Yazar: gelecek

  • Avusturya Viyana’da 1 Mayıs

    Avusturya Viyana’da 1 Mayıs

    İşçilerin ve emekçilerin enternasyonal mücadele günü 1 Mayıs, Viyana’da çeşitli eylemlerle kutlandı.

    Viyana’da sabahın erken saatlerinden itibaren çeşitli kollardan Avusturya Sosyal Demokrat Partisi ve sendikaların düzenlediği geleneksel “yıldız yürüyüşü” oldu.

    Bu yürüyüşte Viyana’nın çeşitli bölgesinden yürüyerek Viyana’nın 1. Bölgesinde bulunan belediye binasının önünde kitleler toplandılar. Burada Sosyal Demokrat Parti’nin genel başkanı ve Viyana belediye başkanı toplanan kitleye hitap ettiler.

    Kitlelere verdikleri içerik, biz siz işçi ve emekçi halk yığınların haklarını tırpanlayan, sizi açlığa mahkûm eden hükümet programını kabul edip ve uygulayacağımız, bu hükümet programına kızabilirsiniz ama isyan etmeyin, isyan etmeden önce alternatifin ne olduğunu düşünün, açlığa mahkûm eden, savaşı, silahlanmayı destekleyen bizim koalisyon hükümetimizi mi yoksa faşist Özgürlükçü Parti hükümeti mi? (Avusturya stratejik kurumunun araştırmalarına göre Avusturya’da 2024’de 360 binin üzerinde insan açlık sınırında yaşadı.)

    Sayın arsız, edepsiz emek düşmanları, siz ve sizin patronlarınız biliyorsunuz, açlığa mahkûm ettiğiniz ve faşizmle tehdit ettiğiniz halka hesap vereceksiniz.

    Bu eylemde Proleter Devrim dergisi taraftarları yoğun bir şekilde bildiri dağıttılar.

    Saat 11.00’de KPÖ (Avusturya ‘Komünist’ Partisi) revizyonistlerin düzenlediği 1 Mayıs eylemi başladı.

    Bu eyleme KPÖ dışında reformist sol gruplar da katıldılar, bu sınıf düşmanlarının, işçilere ve emekçilere verdikleri bilinç, son seçimlerde aldıkları ‘başarılar’ ve ‘radikal’ bir muhalefet için Sol Parti’nin acizliği idi.

    Bu yürüyüş de Viyana’nın 7. Bölgesindeki Yedi Yıldız Kafesinde sona erdi.

    Viyana’da yapılan 3. 1 Mayıs eylemi enternasyonal devrimci blok denilen eylemdi.

    Bu eyleme KKT’den ulusal hareket ve devrimci gruplar, Asya’dan, Güney Amerika’dan ve Avusturya’dan komünist ve devrimci gruplardan 3000 kişinin katılımı ile saat 12’de Opera’nın önündeki meydanda başladı.

    Bu seneki 1 Mayıs eyleminin içeriği Siyonist İsrail devletinin Filistin’deki katliamları, T.C. devletinin yaptığı tutuklamalar ve savaş karşıtlığıydı.

    KKT’den devrimci gruplar “Erdoğan rejimi”nin faşist metotlarını protesto eden konuşmalar yaptılar.

    Filistin’le Dayanışma Komitesi adına konuşan arkadaş, İsrail devletinin soykırım yaptığını ve Avusturya devleti de içinde olmak üzere tüm batılı emperyalistlerin İsrail devletini desteklediklerini, soykırımın parçası olduğunu belirtti.

    Bu temelde tüm halkları Filistin halkı ile dayanışma ve mücadeleye çağırdı.

    Tüm yürüyüş boyunca Almanca, Kürtçe, Türkçe, İtalyanca, İspanyolca ve Arapça çok dilli sloganlar eşliğinde yürüdüler. Eylem Votiv Parkı’nda konuşmalar ve müzik eşliğinde bitti.

    Bu eylemde Proleter Devrim dergisi taraftarları, çıkardıkları Proleter Devrim dergisinin 1 Mayıs 2025 özel sayısını, Türkçe, Farsça ve Almanca bildirilerini dağıttılar. Kitap, yayın organları stantlarını açtılar.

    Bıji yek Gulan!

    Yaşasın Devrimci 1 Mayıs!

