Dünyanın en zengin insanı Tesla, SpaceX, X ve xAI gibi şirketlerin sahibi Elon Musk. Musk’ın tahmini serveti 342 milyar dolar.
Bilişim hizmeti sunan şirketler dünyanın en zenginleri arasında yer alıyor.
Facebook, Meta’nın sahibi Mark Zuckerberg, Amazon’un sahibi Jeff Bezos, yazılım şirketi Oracle’ın kurucu ortağı Larry Ellison Milyarderler Listesi’nde ilk beş içinde yer alıyor.
Amazon e-ticaret sitesi, üretim yapmıyor. İnternet üzerinden üretilmiş olan ürünleri satıyor.
Anda dünya ekonomisinin en önemli alanı hizmet sektörüdür. Dünya ekonomisine en fazla katkı yapan sektör hizmet sektörüdür. 2023’te global ekonomide hizmet sektörünün payı % 65 civarında idi.
Facebook/Meta bir şey üretmiyor. Facebook/Meta’nın sahibi Mark Zuckerberg’in serveti 216 milyar dolardır. Bir bütün olarak dünya kapitalist ekonomisi, kapitalizmin ilk ortaya çıktığı ekonomi değil.
Dünyanın anda en yüksek cirolu firması, perakende tekeli Wal-Mart’tır. Kâr oranı açısından da bakıldığında Wal-Mart şu anda dünyanın en büyük tekelidir. Bu tekel bir dizi alanda iş yapıyor, ama esas işi pazarlamacılıktır.
Bunların zenginliğinin temeli ne? Facebook/Meta’nın sahibi Mark Zuckerberg ve Amazon’un sahibi Jeff Bezos’un zenginliği nereden geliyor? Bir şeyler satıyor bunlar. İnsanlar bunların sattığı ürünleri satın alıyor. Satın alınan ne? Satılan ne? İnsanlar nasıl satın alıyorlar?
Bilgi satıyorlar. Zuckerberg, Facebook, Meta denilen internette hizmet sitesi kurmuş! İnsanlar, Facebook üzerinden haberleşiyor, paylaşımda bulunuyor vb. Facebook sayesinde her gün milyonlarca insan temas kuruyor. Bu temas kurma sırasında, Zuckerberg’in kazancı, internet sitesine giren insanların reklam üzerinden etkilenmesi üzerine kuruludur. Facebook reklam alıyor, o reklamlar Facebook’a girenlerin karşısına çıkıyor. Amazon’da da ürününü satmak isteyen firmalar reklam veriyor. Reklam için para veriliyor. Bu anlamda kazancın esas kaynağı reklam geliridir. Esasında bütün her şeyin temeli, belli kullanım değerlerinin satışı üzerine kuruludur.
Emek üretkenliğinin artmasının sonuçları
Kapitalizmin gelişmesi içinde rasyonelleşme, otomatikleşme, robotlaşma sonucu, emek üretkenliği olağanüstü arttı. Kapitalizmin ortaya çıktığı dönem ile şimdiki dönem arasında tekniğin ilerlemesinde muazzam bir farklılık var. Doğrudan doğruya üretim içindeki emeğin üretkenliği muazzam yükseldi. Bunun sonucunda kâr oranı da muazzam yükseldi. Kapitalizmin gelişmesi aynı zamanda doğrudan üretim alanında çalışanların sayısının azalması, ama ürünün artması, o boşta kalan çalışanların da hizmet alanına kaymasıdır. Gelişme budur.
Diğer yandan bu mutlak rakam olarak dünya çapında doğrudan üretimde çalışan emekçilerin, proleterlerin sayısının azaldığı anlamına gelmiyor. Dünya çapında bütün kapitalizmin gelişmesi içinde en fazla işçinin çalıştığı dönem şimdiki dönemdir. 20. yüzyılın başında dünya nüfusu 2 milyar civarındaydı. Bugün dünya nüfusu 8 milyarı aşmış durumdadır. Mutlak rakam olarak ele alındığında, bugün dünya çapında 20. yüzyılın başı ile karşılaştırıldığında çok daha fazla insan proleter. Bu insanlar doğrudan üretimde çalışıyor. Eğer nüfus aynı kalsaydı, o zaman denilirdi ki doğrudan üretim içinde olanların sayısı düştü. Doğrudan üretim içerisinde çalışanların sayısı, nüfusun artmasına bağlı olarak dünya çapında artıyor, azalmıyor. Dünya nüfusu giderek büyüyor.
