Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat’ta yaptığı “Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı” üzerine PKK 5-7 Mayıs tarihleri arasında 12. Kongresini toplamış, “PKK’nin örgütsel yapısının feshedilmesi ve silahlı mücadele yöntemini sonlandırma” kararı almıştı.
Abdullah Öcalan, 9 Temmuz’da yayınlanan görüntülü çağrısında “Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı”nda söylediklerini bir nevi tekrarlıyor ve “Varılan aşama, yeni adımlarla pratiğe geçmeyi gerekli kılmaktadır. Silahın değil, siyasetin ve toplumsal barışın gücüne inanıyorum. Ve sizi de bu ilkeyi hayata geçirmeye çağırıyorum” diyor.
Öcalan PKK’ye fesih ve silah bırakma kararlarının gerekliliklerini biran önce yerine getirme çağrısı yapıyor.
Zira “Son günlerde bölgede yaşanan gelişmeler, attığımız bu tarihi adımın önemini ve aciliyetini açıkça teyit ediyor.”
11 Temmuz’da Güney Kürdistan Süleymaniye’de PKK silah bırakma töreni düzenleyecek.
Devletin “terörsüz Türkiye”, Kürt hareketinin “Barış ve Demokratik Toplum Süreci” adını verdiği süreç akamete uğramaz, süreç iki tarafın anlaştığı gibi başarıya ulaşırsa; Kürt hareketi bundan böyle reformist çizginin, bu çizgiye uygun olan yöntemlerle, faşizmin geriletilmesi, gerici burjuva demokrasisinin sınırlarının genişletilmesi için yasal, parlamenter mücadele örgütü olarak yoluna devam edecektir.
PKK bir bütün olarak silahlı ulusal kurtuluş örgütü olmaktan çıkma, sivil toplumcu reformist sosyal demokrasi hareketi olma yönünde ilerliyor.
Silahlı ulusal kurtuluş örgütü olarak PKK’nin varlığı, aslında onun ulusal devlet talebinden vaz geçmesi ile sonlanmıştı. Oldukça geriye çekilmiş ve bir dizisi PKK’nin silahlı mücadelesinin zorlaması ile kazanılmış hakların varlığı, PKK’nin İmralı ile başlayan süreçte iyice açığa çıkan reformist çizgisi temelinde silahlı mücadelede ısrar anlamsız hale gelmişti.
Bu anlamda PKK’nin silahlı mücadele örgütü olarak varlığına son vermesi bir olgunun kabulüdür.
PKK’nin uzun yıllardır geri düzeyde demokratik taleplerle, kimi kültürel haklarla sınırlı hale gelen, yasal düzlemde yürütülecek mücadele ile elde edilecek haklar için sürdürdüğü, bir mantığı kalmayan savaşı sonlandırma kararını olumlu bulmakla beraber, bu olumluluk “Barış ve Demokratik Toplum” anlayışını, gerekçelerini doğru bulduğumuz anlamına gelmiyor. “Barış ve Demokratik Toplum” anlayışı ve gerekçeleri hakkında çeşitli yazılarımızda tavır takındığımız için aynı tavrı bu yazıda yinelemeyi gerekli bulmuyoruz.
Konu hakkında takındığımız tavırların linklerini aşağıda veriyoruz. Dileyen okurlarımız bu tavırlarımıza da göz atabilirler.
https://ydicagri.org/baris-ve-demokratik-toplum-cagrisi-uzerine/
https://ydicagri.org/asrin-cagrisina-neden-karsi-cikiyoruz/
https://ydicagri.org/pkkden-tarihi-kongre/
https://ydicagri.org/beklenen-oldu-pkk-kendisini-feshetti/
9 Temmuz 2025


































































