Ekim ayında MESS ile sendikalar; Türk Metal, Birleşik Metal-İş ve Özçelik-İş arasında, 2025-2027 dönemi MESS Grup Toplu İş Sözleşmesi için görüşmeler başladı. Görüşmeler MESS patronlarının, sendikaların ücret artışı ve sosyal haklar konusundaki taleplerini kabul etmemesi üzerine 8 Aralık’ta yapılan son toplantıda anlaşmazlıkla sonuçlandı.
Birleşik Metal İş Sendikası ve Türk Metal Sendikası yaptıkları açıklamada, MESS ile yapılan pazarlıkların sonuçsuz kaldığını ve uyuşmazlık tutanağının tutulduğunu duyurdular.
Sendikaların talepleri
13 Ekimde MESS patronları ile oturulan toplu pazarlık masasında sendikaların ücret artışı ve sosyal haklar komsundaki talepleri şöyleydi:
Türk Metal; sözleşmenin 2 yıllık olmasını, ilk 6 ay için saat ücretlerine önce yüzde 20 zam uygulanmasını, ardından ortaya çıkan ücretlere 35 TL seyyanen zam, ilk altı ay için saat ücretlerine ortalama %35,2 zam yapılmasını, ikinci 6 aylık dönem için gerçekleşen enflasyon oranında, üçüncü 6 aylık dönem için enflasyon farkı ve yüzde 3 refah payı, son 6 aylık dönem için ise enflasyon oranında ücret artışı sağlanmasını istemişti.
Birleşik Metal-İş; saat ücreti 170 TL’nin altında olan işçilerin saat ücretlerinin 170 TL’ye yükseltilmesini, aylık ikramiye dahil net 31.250 TL’nin altında ücret alan işçilerin ücretlerinin öncelikle 31.250 TL’ye getirilmesini, bu iyileştirmeden sonra tüm işçilerin saat ücretlerine yüzde 15 ve bunun üzerine de seyyanen 100 TL ücret zammı yapılmasını, bunlar sağlandıktan sonra ilk altı ay için ücretlere yüzde 58,5 zam yapılmasını, resmi enflasyonun gerçeği yansıtmaması nedeniyle altı aylık enflasyonun yarısı kadar ilavesiyle zam yapılmasını ve sosyal hakların yüzde 150, 190 oranında artırılmasını talep etmişti.
Özçelik-İş Sendikası: Birinci 6 ay için mevcut saat ücretlerine 40 TL ücret iyileştirmesi yapıldıktan sonra yüzde 20, ikinci 6 ay enflasyon artı yüzde 3, üçüncü 6 ay enflasyon artı yüzde 5, dördüncü 6 ay için ise enflasyon artı yüzde 3 ücret zammı yapılmasını talep etmişti.
MESS metal işçileriyle alay ediyor!
Birleşik Metal İş Sendikası 8 Aralık’ta yaptığı açıklamada MESS’in, birinci 6 aylık dönem için yüzde 5 ve sonrasında seyyanen 11,5 TL teklif ettiğini, bu teklifin yüzde 10’a karşılık geldiğini, 6 aylık resmi enflasyon oranı ise yüzde 13,11 olduğunu, yapılan teklifin resmi enflasyonun bile gerisinde kaldığını, 6’şar aylar için ise bir teklif verilmediğini duyurdu.
Ayrıca MESS’in, sosyal haklarda da yüzde 25 oranında (son 1 yıllık dönemde gerçekleşen resmi enflasyon oranı yüzde 32,95’tir) artış teklif ettiğini, sözleşmenin 3 yıl olmasını ve ikramiyelerin fiili çalışmaya bağlı ödenmesini, Tamamlayıcı Sağlık Sigortasının işverenler tarafından ödenmesinin sona erdirilmesini teklif ettiği ve sosyal haklar ve diğer konularda herhangi bir ilave teklifin kabul edilmediği belirtildi.
Açıklamanın devamında, MESS’in, sendikanın bugüne kadar hiçbir talebini kabul etmediği, tersine karşı teklifler verilerek mevcut haklar geriye götürmek istediği belirtiliyor.
Türk Metal Sendikası da aynı gün yaptığı açıklamada; ücret artışı teklifine karşılık ilk 6 ay için saat ücretlerine %5 + seyyanen 11,50 TL zam teklifinde bulunulduğu, bu zammın %10’a tekabül ettiği, MESS’in diğer 6 aylık periyotlar içinse herhangi bir teklifte bulunmadığı, sosyal yardımlarda 1. yıl için masaya %25’lik, 2. yıl için herhangi bir artış teklifinde bulunulmadığı belirtiliyor.