Üretim tekniğinin ilerlemesi ile kol emeğinin verimliliği, emeğin verimliliği artıyor. Matematik şeklinde değil, geometrik olarak artıyor. Tekniğin kullanımı, tekniğin ilerlemesi ve en ileri teknikle üretim en önemli mesele. Eğer ihraç malları emek yoğun ihraç malları ise, düşük teknikle üretilen ihraç malları ise o zaman o ülke geri kalır. En ileri teknikle üretilen mallar sonucu rekabet gücü artar. İhracat/ ithalatta sadece rakamlara bakmamak gerekir. İhraç edilen malların kalitesine bakılması lâzım. Kalite için de hangi teknikle üretildiği önemlidir. En ileri teknikle yapılan üretimin mallarının satımında daha fazla para kazanılıyor.
Kapitalizmin gelişmesinde doğrudan üretim alanının yani sanayi ve tarımın ekonomiye katkı payı giderek geriliyor. Hizmetler sektörünün katkı payı giderek büyüyor. Bu olgudan yola çıkarak kimi “teorisyenler” sanayi ve tarım üretimi önemini kaybetmiştir, hizmetler alanı ekonominin temeli ve esası haline gelmiştir gibi tezler üretebiliyor. Bu vb. teoriler, hizmetler alanının üretimsiz hiçbir şey olduğunu kavramayan teorilerdir. Sanayi ürünleri olmaksızın, tarım ürünleri olmaksızın yaşanılamaz. Hizmetler alanında kullanılan bütün mali kaynakların temeli üretim alanında yaratılan değer ve artı değerdir.
Amazon ürün satıyor. Sanayi ve tarım ürünleri olmasın, Amazon ne satacak? Üretim alanının, teknik gelişmeler sonucu muazzam bir zenginlik yaratma durumuna gelmesi ile bağıntılı bir şey öteki alanın bu kadar rant elde etmesinin temeli bu. Ortada muazzam bir zenginlik var.
Finans alanında dünyada var olan gerçek zenginliğin, yani maddi zenginliğin çok üzerinde varmış gibi düşünülen bir zenginlik var. Esasında yok! 2024 yılında bütün dünyada üretilen sanayi/tarım ve hizmet ürünlerinin toplamı 110 trilyon dolara eşit. Fakat borsalarda şu anda, değişik biçimlerde alınıp satılır görünen değerler, 110 trilyon doların 7 mislisidir. Borsalardaki ani yükseliş ve çöküşlerin nedeni de budur. Borsalardaki dönen para üretimden gelmiyor. Borsalarda, genelde finans sektöründe kumar oynanıyor.
Ekonominin üç alanı içinde, hizmet sektörü daha hızlı gelişiyor. Ama hizmet sektörü, yani doğrudan üretim yapmayan kesimin esas gelirinin kaynağı üretim alanında ödenmeyen emektir. Çokça ve sol adına savunulan bir teori de şu: Doğrudan üretimde emek azalıyor, buna bağlı olarak kâr oranında sürekli düşme yaşanıyor. Ve eninde sonunda kapitalizm bunun sonucunda kâr haddinin düşme yasasının sonucunda doğrudan kendi kendini feshedecek!
Gerçek ise şu: Emeğin üretkenliği öyle bir yükseliyor ki; kâr oranı yani ödenmeyen emek, işçi sayısı azalsa bile mutlak olarak yükseliyor. Ve buna bağlı olarak kâr hacmi muazzam boyutlara ulaşıyor.
Mali alanda bir de spekülasyon alanı var. Spekülasyon alanı her zaman çökebilir. Verili ekonomik değerin çok üzerindedir. Borsada para ile kumar oynanıyor. Sermayeyi spekülasyon alanında çoğaltabilmek için yeniden genişletilmiş üretimi yapmanın ötesinde bir artı sermaye olması lazım. Elinde yatırım alanı arayan ve üretimin yeniden genişletilmiş biçimde yapılmasını garanti ettikten sonra arta kalan bir zenginlik olması lazım. İşte bu zenginlik giderek artıyor. Ve giderek artan, fazla olan sermaye daha çok spekülasyon alanına gidiyor.
Dünyada ki para sermayesinin %85’i spekülasyon alanında işlem görüyor. Sermayenin %15 ise üretim alanındadır.
4 Nisan 2025