Cumartesi, Mart 7, 2026
  • Tüm Yazılar
Yeni Dünya İçin ÇAĞRI
E-DERGİ OKU
  • Anasayfa
  • Dünya
    • Tümü
    • Afrika
    • Amerika
    • Asya
    • Avrupa
    • Ortadoğu
    İran’a yönelik emperyalist korsanlık saldırısını kınıyoruz!  

    İran’a yönelik emperyalist korsanlık saldırısını kınıyoruz!  

    Ortadoğu’da emperyalist savaşa hayır!

    Ortadoğu’da emperyalist savaşa hayır!

    İran’a yönelik emperyalist saldırıya hayır!

    İran’a yönelik emperyalist saldırıya hayır!

    Küba’ya ablukaya hayır!

    Küba’ya ablukaya hayır!

    Affetmek yok! Unutmak yok! Hatırla, an, mücadele et!

    Affetmek yok! Unutmak yok! Hatırla, an, mücadele et!

    Viyana: Kürtler Rojava’ya yönelik saldırılara karşı sokaklardalar

    Viyana: Kürtler Rojava’ya yönelik saldırılara karşı sokaklardalar

    Trending Tags

      • Avrupa
      • Amerika
      • Ortadoğu
      • Afrika
      • Asya
      • Pasifik
    • Yayınlar
      • Son Sayı
      • YDİ Çağrı / Tüm Sayılar
      • Tekoşîna Komunîst/Komünist Mücadele
      • Yeni İşçi Dünyası
      • Yeni Dünya İçin
      • Yeni Kadın Dünyası
      • Yeni Dünya Gençliği
      • Eğitim Dizisi
      • Bildiriler
      • Broşürler
    • İşçi Dünyası
      YDİ ÇAĞRI

      Şubat sayımız, sayı 77 çıktı!

      Bir direnişin aynasında sendikal bürokrasinin çürümüşlüğü!

      Bir direnişin aynasında sendikal bürokrasinin çürümüşlüğü!

      Özel İtalyan Lisesi öğretmenleri grevde!

      Özel İtalyan Lisesi öğretmenleri grevde!

      Gece yarısı MESS sözleşmesi imzalandı!

      Gece yarısı MESS sözleşmesi imzalandı!

      YDİ ÇAĞRI

      Ocak sayımız, sayı 76 Çıktı!

      Bu oyunu seyretmek zorunda değiliz!

      Bu oyunu seyretmek zorunda değiliz!

      Trending Tags

      • Kürdistan
        Şam ile SDG arasında entegrasyon anlaşması

        Şam ile SDG arasında entegrasyon anlaşması

        Rojava’ya yönelik imha savaşına hayır!

        Rojava’ya yönelik imha savaşına hayır!

        Rojava tehlikede!

        Rojava tehlikede!

        Emperyalistlerden dost olmaz!

        Emperyalistlerden dost olmaz!

        HTŞ Halep’te savaş ilan etti!

        HTŞ Halep’te savaş ilan etti!

        SDG üzerinde entegrasyon baskısı

        SDG üzerinde entegrasyon baskısı

        Trending Tags

        • Güncel
          “NATO ve Emperyalist Savaş Karşıtı Birlik” kuruldu

          “NATO ve Emperyalist Savaş Karşıtı Birlik” kuruldu

          Emperyalistlerin savaş makinesi NATO’ya hayır!

          Emperyalistlerin savaş makinesi NATO’ya hayır!

          YDİ ÇAĞRI

          Yeni sayımız, sayı 222 çıktı!

          Devrimci Mücadele Meşrudur! ESP Yalnız Değildir!

          Devrimci Mücadele Meşrudur! ESP Yalnız Değildir!

          Panel: “Çözüm süreci, süreç nereye ilerliyor? “Barış” gelecek mi?”

          Panel: “Çözüm süreci, süreç nereye ilerliyor? “Barış” gelecek mi?”

          Karayipler’de ABD emperyalist korsanlığı!

          Karayipler’de ABD emperyalist korsanlığı!

          Trending Tags

          • Gençlik
            Çocuk emeğinin kapitalist sömürüsü: MESEM

            Çocuk emeğinin kapitalist sömürüsü: MESEM

            Kimsenin payandası olmayacağız!

            Kimsenin payandası olmayacağız!

            Kayyım uygulaması: Faşizm!

            Kayyım uygulaması: Faşizm!

            Üniversiteler, kampüsler savaş çığırtkanlığı yeri değildir!

            Üniversiteler, kampüsler savaş çığırtkanlığı yeri değildir!

            Protesto haktır!

            Protesto haktır!

            Kaza değil cinayet!

            Kaza değil cinayet!

            Trending Tags

            • Kadın
              Kahrolsun emperyalist saldırganlık! Kahrolsun haksız gerici savaşlar!

              Kahrolsun emperyalist saldırganlık! Kahrolsun haksız gerici savaşlar!

              8 Mart 2026’da: Barbarlık yerine sosyalizm!

              8 Mart 2026’da: Barbarlık yerine sosyalizm!

              8 Mart: Görülmezden gelinen emekten devrimci kopuşa!

              8 Mart: Görülmezden gelinen emekten devrimci kopuşa!

              “Kadın Devrimi” hakkında tavır

              “Kadın Devrimi” hakkında tavır

              Epstein cinsel suç ağı yeniden gündemde!

              Epstein cinsel suç ağı yeniden gündemde!

              25 Kasım 2025’e girerken: Emperyalist savaşların ve erkek egemenliğinin tek alternatifi sosyalizm!

              25 Kasım 2025’e girerken: Emperyalist savaşların ve erkek egemenliğinin tek alternatifi sosyalizm!

              Trending Tags

              • Makaleler
                Emperyalist dünya sistemi içinde Türkiye‘nin konumu -IV-

                Emperyalist dünya sistemi içinde Türkiye‘nin konumu -IV-

                Sistem çürümüştür!  Kurtuluşun yolu işçilerin, emekçilerin örgütlü mücadelesidir!