    2 Mayıs 2025

    YDİ Çağrı Viyana okurları

    ******

    1 Mayıs 2025’de Linz şehrindeki sosyal demokrat ve revizyonist KPÖ-1 Mayıs yürüyüşlerine alternatif olarak yapılan devrimci 1 Mayıs yürüyüş ve kortejlerinde YDİ Çağrı ile Yeni İşçi Dünyasının 1 Mayıs bildirisi ve IA.RKP ile Proleter Devrim dergisinin Almanca Türkçe 1 Mayıs bildirileri dağıtıldı.

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

  • Mersin de 1 Mayıs

    Mersin de 1 Mayıs

    Mersin’de Emek ve Demokrasi Platformunun düzenlediği 1 Mayıs kutlaması, eski Tevfik Sırrı Gür Stadyumu alanında kitlenin 14.30 itibarı ile bir araya gelmesi ile başladı.

    Mitingde emek, özgürlük, adalet barış vurgusu yapıldı. Binlerce kişinin katıldığı mitingde kitle Cumhuriyet alanına doğru yürüyüşe geçti. Kitle  yol boyunca;. “Görünmeyen emek sesini yükselt!”, “İşçilerin birliği sermayeyi yenecek!”, “Sermayeye değil emekçiye bütçe!”, “Emekçiyiz, haklıyız, kazanacağız!”, “Nefrete inat yaşasın hayat!” sloganları attı.

    Yürüyüşün ardından alana DEM Parti’nin girdiği sırada bir grup ülkücü faşist bozkurt işaretleri yaparak, küfürlü sloganlar atarak DEM Partililere saldırdı.  Bunun üzerine DEM Parti grubun alandan çıkarılmasını istedi. Kitle arasında darp ve arbede yaşandı. Yaşanan olayın ardından ülkücü faşistler polis tarafından alandan çıkarıldı.

    Kitlenin Cumhuriyet alanına girmesinin ardından yapılan konuşmalarda, kayyım politikaları, siyasi tutsaklar, çocuk işçileri, Kürt sorunu, eğitimdeki gericilik, emek sömürüsü, ekonomik yoksulluk, kadın ve LGBTİ+ düşmanı politikalara değinildi.

    Emek ve Demokrasi Platformu adına konuşma yapan KESK Kadın Meclisi’nden Nermin Karasu, “Savaşlar, yoksulluk ve baskılar nedeniyle yaşadıkları yerleri terk ederek ülkemize sığınmak zorunda kalan mülteciler, çoğu zaman kayıt dışı ve güvencesiz koşullarda, çok düşük ücretlerle çalıştırılıyor” dedi. Emekçilerin yoksulluk kıskacında borç batağına sürüklendiğini belirten Karasu, işsizliğin sermaye tarafından emekçilere karşı bir silah gibi kullanıldığını dile getirdi.

    AKP’nin 2025 yılını ‘Aile yılı’ ilan etmesine de değinen Nermin Karasu, şunları söyledi:

    “Biz ekonomik krizi işçilere, emekçilere, kadınlara, gençlere, LGBTİ+lara fıtrat görenlere karşı haklarımızı dayanışmamızla savunmaya devam edeceğiz. Yaşamın her alanında eril alanları dönüştürmeye “Aile Yılı” ilan edilen 2025 yılının kadın yılı yapmaya eşitlik ve özgürlük mücadelesini yükseltmeye, dayanışma ile birbirimize yurt olmaya devam edeceğiz.”

    Miting alanında 1 Mayıs bildirimizi,  Yeni İşçi Dünyası nisan sayısını, Kürtçe Türkçe gazetemiz Komünist Mücadele ve YDİ Çağrı gazetelerimizin satışını yaptık.

    Miting, sanatçı Hüseyin Turan’ın seslendirdiği türküler eşliğinde çekilen halaylarla sona erdi.

    2 Mayıs 2025

    YDİ Çağrı/Mersin

  • İzmir’de 1 Mayıs

    İzmir’de 1 Mayıs

    İzmir’de 1 Mayıs on binlerce kişinin katılımıyla Gündoğdu Meydanı’nda kutlandı.

    Liman, Cumhuriyet Meydanı, Basmane’de toplanan sendikalar, siyasi partiler ilerici  devrimci gruplar Gündoğdu Meydanı’na yürüdü.

    Biz ve devrimci gruplar Basmane kolunda yürüdü.

    DİSK, KESK, TMMOB, TTB ve Baro’dan oluşan tertip komitesi, toplantılarda kurumların önerileriyle alınan kararlara uymadı.

    Mitingde İstiklal Marşı okundu.

    Programda yer almamasına rağmen birçok işçinin işten atılmasından sorumlu olan Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay ve milletvekiline söz verildi.

    Tertip Komitesinin bu keyfi tutumu, alınan ortak kararlara uymaması alanda tartışmalara neden oldu.

