Suriye Geçici Hükümeti Cumhurbaşkanı Ahmed El Şara ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) Genel Komutanı Mazlum Ebdî arasında, 18 Ocak’ta tam entegrasyonu ve kapsamlı ateşkesi içeren 14 maddelik bir anlaşma imzalandığı kamuoyuna duyurulmuştu.
19 Ocak’ta Şam’da Mazlum Abdi ile Suriye Geçici Cumhurbaşkanı Ahmed Şara arasında gerçekleşen, imzalanması beklenen “ateşkes” ve “entegrasyon” görüşmesinin “olumsuz sonuçlandığı” SDG tarafından kamuoyuna duyuruldu.
Rudaw’a açıklama yapan, Abdi-Şara görüşmesinden sonuç çıkmadığını belirten Demokratik Birlik Partisi (PYD) Başkanlık Konseyi üyesi Foza Yusuf, “Her yerde çatışmalar var. Ahmed Şara’nın dün aldığı kararların hiç biri sahada uygulanmadı. Bize tam bir teslimiyet dayatılıyor. Biz de bunu asla kabul etmeyeceğiz” dedi.
“Bazı şeylerin süreç içerisinde hayata geçirilmesi gerekiyor. Ancak onlar (Şara yönetimi) her şeyi bugün teslim edeceksiniz. Tüm taleplerimizi kabul edeceksiniz. Tüm kurumlarınızı feshedeceksiniz. Petrol kuyularının tamamını teslim edeceksiniz. Okullarınızda eğitimi durdurup kendi sisteminizi lağvedeceksiniz. Bunların hepsini de hemen istiyorlar. Haseke’den DSG’nin çekilmesini istiyorlar. Kobani’de silahları bırakacaksınız diyorlar. Bize açıkça teslimiyet dayatılıyor ve biz bunu kabul etmeyeceğiz.”
Foza Yusuf, “Biz savaş istemiyoruz ancak bu şekilde saldırılar devam edderse kararımız direnmektir. Çünkü kimliğimizi, kazanımlarımızı, varlığımızı kabul etmiyorlar. Baas rejimi size nasıl yaklaştıysa biz de aynısını yapacağız, siz de kabul edin diyorlar. Kürtleri katletme kararı alan Şam’dır, bunu bugün her yerde gösteriyorlar. Bize bir tek direniş yolu kalıyor” ifadelerini kullandı.
Rojavaya yönelik savaşa hayır!
Hasekê ve Kobanê’ye Suriye Geçici Hükümetine bağlı silahlı gruplar saldırmaya başladı.
Suriye Geçici Hükümeti ve hükümeti destekleyen Türkiye, emperyalistler, Ortadoğu’nun gerici devletleri; Rojava’da özerk yönetim olmasını istemiyorlar. Kürt halkının statüsünün olmasını istemiyorlar.
Rojavaya saldırı ve savaş Kürt halkına yönelik savaştır.
Rojava’da yaşayan halkların kendi özyönetimlerini kurmaları ve kendi kaderlerini belirlemeleri onların en demokratik doğal hakkıdır. Rojava halkı nasıl yaşayacağına kendisi karar vermelidir. Rojava halkı, kendi varlığına yönelen tehditlere ve dinci faşistlerin saldırılarına karşı mücadele etmektedir.
Sömürgeci Türk devletinin desteğindeki Suriye Geçici Hükümetinin Rojava’ya yönelik saldırılarına karşı durmak, her devrimci ve demokrat insanın görevidir. Rojava’daki özerk-demokratik yapıya yönelik saldırılara karşı çıkarken, aynı zamanda emperyalistlerden dost olmayacağı gerçeğini hep yeniden hatırlatmak görevimizdir.
Rojava’ya karşı savaş, Kürt halkına karşı savaş, aynı zamanda bütün milliyetlerden halklara karşı savaştır. İşçilere, emekçilere karşı savaştır. Türk işçileri, emekçileri bu haksız sömürgeci savaşa dur demekte en büyük sorumluluğa sahiptir.
Suriye’de çeşitli ulus ve milliyetlerden işçiler, emekçiler, ezilenler, halklar için tek çözüm, ulusların ayrılma hakkına sahip olduğu, özgür bir ortamda tüm milliyetlerin eşit koşullarda yan yana yaşadığı, demokratik federatif bir Suriye devletidir.
Demokratik federatif Suriye’ye işçilerin, köylülerin demokratik halk devrimiyle mutlaka varılacaktır.
Görev bunun için çalışmaktır!
Suriye’de İslam soslu gerici faşist diktatörlük çözüm değildir!
Suriye’de gerçek çözüm işçilerin emekçilerin kendi iktidarında, halk demokrasisinde/sosyalizmdedir!
Yaşasın Kürt ulusunun ulusal kurtuluş mücadelesi!
20 Ocak 2026


































