                Sistem çürümüştür! Kurtuluşun yolu işçilerin, emekçilerin örgütlü mücadelesidir!

                II.Dünya Savaşı’nın sona ermesinden 80 yıl sonra, küresel güç oyunları

                II.Dünya Savaşı’nın sona ermesinden 80 yıl sonra, küresel güç oyunları

                Emperyalist dünya sistemi içinde Kuzey Kürdistan Türkiye’nin konumu III

                Emperyalist dünya sistemi içinde Kuzey Kürdistan Türkiye’nin konumu III

                Hiroşima ve Nagazaki’ye atom bombası atılmasının 80. yıldönümü

                Hiroşima ve Nagazaki’ye atom bombası atılmasının 80. yıldönümü

                Emperyalist dünya sistemi içinde Türkiye’nin konumu  II

                Emperyalist dünya sistemi içinde Türkiye’nin konumu II

                Trending Tags

                • Çevre
                  COP 30’da   değişen hiçbir şey yok!

                  COP 30’da değişen hiçbir şey yok!

                  Kapitalizmin azami kâr hırsı amazon ormanlarını yok ediyor!

                  Kapitalizmin azami kâr hırsı amazon ormanlarını yok ediyor!

                  ICOR’dan COP30 açıklaması

                  ICOR’dan COP30 açıklaması

                  Karakaya köyünde taş ocağı tesisine karşı direniş  

                  Karakaya köyünde taş ocağı tesisine karşı direniş  

                  Akkuyu Nükleer Santrali ile ilgili yandaş gazeteden yalanlar

                  Akkuyu Nükleer Santrali ile ilgili yandaş gazeteden yalanlar

                  Orman yangınlarına karşı mücadele yeterli mi?

                  Orman yangınlarına karşı mücadele yeterli mi?

                  Yanan gelecektir!

                  Yanan gelecektir!

                  Türkiye’nin ilk İklim Kanunu hakkında

                  Türkiye’nin ilk İklim Kanunu hakkında

                  Orman yangınları, yanan gelecektir!

                  Orman yangınları, yanan gelecektir!

                  Trending Tags

                  • Youtube TV
                  • İletişim
                    • Hakkımızda
                    • Tüm Yazılar
                  Sonuç yok
                  Tüm Sonucu Görüntüle
                  • Anasayfa
                  • Dünya
                    • Tümü
                    • Afrika
                    • Amerika
                    • Asya
                    • Avrupa
                    • Ortadoğu
                    İran’a yönelik emperyalist korsanlık saldırısını kınıyoruz!  

                    İran’a yönelik emperyalist korsanlık saldırısını kınıyoruz!  

                    Ortadoğu’da emperyalist savaşa hayır!

                    Ortadoğu’da emperyalist savaşa hayır!

                    İran’a yönelik emperyalist saldırıya hayır!

                    İran’a yönelik emperyalist saldırıya hayır!

                    Küba’ya ablukaya hayır!

                    Küba’ya ablukaya hayır!

                    Affetmek yok! Unutmak yok! Hatırla, an, mücadele et!

                    Affetmek yok! Unutmak yok! Hatırla, an, mücadele et!

                    Viyana: Kürtler Rojava’ya yönelik saldırılara karşı sokaklardalar

                    Viyana: Kürtler Rojava’ya yönelik saldırılara karşı sokaklardalar

                    Trending Tags

                      • Avrupa
                      • Amerika
                      • Ortadoğu
                      • Afrika
                      • Asya
                      • Pasifik
                    • Yayınlar
                      • Son Sayı
                      • YDİ Çağrı / Tüm Sayılar
                      • Tekoşîna Komunîst/Komünist Mücadele
                      • Yeni İşçi Dünyası
                      • Yeni Dünya İçin
                      • Yeni Kadın Dünyası
                      • Yeni Dünya Gençliği
                      • Eğitim Dizisi
                      • Bildiriler
                      • Broşürler
                    • İşçi Dünyası
                      YDİ ÇAĞRI

                      Şubat sayımız, sayı 77 çıktı!

                      Bir direnişin aynasında sendikal bürokrasinin çürümüşlüğü!

                      Bir direnişin aynasında sendikal bürokrasinin çürümüşlüğü!

                      Özel İtalyan Lisesi öğretmenleri grevde!

                      Özel İtalyan Lisesi öğretmenleri grevde!

                      Gece yarısı MESS sözleşmesi imzalandı!

                      Gece yarısı MESS sözleşmesi imzalandı!

                      YDİ ÇAĞRI

                      Ocak sayımız, sayı 76 Çıktı!

                      Bu oyunu seyretmek zorunda değiliz!

                      Bu oyunu seyretmek zorunda değiliz!

                      Trending Tags

                      • Kürdistan
                        Şam ile SDG arasında entegrasyon anlaşması

                        Şam ile SDG arasında entegrasyon anlaşması

                        Rojava’ya yönelik imha savaşına hayır!

                        Rojava’ya yönelik imha savaşına hayır!

                        Rojava tehlikede!

                        Rojava tehlikede!

                        Emperyalistlerden dost olmaz!

                        Emperyalistlerden dost olmaz!

                        HTŞ Halep’te savaş ilan etti!

                        HTŞ Halep’te savaş ilan etti!

