Siyonist İsrail devleti ve ABD emperyalizmi İran’a ortak saldırı başlattı.
İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, “İsrai’in devlete yönelik tehditleri ortadan kaldırmak amacıyla İran’a önleyici bir saldırı başlattığını” duyurdu.
ABD Başkanı Donald Trump ise, ABD ordusunun İran topraklarında “geniş kapsamlı muharebe operasyonlarına” başladığını duyururken, İran ordusuna “Silah bırakın”, İran halkına da “Kendi hükümetinizi devralın” çağrısı yaptı.
ABD emperyalizmi bir yandan İran’a saldırmak için askeri yığınak yaparken, diğer yandan da İran ile dolaylı diplomatik görüşmeler yapıyordu.
Umman’ın aracılığında süren nükleer müzakerelerin üçüncü turu, İsviçre’nin Cenevre kentinde yapılmıştı.
İran’a yapılan saldırı yapılan müzakerelerin göstermelik olduğunu gösteriyor.
Ortadoğu’da yeni bir düzen kuruluyor. ABD emperyalizmi ve ileri karakolu İsrail çıkarları doğrultusunda, kontrolleri altında olmayan örgütleri, devletleri kontrolleri altına almaya çalışıyor.
Siyonist İsrail devletinin ve ABD emperyalizminin İran’a saldırma hakkı yoktur. Bu saldırının karşısındayız!
Molla rejimini yıkacak güç emperyalistler değil, İran’ın çeşitli ulus ve milliyetlerden işçileri ve emekçileridir.
Bir savaşta önce kimin saldırdığı, kimin savunmada olduğu önemli değildir. Önemli olan savaşın ne için yapıldığı, hangi sınıflar önderliğinde, hangi amaçlarla, hangi siyasetin ürünü olarak yürütüldüğüdür.
ABD emperyalizmi ve İsrail ile İran Devleti arasındaki savaş; Ortadoğu’da devam eden emperyalist paylaşım savaşının bir parçasıdır. Bu savaşta desteklenecek bir taraf yoktur.
İran’ın İslamcı faşist molla rejimi ile ABD emperyalizmi ve İsrail arasındaki savaşta işçi ve emekçilerin hiçbir çıkarı yoktur. Ortadoğu’yu daha da karıştıracak olan bu savaş, emperyalist, gerici ve haksız bir savaştır! ABD emperyalizminin ve Siyonist İsrail’in, İslamcı Mollaların kendi çıkarları için sürdürdükleri gerici, karşı devrimci savaşa karşı çıkmalıyız.
İran, İsrail ve ABD’li işçi ve emekçiler, bu savaşa karşı çıkmalı, ellerindeki silahı kendi burjuvazilerine çevirmelidirler. Savaşı devrim için iç savaşa dönüştürmek ve savaştan devrimle çıkmak hedefleri olmalı, bunun için mücadele etmelidirler.
Fiili olarak savaşa katılmayan ülkelerin komünistlerinin görevi, emperyalist savaşın gerçek niteliğini teşhir etmenin yanında, savaş tarafı ülkelerin devrimci komünist güçlerine mümkün olan en büyük desteği de vermektir.
Ortadoğu’ya barış, emperyalistlerin savaşırken bile adına barış dedikleri saldırganlıkla değil, Ortadoğu’nun halklarının gerçek barış ve devrim mücadelesiyle gelecektir.
Tek kurtuluş, işçi sınıfı, ezilen halkların proleter enternasyonalizmi ve sosyalizm bayrağı altında toplanmasındadır!
Dayanışmamız İran’ın çeşitli ulus ve milliyetlerden işçi ve emekçilerinedir.
Kahrolsun gerici, haksız, emperyalist savaşlar!
Kahrolsun emperyalizm!
Kahrolsun emperyalist savaş!
Yaşasın proletarya enternasyonalizmi!
28 Şubat 2026


































