    İzmir’de 1 Mayıs sınıfsal özüne uygun kutlanmadı. Düzen partisi CHP’nin AKP ile iktidar mücadelesine kurban edildi.

    1 Mayıs’a bir gün kala, 1 Mayıs afişlerimizi miting alanında ve yürüyüş güzergahına yaptık. Güvenlik görevlilerinin müdahalesine, afişlerimizi sökmelerine, aramızda tartışma yaşanmasına rağmen afişlerimizi yaptık.

    Basmane kolunda ve miting alanında 1 Mayıs bildirimizi dağıttık.

    Bu yıl İzmir 1 Mayıs Platformu içinde yer almamız iyi oldu.

    Yaşasın kızıl 1 Mayıs!

    2 Mayıs 2025

    YDİ Çağrı okurları/İzmir

  • İstanbul’da Taksim ablukası!

    İstanbul’da Taksim ablukası!

    İstanbul’da 1 Mayıs adeta OHAL koşullarında karşılandı.

    Taksim Meydanını işçilere, emekçilere kapatan İstanbul Valiliği, 30 Nisan’da 1 Mayıs’ta uygulanacak ulaşım yasaklarını duyurdu.

    Çok sayıda cadde trafiğe kapatıldı. Deniz ulaşımına kısıtlama getirildi. Çok sayıda metrobüs ve metro istasyonları kullanıma kapatıldı.

    Beyoğlu, Şişli, Mecidiyeköy ve Çağlayan’da demir bariyerler ile meydanlar kapatıldı, araç trafiği durduruldu.

    1 Mayıs Taksim Platformu, 1 Mayıs günü saat 10.30’da Şişli Cami önüne toplanma çağrısı yaptı.

    Tüm yasaklama ve engelleme girişimlerine, tertip komitesinin tamamının gözaltına alınmasına rağmen Mecidiyeköy’ün sokakları eylem alanına döndü.

    Devrimci gruplar, sendikalar, gençlik örgütleri, üniversite dayanışmaları polisin engelleme girişimlerine rağmen Taksim’e yürümek için Mecidiyeköy’de toplandı. Çok sayıda grubu ablukaya alan polis yürümekte ısrar edenlere saldırdı, çok sayıda insanı gözaltına aldı.

    ÇHD İstanbul Şubesi kendilerine ulaşan gözaltı sayısının 400’ü geçtiğini duyururken, İçişleri Bakanı  407 kişinin gözaltına alındığını açıkladı.

    1 Mayıs öncesinde yapılan ev baskınlarında da 230 kişi gözaltına alınmıştı.

    Taksim Meydanının kapatılması, alınan olağanüstü önlemler, baskılar, gözaltılar, tutuklamalar; 1 Mayıs’ı Taksim’de kutlama iradesini engelleyemedi.

    AKP/MHP iktidarı işçilerin, emekçilerin Taksim Meydanını doldurmasından korkuyor.

    Korktukça baskıyı artırıyor.

    Korkunun ecele faydası yoktur!

    Taksim Meydanı yasağı mutlaka aşılacak!

    İşçiler, emekçiler kendi talepleri ile meydanı bir gün mutlaka dolduracaklar!

    1 Mayıs 2025

  • Kadıköy’de 1 Mayıs

    Kadıköy’de 1 Mayıs

    İstanbul Kadıköy’de yapılan 1 Mayıs mitingine yağmura rağmen binlerce kişi katıldı.

    Haydarpaşa ve Söğütlüçeşme kolunda toplanan sendikalar, siyasi partiler, ilerici devrimci kurumlar, dernekler kortejler oluşturarak rıhtıma yürüyüş gerçekleştirdi.

    Yeni Dünya İçin Çağrı çalışanları, okurları Söğütlüçeşme kolunda  “1 Mayıs kapitalizme karşı mücadele günüdür! Düzen partilerinin iktidar dalaşına ortak olmayalım! Bağımsız sınıf mücadelesi yürütelim!” pankartı ve korteji ile İşçi Emekçi Birliği  korteji içinde yürüyüşe katıldı.

    İşçi Emekçi Birliği’nin “Sömürü düzenine karşı genel grev genel direnişi örgütleyelim!” pankartı arkasında sırasıyla Söz ve Eylem, Kaldıraç Hareketi, Odak, Yeni Dünya İçin Çağrı, DKDER, Bolşevik Leninist, Köz, Partizan, SMF, BDSP kortejleri yer aldı.