                        SDG üzerinde entegrasyon baskısı

                        SDG üzerinde entegrasyon baskısı

                        Trending Tags

                        • Güncel
                          “NATO ve Emperyalist Savaş Karşıtı Birlik” kuruldu

                          “NATO ve Emperyalist Savaş Karşıtı Birlik” kuruldu

                          Emperyalistlerin savaş makinesi NATO’ya hayır!

                          Emperyalistlerin savaş makinesi NATO’ya hayır!

                          YDİ ÇAĞRI

                          Yeni sayımız, sayı 222 çıktı!

                          Devrimci Mücadele Meşrudur! ESP Yalnız Değildir!

                          Devrimci Mücadele Meşrudur! ESP Yalnız Değildir!

                          Panel: “Çözüm süreci, süreç nereye ilerliyor? “Barış” gelecek mi?”

                          Panel: “Çözüm süreci, süreç nereye ilerliyor? “Barış” gelecek mi?”

                          Karayipler’de ABD emperyalist korsanlığı!

                          Karayipler’de ABD emperyalist korsanlığı!

                          Trending Tags

                          • Gençlik
                            Çocuk emeğinin kapitalist sömürüsü: MESEM

                            Çocuk emeğinin kapitalist sömürüsü: MESEM

                            Kimsenin payandası olmayacağız!

                            Kimsenin payandası olmayacağız!

                            Kayyım uygulaması: Faşizm!

                            Kayyım uygulaması: Faşizm!

                            Üniversiteler, kampüsler savaş çığırtkanlığı yeri değildir!

                            Üniversiteler, kampüsler savaş çığırtkanlığı yeri değildir!

                            Protesto haktır!

                            Protesto haktır!

                            Kaza değil cinayet!

                            Kaza değil cinayet!

                            Trending Tags

                            • Kadın
                              Kahrolsun emperyalist saldırganlık! Kahrolsun haksız gerici savaşlar!

                              Kahrolsun emperyalist saldırganlık! Kahrolsun haksız gerici savaşlar!

                              8 Mart 2026’da: Barbarlık yerine sosyalizm!

                              8 Mart 2026’da: Barbarlık yerine sosyalizm!

                              8 Mart: Görülmezden gelinen emekten devrimci kopuşa!

                              8 Mart: Görülmezden gelinen emekten devrimci kopuşa!

                              “Kadın Devrimi” hakkında tavır

                              “Kadın Devrimi” hakkında tavır

                              Epstein cinsel suç ağı yeniden gündemde!

                              Epstein cinsel suç ağı yeniden gündemde!

                              25 Kasım 2025’e girerken: Emperyalist savaşların ve erkek egemenliğinin tek alternatifi sosyalizm!

                              25 Kasım 2025’e girerken: Emperyalist savaşların ve erkek egemenliğinin tek alternatifi sosyalizm!

                              Trending Tags

                              • Makaleler
                                Emperyalist dünya sistemi içinde Türkiye‘nin konumu -IV-

                                Emperyalist dünya sistemi içinde Türkiye‘nin konumu -IV-

                                Sistem çürümüştür!  Kurtuluşun yolu işçilerin, emekçilerin örgütlü mücadelesidir!

                                Sistem çürümüştür! Kurtuluşun yolu işçilerin, emekçilerin örgütlü mücadelesidir!

                                II.Dünya Savaşı’nın sona ermesinden 80 yıl sonra, küresel güç oyunları

                                II.Dünya Savaşı’nın sona ermesinden 80 yıl sonra, küresel güç oyunları

                                Emperyalist dünya sistemi içinde Kuzey Kürdistan Türkiye’nin konumu III

                                Emperyalist dünya sistemi içinde Kuzey Kürdistan Türkiye’nin konumu III

                                Hiroşima ve Nagazaki’ye atom bombası atılmasının 80. yıldönümü

                                Hiroşima ve Nagazaki’ye atom bombası atılmasının 80. yıldönümü

                                Emperyalist dünya sistemi içinde Türkiye’nin konumu  II

                                Emperyalist dünya sistemi içinde Türkiye’nin konumu II

                                Trending Tags

                                • Çevre
                                  COP 30’da   değişen hiçbir şey yok!

                                  COP 30’da değişen hiçbir şey yok!

                                  Kapitalizmin azami kâr hırsı amazon ormanlarını yok ediyor!

                                  Kapitalizmin azami kâr hırsı amazon ormanlarını yok ediyor!

                                  ICOR’dan COP30 açıklaması

                                  ICOR’dan COP30 açıklaması

                                  Karakaya köyünde taş ocağı tesisine karşı direniş  

                                  Karakaya köyünde taş ocağı tesisine karşı direniş  

                                  Akkuyu Nükleer Santrali ile ilgili yandaş gazeteden yalanlar

                                  Akkuyu Nükleer Santrali ile ilgili yandaş gazeteden yalanlar

                                  Orman yangınlarına karşı mücadele yeterli mi?

                                  Orman yangınlarına karşı mücadele yeterli mi?

                                  Yanan gelecektir!

                                  Yanan gelecektir!

                                  Türkiye’nin ilk İklim Kanunu hakkında

                                  Türkiye’nin ilk İklim Kanunu hakkında

                                  Orman yangınları, yanan gelecektir!

                                  Orman yangınları, yanan gelecektir!

                                  Trending Tags

                                  • Youtube TV
                                  • İletişim
                                    • Hakkımızda
                                    • Tüm Yazılar
                                  Sonuç yok
                                  Tüm Sonucu Görüntüle
                                  Yeni Dünya İçin ÇAĞRI
                                  Sonuç yok
                                  Tüm Sonucu Görüntüle
                                  Anasayfa Makaleler

                                  Kibir bizi yarı yolda bırakır!

