retoriği ile geçiştirilmektedir. (Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan “Akkuyu Nükleer Güç Santrali için cebimizden para çıkmıyor!”, 09.04.2018 tarihli gazeteler.)
Oysa anlaşmaya göre; “1. Türk Tarafı, sahayı mevcut lisansı ve mevcut altyapısı ile birlikte bedelsiz olarak, NGS’nin söküm sürecinin sonuna kadar Proje Şirketi’ne tahsis eder. Santralin kurulacağı ve Türk devletine ait ilave arazi de Proje Şirketi’ne bedelsiz olarak tahsis edilir.” denilmektedir (Anlaşmanın 7. maddesi) Sadece 1000 hektar (10 milyon metrekare) –kısmen ormanlık– alan santral için tahsis edilmiştir. Bu, “cepten çıkma” olarak görülmemektedir!
Döviz kurları, inşaat maliyetlerindeki artış, gecikmeler, ek önlemler gibi faktörler maliyetleri etkiledikçe, başlangıçtaki rakamlarla güncel rakamlar arasında farklar büyüdükçe büyümektedir. Bu harcamalar da halklarımızın vergileriyle ödenmektedir ve ama altyapı, lisans, çevre etki değerlendirmesi, eğitim vb. konularında açıklanmış/belgelenmiş bir rakam yoktur!
Halka pahalı elektrik satacaklar!
Anlaşmanın 10. maddesinde 5. alt başlıkta; “5. TETAŞ, Proje Şirketi’nden, ESA’da belirtildiği şekilde, NGS’de üretilmesi planlanan elektriğin –Ünite 1 ve Ünite 2 için % 70’ine (yüzde yetmiş) ve Ünite 3 ve Ünite 4 için % 30’una (yüzde otuz)– tekabül eden sabit miktarlarını her bir güç ünitesinin ticari işletmeye alınma tarihinden itibaren 15 (on beş) yıl boyunca 12.35 (on iki nokta otuz beş) Amerika Birleşik Devletleri (ABD) senti/kWh ağırlıklı ortalama fiyattan (Katma Değer Vergisi dâhil değildir) satın almayı garanti eder.” denilmektedir.
Bu elektrik pahalıdır. Alternatifler arasında olan, örneğin güneş enerjisinden elde edilen elektriğin maliyeti daha düşüktür, eğer gerçekten halkın ucuz elektriğe ulaşması istense, güneş enerjisi ile üretilen elektrik neredeyse yarı fiyatına halka ulaştırılabilir!
Aşağıda yayınladığımız karşılaştırmalı tablo, gerçek durumu açıkça ortaya koymaktadır.
| Güneş Enerjisi ve Nükleer Enerji: Elektrik Üretim Maliyeti Karşılaştırması (2025) | ||
| Kriter | Güneş Enerjisi | Nükleer Enerji |
| kWh başına maliyet) | 0,02 – 0,06 $/kWh | 0,09 – 0,13 $/kWh |
| Kurulum maliyeti | 800 – 1.200 $/kW (düşük) | 6.000 – 12.000 $/kW (çok yüksek) |
| İşletme ve bakım | Çok düşük (neredeyse sıfır) | Yüksek (reaktör güvenliği, personel, atık vs.) |
(enerjisage.com ve wikipedia)
- Fotovoltaik açık hava tesisleri: 4.1 – 6,9 sent/kWh
- Karada rüzgâr enerjisi: 4.3 – 9.2 sent/kWh
- Linyit enerji santralleri: 15.1 – 25.7 sent/kwh
- Motor kömür santralleri: 17.3 – 29.3 sent/kWh
- Gaz santralleri (GUD): 10.9 – 18.1 sent/kwh
- Nükleer santraller (yeni bina): 13.6 ila 49.0 sent/kWh
(https://xpert.digital/tr/elektrik-kontrol-maliyetleri-ve-nukleer-enerji/)
Zamanlama konusunda da yalan söylüyorlar!
2010 yılında Türkiye Cumhuriyeti ile Rusya Federasyonu arasında imzalanan nükleer santral yapım antlaşması yapıldı. Gecikmeli olarak 14 Nisan 2015’te tesisteki deniz yapıları ve limanın temeli atıldı.
Anlaşmanın 6. maddesinde; “1. Rus Tarafı, Proje Şirketi’nin, işbu Anlaşma’nın yürürlüğe giriş tarihinden itibaren bir yıl içinde, NGS inşasının başlaması için gerekli tüm belgeler, izinler, lisanslar, rızalar ve onayları almak için gerektiği şekilde başvurmasını sağlar.” denilirken inşaat ancak 4 yıl gecikmeyle başlamıştır.
Aynı maddenin 2. bendinde; “2. Proje Şirketi, Rus Tarafı’nın tam desteği ile NGS inşasının başlaması için gerekli tüm belgeler, izinler, lisanslar, rızalar ve onayların verilmesinden itibaren yedi yıl içinde Ünite 1’i ticari işletmeye alır. Proje Şirketi, Rus Tarafı’nın tam desteği ile, Ünite 1’in ticari işletmeye başlanmasından itibaren, Ünite 2, Ünite 3 ve Ünite 4’ü art arda bir yıl aralıklarla ticari işletmeye alır. NGS ünitelerinin ticari işletmeye erken veya geç girişi durumunda, Taraflar’ın sorumlulukları ESA’ya göre belirlenir.” denilirken yazılan ile pratik arasındaki fark şimdilik 3 yıldır!
İlk ünitenin temeli 3 Nisan 2018’de atıldı. İlk ünitesinin Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. yılının kutlanacağı 2023’te devreye alınması hedefleniyordu, olmadı! Kalan 3 ünitenin de birer yıl arayla 2026 sonuna kadar faaliyete geçmesi planlanıyor. Onun da tutmayacağı şimdiden bellidir. Normalde 2025 yılında tüm ünitelerin işletmeye alınması gerekirken, 1. Ünite; “İnşallah 2025’te devreye girer!” modundalar! Görünen, o da tutmayacak!
Aman hiç tutmasın daha iyi! Doğaya, çevreye yıkıcı/kalıcı zararları olacak nükleer enerjiye halklarımızın ihtiyacı yok! Bizim isteğimiz dünyadaki tüm nükleer santrallerin devre dışı kalmasıdır.
Ama biliyoruz ki, sorunun esas yanı nükleer santrallerde enerji elde etmek olmadığı, buna sahip olanların hemen hemen hepsinin söylenmeyen atom silah gücüne sahip olma arzularıdır. Bunun da o kadar kolay bir iş olmadığını, emperyalist haydutların atom silahı alanındaki egemenlik dalaşından biliyoruz. Bu dalaş sürmektedir. İran’a yapılan saldırılarda bunun en açık örneklerinden biridir.
Günümüz teknolojisiyle insanlık henüz, atomdan çevreye ve insan yaşamına zarar vermeyen, temiz enerji sağlama durumunda değildir. Bu yüzden diyoruz ki;
Atom öldürür! Tüm atom santralleri hemen kapatılmalıdır!
16.09.2025


































