    1 Mayıs miting programı saygı duruşu ile başladı. Ardından Ruhi Su Dostlar Korosu sahne aldı.

    DİSK, KESK, TMMOB ve TTB adına ortak açıklama okundu.

    CHP Genel Başkanı Özgür Özel, DEM Parti Eş Başkanı Tülay Hatimoğulları, HDK Eş Sözcüleri Meral Danış Beştaş ve Ali Kenanoğlu sahneye çağrıldı ve kitleyi selamladı.

    Ekrem İmamoğlu’nun, Selahattin Demirtaş ve Adnan Selçuk Mızraklı’nın mesajları okundu.

    Gençlik, işçiler, kadınlar LGBTİ+’lar, emekliler adına konuşmalar yapıldı.

    İstanbul Emek, Barış ve Demokrasi Güçleri adına ortak konuşma Türkçe ve Kürtçe okundu.

    Miting programı, Grup Munzur konserinin ardından sona erdi.

    Mitingden notlar:

    *Yürüyüş sağanak yağmur altında gerçekleşti. Buna rağmen yürüyüşe binlerce insan katıldı.

    *Kortejlerin ana pankartlarının kürsüden okunacağı belirtilmesine ve iletmemize rağmen, pankart şiarımız kürsüden okunmadı. Sadece pankartın imzası okundu.

    *Düzen partisi genel başkanı Özgür Özel’in kürsüye davet edilmesi, İmamoğlu’nun mesajının okunmasını 1 Mayıs’ın sınıfsal özüne uygun bulmuyoruz.

    * 1 Mayıs kapitalizme karşı mücadele günü olduğu gerçeğinden koparılmış, AKP ile CHP arasında yürüyen iktidar kavgasına kurban edilmiştir.

    *1 Mayıs’ı sınıfsal özüne uygun kutlamak sınıf bilinçli işçilerin ve devrimci grupların omuzlarındadır.

    1 Mayıs’ın sınıfsal özüne uygun kutlanması için üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirmeye çalışacağız.

    *Miting alanında 1 Mayıs bildirimiz dağıtıldı.

    1 Mayıs 2025

  • Haydi, 1 Mayıs’a!

    Haydi, 1 Mayıs’a!

    İşçi sınıfının uluslararası birlik, mücadele, dayanışma günü 1 Mayıs’a saatler kaldı.

    AKP/MHP iktidarını ve devleti 1 Mayıs korkusu sardı.

    29 ve 30 Nisan’da çeşitli illerde yapılan ev baskınlarında ilerici devrimci kurumlardan onlarca kişi gözaltına alındı.

    Devlet 1 Mayıs öncesinde gözdağı vermek, 1 Mayıs kutlamalarının kitlesel geçmesini, işçi sınıfının kendi talepleri ile alanları doldurmasını zayıflatmak istiyor.

    Ancak nafile!

    Gözaltılar, tutuklamalar, baskılar ters tepecek! İşçiler, emekçiler, devrimciler 1 Mayıs’a güçlü bir biçimde sahip çıkacak, mücadele gününde alanları dolduracaklar.

    Yeni Dünya İçin Çağrı/Yeni İşçi Dünyası olarak Kadıköy 1 Mayıs yürüyüşünde Söğütlüçeşme kolunda İşçi Emekçi Birliği kortejinde  yürüyeceğiz.

    İşçi Emekçi Birliği Kortejinde yürüyecek devrimci gruplar: BDSP, Bolşevik Leninistler, DKDER, İşçi-Sen,  Kaldıraç, Köz, Partizan, SMF, Odak, Söz ve Eylem, Yeni Dünya İçin Çağrı.

    1 Mayıs’ın kapitalizme karşı mücadele günü olduğu gerçeğinden koparılıp AKP ile CHP arasında yürüyen iktidar kavgasına kurban edilmemesi, 1 Mayıs’ın sınıfsal özüne uygun kutlanması için Yeni Dünya İçin Çağrı kortejine!

    Burjuva klikler arasındaki kavgadan kendisini ayıran, bir bütün olarak sermaye düzenini ve devletini karşısına alan, burjuvaziden bağımsız sınıf mücadelesinde ısrar eden, emperyalist sistemi, faşizmi karşısına alan, sosyalizm, devrim propagandasını merkeze koyan Yeni Dünya İçin Çağrı kortejine!

    Okurlarımızı, dostlarımızı, yoldaşlarımızı “1 Mayıs kapitalizme karşı mücadele günüdür! Düzen partilerinin iktidar dalaşına ortak olmayalım! Bağımsız sınıf mücadelesi yürütelim!” ana pankartı arkasında kuracağımız kortejimize katılmaya, bizim ile birlikte yürümeye çağırıyoruz.