İkramiyelerde ise bazı zorunlu haller hariç, ikramiyelerin devamsızlık yapılan günler için kesinti yapılarak ödenmesini ve yapılan kesintilerin de bir fonda toplanmasını, ayrıca MESS’in, sözleşmenin üç yıllık olmasını talep ettiği belirtiliyor.
Birleşik Metal İş Sendikası, MESS’in teklifini kabul etmeyeceklerini ve mücadele etmekten geri durmayacaklarını belirtirken, Türk Metal Sendikası ise sosyal diyalog anlayışıyla hareket ettiklerini, çalışma barışını gözeten bir tavır ortaya koyduklarını, fakat MESS ücret ve sosyal haklara ilişkin maddeler başta olmak üzere kabul edilemez tekliflerde bulunduğunu, “gelen bu teklifler karşısında sözleşme masasını terk etmiş uyuşmazlık tutanağını tutarak arabulucu sürecini başlatmıştır.” demektedir.
Uyuşmazlık tutulmasının ardından Türk Metal, Başkanlar Kurulunu toplayarak “kapsamlı değerlendirme” yapacaklarını, Birleşik Metal İş Sendikası ise “toplu sözleşme sürecine yönelik mücadele kararları” alacaklarını açıkladı.
Metal işçileri mücadeleyi ellerine almalı
MESS patronlarının metal işçisiyle dalga geçer gibi yaptığı tekliflerin sorumlusu MESS ile masaya oturan sendikalardır.
Sendikalar ne toplu sözleşme pazarlıkları öncesinde, ne de toplu görüşme sürecinde doğru dürüst bir mücadele yürütmemiş ve yine bekle -gör tavrı içerisine girmişlerdir. Bundan sonrası için de, ciddi bir ön hazırlığının yapılmadığı, örgütlenmemiş mücadele çağrılarının lafta kalacağı açıktır. Sendika bürokrasisi bir sonraki Toplu İş Sözleşmesi görüşmelerine kadar görev savmıştır.
Sendika bürokrasisinin derdi metal işçilerinin talepleri için mücadele etmek ve bu talepleri elde etmek olsaydı, sadece MESS ile toplantı yapmakla kalınmaz, talepler kabul edilmediğinde hangi mücadele hattının izleneceği en başından ortaya konup, her fabrikada buna yönelik hazırlık yapılırdı. Bırakalım böyle bir hazırlığı, işçilerle yapılan ücret talebi anketleri bile göstermelik olmaktan ileri gidemedi.
Bir Beko işçisi sarı sendikacılığın bu süreçteki tutumunu şu şekilde dile getiriyor: “Sendikacılar pazarlığa patronun kaygılarıyla başlıyor. İşçinin boş tenceresi umurlarında değil. Süreçte işçinin yanında olmadıkları gibi fabrika içerisinde olumsuz hava yaymaktan da geri durmuyorlar. Kimse sesini çıkaramaz oldu, işsizlik en büyük korkumuz. Kış ayları da geldi bu mevsimde işsiz kalmak hiç kimse istemez. Ülkedeki demokrasi gibi fabrika da. Nasıl hükümeti eleştirirsen, rakip olursan cezaevine girme riskin var, fabrikada da şikayet edemezsin, sendikacılara laf söyleyemezsin.” ( kaynak Evrensel)
İşçi sınıfının örgütleri olmak yerine, işçi sınıfı üzerinde baskı aracı haline gelmiş olan sarı sendikalar işçi sınıfının mücadelesinin önünde engeldir.
Yozlaşmış, işçiden uzaklaşmış, TİS masasından kalkmayı “mücadeleci tavır” gibi yutturmaya çalışan bir avuç sendika ağasını, işçi sınıfı mücadeleyle başından atmadığı sürece sefalet ücretine razı olmaya mahkûmdur.
Bundan sonraki süreç için bu sözleşmede metal işçisinin elde edeceği kazanımlar, metal işçisinin duruşu ve mücadelesi ile belirlenecektir.
Henüz geç değildir. Metal işçileri kazanılmış haklarını kaybetmemek, enflasyon karşısında ücret düşüşü yaşamamak ve gerçek ücret artışı için sendika bürokrasisine rağmen, sendika ayrımı gözetmeksizin birlikte mücadele etmek zorundadır.
Metal işçileri mücadeleyi ellerine almalı, mücadeleyi sendika bürokrasisine bırakmamalı, tabandan çeşitli mücadele araçları (fabrika komiteleri, grev ve mücadele komiteleri vs.) yaratmalı, mücadelelerini bu örgütlenmeler önderliğinde sürdürmelidirler.
9 Aralık 2025

































