                                  Komünistler alçakgönüllü olmak zorundadır! (Sayı 204'ten)

                                  13 Aralık 2021
                                  İçinde Makaleler, Tüm Yazılar
                                  Kibir bizi yarı yolda bırakır!
                                  0
                                  PAYLAR
                                  203
                                  GÖRÜNTÜLEME
                                  Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

                                  Sınıfsal, cinsel ve ulusal baskı ve sömürü mekaniz­malarının oluşturulmasında önemli bir işlev gören kibirlilik burjuva toplumunca sürekli canlı tutul­makta, kışkırtılmaktadır. Sınıflı toplumlarda egemen sınıfların kendilerini diğer sınıf ve tabakalardan, ulusların kendini diğer uluslardan, erkeklerin ken­dilerini kadınlardan üstün görmesinden daha olağan bir şey yoktur.

                                  Hele hele bireyciliğin alabildiğine körüklendiği gü­nümüz şartlarında “kendini övme” burjuva rekabette “yaşamsal bir zorunluluk” olarak insanlara öğütlen­mekte ve bu en uç noktasına götürülerek “herkes ken­dinin reklam ajansı gibi davranmalıdır” prensibi yay­gınlaşmaktadır. Yaptığını bire beş katıp olduğundan fazla göstermek, başarılarını abartmak, kendini her­kesten üstün göstermek, başkalarını aşağılamak vs. vs. burjuva toplumunca erdem kabul edilmektedir. Her şey gibi, işgücünün de meta olduğu kapitalizm şartlarında “kendini pazarlamak” bir zorunluluk olarak kendini dayatıyor. Ve bu “pazarlamada” ken­dini “daha iyi”, “daha büyük” göstermek için yer yer başkalarını kötüleme, başkalarını aşğılama yolu seçi­liyor: “Ben diğerlerinden iyiyim”, “ben diğerlerinden büyüğüm”, “Ben haklıyım!”… mantık böyle işliyor.

                                  Küçükburjuva örgütlerinde egemen anlayış ve pratik

                                  Günbegün boğuşmak zorunda kaldığımız burjuva toplumunun ilişkileri içerisinde “erdem” sayılan bu illetten yakamızı kurtarmak oldukça zor. Buna karşı bilinçli bir mücadele gerekli. Fakat ne yazık ki, bur­juva toplumunun bu hastalığı neredeyse birebir dev­rimci saflara yansıyor. Devrimci saflarda saydığımız küçük burjuva örgütlerde bunu, örneğin “devrimci palavracılık” şeklinde görüyor, yaşıyoruz. Bunlar sürekli ve sistemli olarak durumlarını abartmakta, kendi durumlarını olduğu gibi yansıtma yerine pa­lavracılığa başvurmaktadırlar. “Büyük örgüt” pozla­rına bürünme, şu eylemde şu kadar kitle yürüttük vb. gibi abartılı haberler yayma, en küçük başarılar erte­sinde “Zafer kazandık!”, “Faşizmi dize getirdik!” vb. gibi başlıklar atma, hiçbir yenilgiyi, olumsuzluğu ka­bul etmeyip, hatta yenilgileri çevirip “başarı”, “zafer” olarak gösterme bütün küçük burjuva örgütlerin ka­rakteristik bir özelliği olagelmiştir. Tabii ki bu özel­lik salt yayın organları üzerinden yapılan ajitasyon-propagandayla sınırlı kalmamaktadır. Palavracılık ve kibirlilik bu örgütlerin insanlarıyla yanyana gelinen heryerde kendisini göstermektedir. Bu çevrelerde sık sık “büyük siyasetçi”, “ben önemli işlerin adamıyım” pozlarıyla dolaşanlara, “şeflik” taslayanlara rastlıyo­ruz. Kimileri “Biz geçmişte şöyle yapmıştık!” biçi­minde geçmişteki “devrimcilik”lerinden, kimileri ise andaki “pozisyon”larından bir nevi “rant” sağlama­ya çalışıyor. Bu tür küçük burjuva hastalıklara karşı mücadele bugün ivedilikle komünistlerin önünde bir görev olarak durmaktadır. Devrimci saflardaki her türden kibirlilik, palavracılık, başkalarını küçümse­me, “küçük” görülen örgütü ezmeye kalkma vb. gibi tavırlara karşı mücadele içinde bizim yaygınlaştırma görevine sahip olduğumuz anlayış, devrimciliğin bir yaşam biçimi olduğu ve bunun alçakgönüllülükle ya­şanması gerektiğidir. Gerçek büyük zaferler için, mü­cadelenin her bir anında gerçekçi olmak gereklidir. Palavracılıkla uzun yol almak mümkün değildir.

                                  “Eski ile yeni, ölüp giden ile dünyaya gelen arasın­daki mücadele, işte gelişmemizin temeli budur. Eğer açıkça ve dürüstçe, Bolşeviklere yaraşır biçimde, ça­lışmalarımızdaki hata ve kusurlarımızı tespit etmez ve ortaya çıkarmazsak, o zaman ileriye giden yolu kendi kendimize kapatmış oluruz. Ama biz ilerle­mek istiyoruz. Ve biz, tam da ilerlemek istediğimiz­den dolayı, dürüst ve devrimci özeleştiriyi en önemli görevlerimizden biri hâline getirmek zorundayız. Bu olmadan ilerleme olmaz. Bu olmadan gelişme olmaz. Ama tam da bu açıdan bizde işler hâlâ topallamak­tadır. Evet, hatta kusurları unutmak, kendi hâlinden hoşnutluk duymak ve böbürlenmek için birkaç başarı yeterli oluyor. İki, üç büyük başarı ve kendimizi Gol­yat sanıyoruz. İki, üç büyük başarı daha ve burnumuz Kaf dağına varıyor: “Biz bunu küçük parmağımızla hallederiz!” Ama hatalar kalıyor, kusurlar var olmaya devam ediyor, hastalık parti örgütünün içine atılıyor ve parti hasta oluyor.” (“Eserler Cilt 10”, Stalin, s.283, İnter Yayınları, Mart 1992, İstanbul)