    Toplanma yeri: Söğütlüçeşme

    Kurbağalıdere Caddesi/Kadıköy Belediyesi önü

    Saat: 10.00

    30 Nisan 2025

     

     

     

     

  • İşçi sınıfının uluslararası mücadele gününde sokaklara, alanlara!

    İşçi sınıfının uluslararası mücadele gününde sokaklara, alanlara!

    [Avusturya’da Devrimci Komünist Bir Parti Kurmak İçin Girişim’in çıkardığı 1 Mayıs 2025 bildirisini yayınlıyoruz. YDİ Çağrı]

    1 Mayıs 2025: İşçi Sınıfının Uluslararası Mücadele Gününde Sokaklara, Alanlara!

    Giderek daha fazla insan, egemen düzenin giderek daha düzensiz hâle geldiğinin farkına varıyor. Hem ekonomik hem siyasi olarak, ama her şeyden önce sosyal olarak. Barınma, sağlık, okul ve eğitim – eğer sermaye kendisinin sermaye mülkü ile cambazlık yapan ama kendi emeğimizle yaşamak zorunda olan yüzde birkaç zenginden biri değilsek, önümüzde giderek daha fazla sorun yığılıyor.

    1 Mayıs uluslararası işçi sınıfının geleneksel mücadele günüdür, çünkü işçiler ve küçük hizmetliler için söz konusu olan, senin veya anne babanın nerede doğduğu değil, bilakis kapitalist sınıfa, sömürücülerimize ve onların devletine karşı birlikte hangi taleplerde bulunduğumuzdur. Her birkaç yılda bir tekelci kapitalistler tarafından finanse edilen hangi partinin önümüzdeki yıllarda bizi üstümüzde tepinip ezeceğini seçmemize rağmen, bu, bizim devletimiz değildir. Sömürü hakkı- kapitalist mülkiyetin korunması ve ücretli emeğin artı değerine el konulması- parlamenter partilerin hiçbiri tarafından sorgulanmamaktadır. Oysa bu, egemen toplumsal düzenimizin asıl özüdür. Kimileri fabrikalara, bankalara, sigorta şirketlerine vb. sahipken, diğerleri ise fabrika sahiplerinin kârlarını arttıran, ancak yaşamaya yetecek bir ücret karşılığında çalışmaktadırlar.

    Avusturya ve AB’de giderek daha kötüleşen koşullardan rahatsız olan pek çok insan, ne var ki işlerin dünya çapında yokuş aşağı gittiğini anlamıyor: Bunun nedeni, küresel ekonomik sistemde, emperyalist kapitalizmde yatmaktadır. Büyük emperyalistler dünya çapında ucuz hammadde ve işgücü için dalaşmakta, rakiplerinin aleyhine nüfuzlarını genişletmeye ve dünya egemenliğini fethetmeye çalışıyorlar. Bu, kötü niyet veya kibir değil, bilakis mevcut sistemdeki bir gerekliliktir; eğer bir kapitalist olarak daha fazla kâr ve dolayısıyla daha fazla yeni yatırım yaratmak için sürekli olarak rakibinizden daha ucuza üretmeye çalışmazsan, batarsın. Büyük balık küçük balığı yer – öldürücü rekabet rejimi böyle işler.

    Emperyalist rekabet savaşlarının nedeni de budur: Ukrayna’ya kim egemen olmalı ve bundan kim kâr etmeli, NATO (ABD-AB) mu yoksa Rusya mı? Batı Asya’nın (“Ortadoğu”) ucuz petrolünden kim kâr edecek, ABD mi, AB mi, BRICS-devletleri mi? Doğu Kongo’daki ucuz koltan madeninin üstüne kim konacak, ABD mi yoksa AB mi? Nijer’den ucuz uranyum cevherini kim alıyor, Fransa mı, Rusya mı? Elbette AB içerisindeki büyük emperyalist güçler de rekabet dalaşında birbirleriyle kapışıyorlar; şu anda (Büyük Britanya’nın çıkışının ardından) her şeyden önce Fransa ve Almanya.

    Avusturya (“uluslararası hukuk bakımından”) “tarafsız” bir ülkedir. Oysa bu, hükümet tarafından uygulanan emperyalist bir tarafsızlıktır. Avusturyalı askerler daha 1961’de Kongo’ya yapılan emperyalist müdahaleden bu yana, dünya çapında nüfuz bölgelerinin savaşçı bir şekilde paylaşılmasına katıldılar. Ve NATO ortaklığı ile AB’nin Ukrayna’ya müdahalesi ile birlikte Avusturya güncel olarak NATO’nun Rusya ile savaşına da dâhil olmuştur (her ne kadar Avusturya silah değil, “sadece” çelik kask ve diğer savaş ekipmanları tedarik etse de).