                                  Komünist saflarda küçük burjuva hastalıklara karşı mücadele

                                  Devrimci saflarda yaygın olan bu palavracılık, ken­dini beğenmişlik, burnu büyüklük gibi burjuva-kü­çük burjuva hastalıklara karşı mücadele görevi ko­münistlere, komünist partisine düşüyor, dedik. Bu aynı zamanda komünist partisinin kendi saflarında da bu mücadeleyi yürütmesi anlamına gelir. Bu bağ­lamda da biz önce kendi saflarımızda durumun ne olduğuna bakmak zorundayız. Devrimci saflara ne­redeyse birebir yansıyor dediğimiz kibirlilik ve palav­racılık gibi küçük burjuva hastalıklar Bolşevik saflar­da önemli bir rol oynamamaktadır. Fakat bu, bu tür yaklaşımlar bize hiç yansımıyor anlamına gelmemek­tedir. Ve saflarımızda tali de olsa, kendisini gösteren her türden kendini beğenmişlik ve burnu büyüklük gibi burjuva tavırların üzerine zamanında gitmek, buna karşı amansızca mücadele etmek zorundadır. Çünkü durağanlığın ve yozlaşmanın bir adım önce­sinde kibirlilik ve kendini beğenmişlik vardır.

                                  Bu anlayışla yer yer saflarımıza yansıyan bazı za­rarlı anlayışları dile getirmek istiyoruz. Tüm yoldaş­larımızdan beklentimiz bu noktalarda önce kendile­rini sorgulamaları ve kendi çevremizden başlayarak devrimci saflardaki her türden küçük burjuva kibirli­liğe ve palavracılığa karşı doğru bir temelde mücadele etmeleridir.

                                  Önemli olan davadır! Önemli olan öncelikle kimin yaptığı değil, neyin yapıldığıdır!

                                  Bir komünist başarı ve zaaflarıyla kendisinin bir kolektifin parçası olduğunu hiçbir zaman aklından çıkarmamalı ve hiçbir zaman kendi kişisel çıkarla­rını davanın önüne geçirmemelidir. Genel düzlem­de tartıştığımızda bu söylediklerimize şüphesiz tüm yoldaşlarımız katılacaklardır. Fakat böylece sorun kalmadığı anlamına gelmiyor. Komünist alçak gö­nüllülükten uzaklaşma yer yer yoldaşlarımızda da kendisini gösteriyor.

                                  Başarı coşkusu bizi kibirliliğe götürmemelidir!

                                  Komünist faaliyetimizde başarılı olmak, iyi işler yapmak hepimizin hedefidir, bütün çabalarımız bu­nun içindir. Böyle olduğu için de iyi sonuç aldığımız her çalışmada, her başarımızda doğal olarak sevini­riz. Fakat iyi yapılan bir iş için, bir başarı için sevin­mek ile kibirlilik arasında önemli fark vardır. Başarı anında sevinç yaşanır, yoldaşlarla paylaşılır, bu sevinç daha büyük görevler için bir güven kaynağı olur bel­ki… ama hepsi bu kadar. Sevinç anı yaşanır ve ileriye dönülür, diğer görevlerin çözümüne… Kibirlilik ise bundan farklıdır. Yaşanan sevincin ötesinde başarı sarhoşluğundan bir türlü kurtulunamaz. Döne döne bu başarı hatırlanır-hatırlatılır, onay ve övgü bekle­nir, başkalarının görece başarısızlıkları ile karşılaş­tırmalar yapılır vb. vb. Bu tavır engelleyicidir, bizi ilerletmez, çünkü yeni görevler peşinde koşma yerine yapılanların övgüsü ve herkesin bunu farketmesi için harcanır enerji.

                                  İşin bir de şu yönü var tabii ki: Sınıf mücadelesinde çok büyük gayretler harcamanıza rağmen her zaman başarı elde edemezsiniz, birçok durumda yenilgileri de göğüslemeyi bilmelisiniz. Başarı sarhoşluğuyla bu gerçeği de gözden kaçırdınız mı, bu çok daha kötü so­nuçlara götürebilir sizi.

                                  Yoldaşlar arasında ayrım yapmamak ve dinlemeyi bilmek

                                  Komünist alçak gönüllülüğün en temel ölçütlerin­den biri dikkatin öncelikle kimin söylediğine değil, neyin söylendiğine verilmesidir. İster bir yoldaşımız olsun, isterse çevremizden gelsin, insanları önce can kulağıyla dinlemek ve söylenenleri tartmak son dere­ce önemlidir. Örgütlü ile örgütsüzler arasında, genç yoldaşlarla tecrübeli yoldaşlar arasında, kadın yol­daşlar ile erkek yoldaşlar arasında, “rütbesi yüksek” olduğu düşünülen yoldaşlarla “rütbesi düşük” oldu­ğu düşünülenler arasında ayrım yapmaksızın eleşti­riler, öneriler vb. dikkate alınmak zorundadır. Öyle durumlar olabilir ki, bir dizi deneyimli yoldaşın gö­remediği bir hatayı saflarımıza daha yeni katılan bir yoldaşımız görebilir. Ya da örgütlü olmayan çevredeki insanlardan, bizim çok tartıştığımız bir konuya yeni bir bakış açısı gelebilir. Bizim defalarca tartıştığımız bazı konular yeni bir tartışma içinde farklı bir önem kazanabilir. Çok deneyimli ve büyük saygınlığa sa­hip bir yoldaşlarımız bir noktada yanılabilir vs. vs. Bu nedenle kimden gelirse gelsin, öncelikle söylenenleri dinlemek son derece önemlidir. Ve gerçekten dinle­mek, yoksa sadece söz sırasının kendisine gelmesini beklemek değil! Pratikte ne yazık ki buna her zaman bağlı kalınmadığını gözlemliyoruz. Yer yer içerik ikinci plana itilerek eleştiri ve önerilerin kimden gel­diği önplana çıkmaktadır. Özellikle kendinden daha alt pozisyonda görülenlere karşı böylesi, temelinde burnu büyüklük, kendini üstün görme anlayışı yatan tavırlara girilebilmektedir.