    İsrail’in Gazze Şeridi ve Batı Şeria’daki Filistinli nüfusa karşı yürüttüğü kitlesel katliam savaşında Avusturya, siyonist yerleşimciler için yeni topraklar yaratmak amacıyla yerli nüfusun yok edilmesi ve sürülmesinden (“etnik temizlik”) yana olan “Batılı değerler”in tarafında keza açıkça yer almaktadır.

    Emperyalist savaşlar ile kendi ülkelerindeki sosyal tırpanlamalar arasındaki bağlantılar pek çok insan için belirsizdir. Hükümet ve medya Federal Ordunun genişletilmesi için sözde “gerekli” milyarları, okullarda, sağlıkta, emekli maaşlarında, ulaşımda vs. yapılan sözde eşit derecede “gerekli” tasarruflardan tamamen ayırmak için ellerinden gelen her şeyi yapıyorlar.

    Tabii ki bunlar arasında sıkı bir bağlantı vardır: kapitalistlere kendi çıkarları için doğrudan ve dolaylı olarak ne kadar çok vergi paraları verilirse, geniş emekçi kitlelerin ve ailelerinin sosyal refahı için o kadar az para kalır.

    Bizler devrimci komünistler olarak, işçi sınıfı ve emekçilerin yaşam durumlarının ancak mevcut koşullarda esaslı bir değişiklikle gerçekten iyileştirilebileceğine ve güvence altına alınabileceğine eminiz. Elbette toplu konutlar bir kez daha ev sahiplerinden ve diğer kapitalistlerden alınan vergilerle finanse edilse, iyi olurdu. Tabii ki yeni otoyollar inşa etmek yerine toplu taşıma araçlarının yaygınlaştırılması nüfus için daha iyi olurdu. Elbette hastane personelinin bir kısmı ağır iş ödeneği alabilse ve daha erken emekli olabilse, daha iyi olurdu.

    Ne var ki bu, bu toplumdaki tüm değerleri yaratanların daha fazla kötüleşmeleri önlemek için sürekli mücadele etmeleri gerektiği gerçeğinden pek bir şeyi değiştirmiyor. İşte bu yüzden diyoruz ki: Proleter sınıfın siyasi iktidarı ele geçireceği ve yeni bir devlet inşa edeceği bir proleter devrim gereklidir. Ancak o zaman üretimi, yaşamlarımızı ve çalışma koşullarımızı kendimiz belirlememiz mümkün olacaktır.

    Bugünün bakış açısından bakıldığında, önümüzde gideceğimiz daha uzun bir yolumuz var – ama hedefimizi görüyoruz! Sosyalizm ya da barbarlık!

    IA.RKP                                                                                                               

    Devrimci Komünist Bir Parti Kurmak İçin Girişim

    Stiftgasse 8, A-1070 Wien

    ia.rkp2017@yahoo.com

    Proleter Devrim

    Avusturya’da Devrimci Komünist Gazete

    Stiftgasse 8, A-1070 Wien

    prolrev@proton.me

           

     

     

      

  • 1 Mayıs çalışmamız sürüyor

    1 Mayıs çalışmamız sürüyor

    İşçi sınıfının birlik, mücadele, dayanışma günü 1 Mayıs’a az bir süre kala, İstanbul’da 1 Mayıs’a yönelik çalışmamız sürüyor.

    1 Mayıs’a yönelik bugüne kadar şu çalışmalar yapıldı:

    * “Kapitalizmde gelecek yok! Yoksulluğa, işsizliğe, zamlara, sefalete karşı: 1 Mayıs’ta alanlara!” başlıklı 1 Mayıs bildirimiz çeşitli bölgelerde dağıtımı yapıldı/yapılıyor.

    * “1 Mayıs kapitalizme karşı mücadele günüdür! Düzen partilerinin iktidar kavgasından bağımsız sınıf mücadelesi için: 1 Mayıs’ta alanlara!”  “Kapitalizm sermayenin düzenidir! Sermaye düzenine, sermaye devletine karşı sınıf mücadelesi için: 1 Mayıs’ta alanlara!” Kapitalizm barbarlıktır! Sömürüye, sefalete, faşizme, adaletsizliğe, geleceksizliğe karşı: 1 Mayıs’ta alanlara!” “Kapitalizmde gelecek yok! Yoksulluğa, işsizliğe, zamlara, sefalete karşı: 1 Mayıs’ta alanlara!” şiarlarının yer aldığı pankartlarımız çeşitli bölgelerde asıldı/asılıyor.

    *”1 Mayıs kapitalizme karşı mücadele günüdür! Düzen partilerinin iktidar kavgasından bağımsız sınıf mücadelesi için 1 Mayıs’ta alanlara!”, “Kapitalizmde gelecek yok! Yoksulluğa işsizliğe, zamlara, sefalete karşı 1 Mayıs’ta alanlara!” şiarlarımızın yer aldığı afişler yaygın olarak çeşitli bölgelerde yapıldı/yapılıyor.

    1 Mayıs’a kadar çalışmamız sürecek.

    1 Mayıs, işçi sınıfının kapitalizme karşı mücadele günüdür!

    1 Mayıs’ı sınıfsal özüne uygun kutlamak için 1 Mayıs’ta alanlara!

    Yaşasın 1 Mayıs!

    Bıji 1 Gulan!

    27 Nisan 2025

     

     

  • “Rojava Kürt Birliği ve Ortak Tutum Konferansı” yapıldı

    “Rojava Kürt Birliği ve Ortak Tutum Konferansı” yapıldı

    26 Nisan’da Rojava’nın Kamışlo kentinde yapılan “Ulusal Konferans”ın sonuç bildirgesi açıklandı.

    Bildirge şöyle:

    “Rojava Kürt Birliği ve Ortak Tutum Konferansı Sonuç Bildirgesi

    Rojava Kürt Birliği ve Ortak Tutum Konferansı, uzun süren diyaloglar ve arkadaşlarımızın, kardeşlerimizin takdire şayan çabaları sonrası 26 Nisan 2025’te Qamişlo’da Kürt partileri, sivil toplum örgütleri, kadın hareketleri ve örgütleri ile Suriye Kürtlerinin farklı bölgelerinden Kürt toplumunun bağımsız aktivistlerinin katılımıyla gerçekleşmiştir.

    8 Aralık 2024’te devrilen ve Suriye’nin tüm halklarının, inançlarının ve toplumlarının özgürlüğünü, onurunu çiğneyen; Suriye coğrafyasını baştan başa viran eden, milyonlarca insanı katleden, göçerten baskıcı rejimin devrilmesinin ardından yeni Suriye’nin inşasında Kurdî bir ortak görüş oluşturmak, Suriye’nin geleceğini şekillendirmek ve Kürt sorununun çözümünü gerçekleştirmek için bu konferans gerçekleşmiştir.

    Suriye halkları bu rejimin devrilmesi ve baskının sona ermesi için, özgürlüğünü ve onurunu korumak için canlar vermiştir. Suriye’deki Kürt halkı bu rejimin uygulamalarına maruz kalmış birçok canı kurban vermiş, binlerce Kürt şehit olmuştur. Kürt halkı, ulusal haklarına ulaşmak ve üzerindeki baskıları bertaraf etmek için onlarca yıldır mücadele etmiş, bu ulusal mücadelesini Suriye’de çoğulcu demokratik bir sistemin inşası mücadelesiyle ortak bir şekilde yürütmüştür.

    Tarihi sorumluluklarımız ve mevcut sürecin gereklilikleri, kolektif iradeyle ortak bir Kurdî görüş oluşturmak ve Suriye’deki Kürt sorununa demokratik ve ademi merkeziyetçilik gibi adil bir çözümü gerekli kılmaktadır.

    Katılımcılar, Konferansta sunulan ortak Kürt görüşü ve tutumuna ilişkin belgeyi çok uluslu, çok dinli, çok kültürlü kimliğe sahip, uluslararası insan hakları sözleşmelerine bağlı, kadın özgürlüğü ve haklarını koruyan ve siyasi, toplumsal ve askeri kurumlara etkin katılımını sağlayan, Kürtlerin anayasal haklarını güvenceye altına alan, birlik içindeki bir Suriye çerçevesinde, Kürt sorununa adil ve kapsamlı bir çözüm bir belgesi olarak benimsemişlerdir.