                                  “’Komünist kadrolar’ alçakgönüllü ve ihtiyatlı ol­malıdırlar, kibirden ve acelecilikten kendilerini sakın­malıdırlar, kendi kendini eleştirme zihniyetine sahip olmalı ve çalışmalarındaki noksanlarla hataları dü­zeltmeye cesaret etmelidirler. Hiçbir suretle Kruşçof’un yaptığı gibi hatalarını örtbas etmemelidirler, bütün yararlıkları kendilerinmiş gibi benimseyip bütün ha­taları başkalarının üzerine atmamalıdırlar.” — MAO ZEDUNG —

                                  “Ben bu konuyu iyi bilirim” tavrı, herhangi bir ko­nuda artık öğrenebilecek yeni bir şey kalmadığı tav­rı, ilerlemenin önünde engeldir ve öncelikle bu tavır içinde bulunan kişiye zarar verir, çünkü böylesi tavır­lar uzun vadede yerinde saymayı ve dolayısıyla geri­lemeyi beraberinde getirir. Yoldaşlar arasında ayrım yaparak kendini bazı yoldaşlardan üstün görmenin yanlışlılığı ortadadır. Fakat komünistlerin salt kendi yoldaşlarını değil, işçi ve emekçi kitleleri de dikkatle dinleme görevi vardır. Komünistler kitlelerin öğret­meni oldukları kadar, kitlelerden öğrenmeyi de bil­mek zorundadırlar.

                                  Yönetici yoldaşlar alçak gönüllükleriyle de örnek olmalıdırlar

                                  Yönetici yoldaşlar, tüm benlikleriyle yoldaşlarımı­za ve kitlelere örnek olmalıdırlar. Kitle faaliyeti içinde olan yoldaşlarımız gayet iyi bilmektedirler ki, kitleler onların salt siyasi olarak ne savunduklarına kulak ka­bartmakla kalmamakta, bir bütün olarak davranışla­rını izlemektedirler. Bu bağlamda dürüstlük, alçak­gönüllülük, sadelik gibi özellikler kitlelerin sevgi ve beğenisini kazanmakta önemli faktörlerdir. Özellikle yönetici yoldaşlarımıza bu noktada büyük görev düş­mektedir. Onlar komünist alçak gönüllükleriyle de iyiyi, olumluyu, örnek olanı gündelik yaşamlarında göstermek zorundadırlar. Rahatına düşkünlük, ko­lektif yaşamda hoşa gitmeyen bazı işlerden kaytarma, bunları hep başkalarından bekleme, görev küçümse­me vb. gibi davranışlara karşı mücadelede kadrolar kendi davranışlarıyla örnek olmak zorundadırlar.

                                  “Komünist kibir, komünist partisine üye ve henüz ondan arındırılmamış bir insanın, tüm görevlerini komünist kararnameler çıkararak çözebileceğini zan­netmesidir. İktidardaki partinin ve şu ya da bu devlet kurumunun üyesi olduğu sürece, bu sebepten dolayı bunun kendisine politik aydınlatmanın sonuçlan üze­rine konuşma olanağı verdiğini zanneder. Yok, öyle şey! Bu sadece komünist kibirdir. Politik olarak ay­dınlatmayı öğrenmek gerekir, mesele budur, biz bunu henüz öğrenmedik ve meseleye henüz doğru yaklaşmı­yoruz.” (“Seçme Eserler Cilt IX”, Lenin, s.301, İnter Yayınları, Mayıs 1997, İstanbul)

                                  İyi bir yönetici birlikte çalıştığı insanları, kitlele­ri anlamaya, onların sorunlarına, kaygılarına önem vermeye çalışır. Kendini beğenmişlik en çok da bu­nun önünde engeldir. Kaygısının merkezinde kendisi duran birinin genelde kitlelerin ya da yoldaşlarının dertlerine ve gereksinimlerine kabartacak kulağı yoktur. Böylesi yöneticiler için tipik olan, yoldaşları­nı ve kitleleri anlamak, onların gereksinimlerine ger­çekten cevap verecek yol ve yöntemler aramak yerine emirlerle yönetmeye kalkışmak ve hotzotçuluktur.

                                  Kendi kendini övme, kendini doğru değerlendir

                                  Her ne kadar çok yaygın olmasa da, zaman zaman karşılaştığımız sorunlardan biri de, yaptıkları iyi iş­lerle haklı olarak övgü alan yoldaşların ayaklarının yerden kesilerek “ben neymişim” tavrı içine girme­leridir. Yanlışların eleştirilmesi kadar, olumlu işlerin de adlandırılması, övülmesi bir komünist partisinin olağan gündemindedir. Fakat bu, kendini bilen olgun bir komünisti kibirli tavırlara götürmez. Aklı başında bir komünist bilir ki, yerine getirdiğimiz görevlerin hiçbiri öyle “insanüstü” güç/beceri gerektiren görev­ler değildir. Yerine getirilmesi gereken görevler, biri değilse bir başkası tarafından çözülecektir. Görevle­rin iyi bir biçimde yerine getirilmesi bütün yoldaşla­rın hedefidir ve normal olan da budur.