    Konferans, ortak Kürt tutumunu kabul ederek bunun ister Kürt siyasi güçleri arasında, ister onlarla Şam’daki yeni yönetim ve Suriye’deki diğer tüm ulusal güçler arasında olsun, ulusal diyaloğun bir temeli olarak görülmesini talep etmektedir. Herhangi bir bileşeni ortadan kaldırmadan ya da inkar etmeden, tek taraflı bir zihniyete sahip düşünceler ve uygulamalardan uzak, hiçbir ayrım gözetmeksizin halkın onurunu ve haklarını anayasal güvenceyle koruyan, Suriye’nin bölgesel ve uluslararası ilişkilerine saygılı, bölgede istikrar ve güvenlik unsuru olan tüm halklarını kapsayan yeni Suriye’nin inşasına katılmak amaçlanmaktadır.

    Sonuç konferansta, bu ortak görüşün hayata geçirilmesi temelinde siyasi gerçeklik için çalışacak, ilgili kesimlerle görüşecek ve diyalog yapacak ortak Kürt heyetinin ivedi bir şekilde oluşturulmasına karar verilmiştir.”

    Rojava’da Kürt parti ve örgütlerinin ortaklaşması, birlik oluşturmaları, Suriye’de yeni yönetime karşı ortak tutum almalarını olumlu buluyoruz.

    Bildirgede Kürt sorununa demokratik ve ademi merkeziyetçilik temelinde çözüm isteniyor, çok uluslu, çok dinli, çok kültürlü Suriye’de Kürtlerin anayasal haklarının güvence altına alınması talep ediliyor.

    Rojava’da yaşayan Kürtlerin, halkların kendi özyönetimlerini kurmaları ve kendi kaderlerini belirlemeleri onların en demokratik doğal hakkıdır. Rojava’da yaşayan çeşitli ulus ve milliyetlerden halklar nasıl yaşayacaklarına kendileri karar vermelidir.

    Suriye’de çeşitli ulus ve milliyetlerden işçiler, emekçiler, ezilenler, halklar için tek çözüm,  ulusların ayrılma hakkına sahip olduğu, özgür bir ortamda tüm milliyetlerin eşit koşullarda yan yana yaşadığı, demokratik federatif bir Suriye devletidir.

    Demokratik federatif Suriye’ye ulaşmanın tek yolu çeşitli ulus ve milliyetlerden işçilerin, köylülerin demokratik halk devrimidir.

    27 Nisan 2025

    Tekoşîna Komunîst

     

     

     

  • 1 Mayıs’ta Kadıköy’deyiz!

    1 Mayıs’ta Kadıköy’deyiz!

    İşçi sınıfının uluslararası birlik, mücadele, dayanışma günü 1 Mayıs, İstanbul’da Kadıköy’de kutlanacak.

    Yeni Dünya İçin Çağrı/Yeni İşçi Dünyası olarak Kadıköy 1 Mayıs yürüyüşü ve mitingine katılacağız.

    İşçi Emekçi Birliği bileşenleri 1 Mayıs’ta “Sömürü düzenine karşı genel grev genel direnişi örgütleyelim!” ortak pankartı arkasında yürüyecek.

    İşçi Emekçi Birliği Kortejinde yürüyecek devrimci gruplar: BDSP, DKDER, İşçi-Sen,  Kaldıraç, Köz, Partizan, Odak, Söz ve Eylem, Yeni Dünya İçin Çağrı.

    Toplanma yeri: Sögütlüçeşme/Marmararay

    Toplanma saati: 10.00

    1 Mayıs, işçi sınıfının kapitalizme karşı mücadele günüdür!

    1 Mayıs’ın kapitalizme karşı mücadele günü olduğu gerçeğinden koparılıp AKP ile CHP arasında yürüyen iktidar kavgasına kurban edilmemesi, 1 Mayıs’ın sınıfsal özüne uygun kutlanması için 1 Mayıs’ta alanlara!

    1 Mayıs, işçilerin, emekçilerin, ezilenlerin taleplerini meydanlara taşıdıkları, meydanları doldurdukları, sömürüye, baskılara, adaletsizliğe, faşizme karşı vb. burjuvaziden bağımsız sınıf mücadelesini yükselttikleri bir gün olması için 1 Mayıs’ta alanlara!

    Okurlarımızı, dostlarımızı, yoldaşlarımızı “1 Mayıs kapitalizme karşı mücadele günüdür! Düzen partilerinin iktidar dalaşına ortak olmayalım! Bağımsız sınıf mücadelesi yürütelim!” ana pankartı arkasında kuracağımız kortejimize bekliyoruz.

    Yaşasın 1 Mayıs!

    Bıji 1 Gulan!

    26 Nisan 2025

     

     

Yeni Dünya İçin ÇAĞRI Size en son haberler ve güncellemeler için bildirimler göstermek istiyoruz.
Reddet
Bildirimlere İzin Ver