                                  Elbette ki, komünist partisi saflarında ender, özel yetenekleri olan yoldaşlar da olabilir. Fakat bu hiçbir şekilde onlara böbürlenme hakkı, bunu bir baskı ara­cı olarak kullanma hakkı vermez. Bir kolektif olarak işleyen komünist partisinde sonuçta önemli-önem­siz görev ayrımı olamaz. Gerekli olan tüm görevler önemlidir! Bir komünistin görevlere bakış açısını be­lirleyen bu anlayış olmalıdır.

                                  “Kadroları cesur inisiyatif ruhuyla eğitmek demek, burnu büyüklüğe ve kibire karşı mücadele etmek de­mektir. Kibir ve palavracılık, içinde az tehlike ba­rındırmamakta, kendini beğenmişliğe, kayıtsızlığa, ihmalkârlığa ve uyanıklığın yitirilmesine götürmekte­dir. Onun kaçınılmaz yol arkadaşları, durgunluk, sıra­danlık ve atalardan kalma geleneklere kölece bağlı kal­maktır.” (“Komünist Enternasyonal’de Kadro Sorunu Üzerine”, s.197, İnter Yayınları, Şubat 1997, İstanbul)

                                  Partinin yönetici organlarının üyelerini doğru yönlendirebilmesi için üyelerinin kendi yetenekleri ve eksiklikleri hakkında mümkün olduğunca tam bir bilgiye gereksinimi vardır. Bu bağlamda kendini doğ­ru değerlendirebilme yeteneği önem kazanmaktadır. Kendini övmek değil, kendini doğru değerlendirmek! Bu, bir komünistin kendi yeteneklerinin farkında ol­duğu kadar, eksikliklerini, zayıf olduğu yönlerini de bilmesi anlamına gelir. Hatta ilerlemek istiyorsa, dik­katini özellikle eksiklikleri üzerine yoğunlaştırır. Ek­sikliklerini örtbas etme değil, onları açığa çıkararak üzerine gitme yolu, kendinden fazlaca hoşnutluk de­ğil, kendini aşma isteği… Bizi ilerletecek olan budur.

                                  Bu bağlamda birlikte çalışılan tüm yoldaşların da birbirlerine karşı sorumlulukları vardır. Yoldaşla­rımızın hatalarına-eksikliklerine karşı zamanında mücadele etmek, onlara bu konuda yardımcı olmak vazgeçilmez görevimizdir:

                                  “Kadroların kendi kendilerini övmelerine”, bunun onlara yararlı bir hizmet sunacağı varsayımıyla göz yumulmamalıdır. Böyle bir görüşten daha yanlış bir şey yoktur! Kadroları hatalarını gizleme yoluyla gözet­me ve elde tutma, bu kadroları kesinkes mahvetmek demektir. Cesur, açık ve nesnel eleştiri, Bolşevik kad­ro eğitiminin ana yöntemidir. Bu, onların kendilerini mükemmelleştirmelerine yardım eder, ilerlemelerini ve zorlukları aşmalarını sağlar.” (Age., s.202)

                                  Biraz da “yanlış” alçak gönüllülük üzerine

                                  Aslında alçak gönüllülüğün doğrusu yanlışı olmaz. Alçak gönüllüsünüzdür, ya da değilsinizdir. Bir ko­münist için hedeflenecek özellik alçak gönüllülüktür. Burada “yanlış alçak gönüllülük” olarak adlandırdı­ğımız şey alçak gönüllü olma adına düşülen bir yan­lıştır. Açıklayalım:

                                  Çalışmalarımızda ortaya çıkan yanlışlar kadar yap­tığımız olumlulukları da diğer yoldaşlarımıza aktar­ma yükümlülüğümüz vardır ki yoldaşlarımız başarılı yol ve yöntemlerden öğrenebilsinler. Alçak gönüllü olma adına yapılan olumlu işler yeterli biçimde anla­tılmıyor, bunlar diğer yoldaşların bilgisine sunulmu­yorsa, bu bir erdem değil, kötülüktür. Bu konuda as­lında neyin gerçekten başkaları faydalansın diye bilgi aktarımı olarak kaleme alındığı-anlatıldığı, neyin ise esasta beğeni toplamak için, kendi kendine övgü amacıyla anlatıldığı dinleyenler açısından çoğunluk­la kolaylıkla farkedilir. Arada ince bir fark vardır, fa­kat bu her ihtimalde farkedilebilir türdendir. Çünkü biri dinleyenleri rahatsız eder, diğeri ise onları canı gönülden dinleyip anlatılanlardan bir şeyler kapma­ya iter. Dikkatinin merkezinde “beğenilme” duran yoldaş, kendi kendine övgüye, kibirliliğe yatkındır. O yaptığı işten çok kendini önemser pozisyondadır. Diğeri ise işi önemser, sürekli yeni görevler peşinde koşar, çalışmaları daha verimli kılmak için yol ve yöntemler deneme üzerinde yoğunlaşır, inisyatifli davranır… şüphesiz bunlar için övgü de alır, fakat o bunu çok fazla önemsemez, daha çok bunu işin yan ürünü olarak görür.

                                  Şüphesiz, yaptığı işlerde olumluluklardan çok hata ve eksiklikler üzerinde duran, hep daha iyi iş peşin­de koşma anlamında erişilenden “hoşnutsuz” olan bir yoldaş gelişmeye çok daha açıktır. Fakat bu bazen tersine de dönme durumundadır. Kendi yaptığı işi haksız olarak “küçümseme”, “önemsiz” olarak görme eğilimi çokça kadın arkadaşlarda (ama sadece onlar­da değil) kendini göstermektedir. Bu çekingenlik ve “yanlış alçakgönüllülük” toplumsal olarak dayatılan egemenlik ilişkisinin bir uzantısı olarak komünist saflara dek yansımaktadır. Bu tavrın ardında yatan gerçek anlamda alçak gönüllülük değil, kendi emeği­nin değerini bilmeme durumudur.

                                  Kendi emeğine sahip çıkmak ile kendini pazar­lamak arasında belirgin bir fark vardır. Ne kendine övgü dizmek ne de yanlış alçakgönüllülük! Bu nokta­da dengeyi tutturmak belki zordur, fakat hedeflenen bu olmalıdır.

                                  Haziran 2021

                                  İlgili

                                  Önceki yazı

                                  Dijital dünya mı? Analog hayat mı?

                                  Sonraki Gönderi

                                  Devrimcilik taşınması gereken bir “yük” değil

                                  İlgiliGönderiler

                                  Kahrolsun emperyalist saldırganlık! Kahrolsun haksız gerici savaşlar!
                                  Kadın

                                  Kahrolsun emperyalist saldırganlık! Kahrolsun haksız gerici savaşlar!

                                  6 Mart 2026
                                  8 Mart 2026’da: Barbarlık yerine sosyalizm!
                                  Kadın

                                  8 Mart 2026’da: Barbarlık yerine sosyalizm!

                                  6 Mart 2026
                                  İran’a yönelik emperyalist korsanlık saldırısını kınıyoruz!  
                                  Dünya

                                  İran’a yönelik emperyalist korsanlık saldırısını kınıyoruz!  

                                  1 Mart 2026
                                  “NATO ve Emperyalist Savaş Karşıtı Birlik” kuruldu
                                  Güncel

                                  “NATO ve Emperyalist Savaş Karşıtı Birlik” kuruldu

                                  28 Şubat 2026
                                  Ortadoğu’da emperyalist savaşa hayır!
                                  Dünya

                                  Ortadoğu’da emperyalist savaşa hayır!

                                  28 Şubat 2026
                                  YDİ ÇAĞRI
                                  İşçi Dünyası

                                  Şubat sayımız, sayı 77 çıktı!

                                  25 Şubat 2026
                                  Sonraki Gönderi
                                  Devrimcilik taşınması gereken bir “yük” değil

                                  Devrimcilik taşınması gereken bir “yük” değil

                                  Son Haberler

                                  Kahrolsun emperyalist saldırganlık! Kahrolsun haksız gerici savaşlar!

                                  Kahrolsun emperyalist saldırganlık! Kahrolsun haksız gerici savaşlar!

                                  6 Mart 2026
                                  8 Mart 2026’da: Barbarlık yerine sosyalizm!

                                  8 Mart 2026’da: Barbarlık yerine sosyalizm!

                                  6 Mart 2026
                                  İran’a yönelik emperyalist korsanlık saldırısını kınıyoruz!  

                                  İran’a yönelik emperyalist korsanlık saldırısını kınıyoruz!  

                                  1 Mart 2026
                                  “NATO ve Emperyalist Savaş Karşıtı Birlik” kuruldu

                                  “NATO ve Emperyalist Savaş Karşıtı Birlik” kuruldu

                                  28 Şubat 2026
                                  Ortadoğu’da emperyalist savaşa hayır!

                                  Ortadoğu’da emperyalist savaşa hayır!

                                  28 Şubat 2026
                                  YDİ ÇAĞRI

                                  Şubat sayımız, sayı 77 çıktı!

                                  25 Şubat 2026
                                  8 Mart: Görülmezden gelinen emekten devrimci kopuşa!

                                  8 Mart: Görülmezden gelinen emekten devrimci kopuşa!

                                  24 Şubat 2026
                                  İran’a yönelik emperyalist saldırıya hayır!

                                  İran’a yönelik emperyalist saldırıya hayır!

                                  23 Şubat 2026
                                  Emperyalist dünya sistemi içinde Türkiye‘nin konumu -IV-

                                  Emperyalist dünya sistemi içinde Türkiye‘nin konumu -IV-

                                  20 Şubat 2026

                                  Şubat 2026

                                  20 Şubat 2026
                                  • YDİ Çağrı / Tüm Sayılar
                                  • Youtube Kanalı
                                  • İletişim
                                  Tel: +0507 037 75 27

                                  © 2023 Yeni Dünya İçin Çağrı

                                  Sonuç yok
                                  Tüm Sonucu Görüntüle
                                  • YDİ ÇAĞRI
                                  • Güncel
                                  • İşçi Dünyası
                                  • Kadın
                                  • Gençlik
                                  • Kürdistan
                                  • Çevre
                                  • Dünya
                                    • Avrupa
                                    • Amerika
                                    • Ortadoğu
                                    • Afrika
                                    • Asya
                                    • Pasifik
                                  • Makaleler
                                  • Yayınlar
                                    • Son Sayı
                                    • YDİ Çağrı / Tüm Sayılar
                                    • Yeni İşçi Dünyası
                                    • Yeni Kadın Dünyası
                                      • Dört Duvar
                                    • Yeni Dünya Gençliği
                                    • Bildiriler
                                    • Broşürler
                                    • Yeni Dünya İçin
                                  • Youtube TV
                                  • Tüm Yazılar
                                  • İletişim
                                    • Hakkımızda
                                  • tr TR
                                    • tr TR
                                    • en EN
                                    • de DE
                                    • fr FR
                                    • es ES
                                    • ar AR
                                    • ku KU

                                  © 2023 Yeni Dünya İçin Çağrı

                                  Yeni Dünya İçin ÇAĞRI Size en son haberler ve güncellemeler için bildirimler göstermek istiyoruz.
                                  Reddet
                                  Bildirimlere İzin Ver