Suriye’de Rojava’nın geleceği ile ilgili olarak Kuzey ve Doğu Suriye Demokratik Özerk Yönetimi ile Suriye geçiş hükümeti arasında görüşmeler sürüyor.
ABD ve Fransa’nın gözetiminde yapılan toplantılara dolaylı olarak Türkiye’de katılıyor.
Görüşmelerde Suriye geçiş hükümeti ile güvenlik, askeri iş birliği ve SDG’nin silahlı güçlerinin Suriye ordusuna entegrasyonu gibi temel konular ele alınıyor.
Özerk Yönetim temsilcilerinin yaptığı açıklamalar, Özerk Yönetim’in Suriye’nin toprak bütünlüğü ve Suriye’de tek devlet, tek ordu ve tek hükümetin olması ile bir sorunu olmadığını gösteriyor. Sorun; SDG’nin “yüz bin savaşçısının Savunma Bakanlığı bünyesine entegre edilmesi”nin biçimi, Kürtlerin ve diğer halkların haklarının anayasal güvence altına nasıl alınacağı sorunudur. Bu konuda HTŞ ile ve aynı zamanda ABD ve Fransa ile dolaylı olarak da Türkiye ile görüşmeler, pazarlıklar sürüyor.
Özerk Yönetim, Suriye’nin birliğinin pazarlık konusu olmadığını açıklarken, aynı zamanda çoğulcu demokratik sistem, toplumsal adalet, toplumsal cinsiyet eşitliği ve tüm kesimlerin haklarını garanti altına alan bir anayasa ve âdemi merkeziyetçi bir Suriye talep ediyor.
Açıklamalar/gelişmeler
Hakan Fidan
13 Ağustos’ta Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Türkiye’yi ziyaret eden Suriye Dışişleri Bakanı Hasan Şeybani’yle ortak basın toplantısı düzenledi. Toplantıda YPG’yi “zamana oynamakla” suçlayan Fidan “Tolere etmekte zorlandığımız gelişmeleri görmeye başlıyoruz” dedi.
“Artık YPG’nin de zamana oynama politikasını da bırakması lazım, bekledikleri karışıklık çıkmayacak, çıksa bile onların istediği sonuç hiçbir zaman gerçekleşmeyecek.”
“Kusura bakmayın kimse enayi değil, biz enayi değiliz. Bu süreçlere iyi bir niyet yatırıyoruz diye sizin orada ortaya koyduğunuz küçük kurnazlıkları görmüyor değiliz. Ama büyük bir devlet olmanın bir kuralı var. Sizi tekrar buradan uyarıyorum ve halihazırda durduğunuz yeri artık değiştirmeye davet ediyorum.”
Fidan SDG’nin 10 Mart anlaşmasına uymasını ve gereklilikleri yerine getirmesini istiyor. Bu istem aynı zamanda Türkiye’nin ve Batılı emperyalistlerin de istemidir.
Eğer bu yapılmazsa, 10 Mart anlaşmasının gereklilikleri yerine getirilmezse SDG’ye aba altından sopa gösteriliyor.
Îlham Ahmed
17 Ağustos’ta Fransa’nın Marsilya kentinde Kuzey ve Doğu Suriye Demokratik Özerk Yönetimi Dış İlişkiler Dairesi Eşbaşkanı Îlham Ahmed’in katılımıyla halk toplantısı düzenlendi.
Toplantıda konuşma yapan, ılımlı mesajlar veren Îlham Ahmed, Suriye’nin toprak bütünlüğüne bağlılıklarını yeniden ifade ederek, bölünme projelerine karşı olduklarını ve 10 Mart Anlaşmasına sadık kaldıklarını söyledi.
Îlham Ahmed, barışçıl çözüm yollarına olan inancını da vurgulayarak, entegrasyon ile tüm halkların birlikte yaşamasının mümkün olduğunu ifade etti.
Ahmed el-Şara
Suriye Geçici Cumhurbaşkanı Ahmed el-Şara, İdlib’de akademisyenler, kanaat önderleri ve sivil toplum temsilcileri ile gerçekleştirdiği toplantıda, Suriye’de yaşanan sorunlar ve yeni dönemin yol haritası hakkında konuştu.
Rojava ve SDG ile ilgili duruma ilişkin de konuşan El-Şara, SDG ile on yıldır ilk kez bir uzlaşı sağlandığını söyledi.
Bu mutabakatın sadece yerel aktörlerle sınırlı olmadığını vurgulayan El-Şara, “Suriye, SDG ve Türkiye’nin de ilgili olduğu ve Amerikalıların da bulunduğu bir anlaşma taslağı üzerinde mutabık kalındı. Bu dört taraf bir şey üzerinde anlaşırlarsa, o gerçekleşir” ifadelerini kullandı.
Anlaşmanın uygulama mekanizmalarının tartışıldığını belirten El-Şara, sürecin hassasiyetine dikkat çekti ve SDG’yi eleştirdi.
“SDG bu anlaşmayı uygulamaya hazır olduklarını ifade ediyorlar. Ancak bazen sahada, müzakerelerde ve medyada söylediklerine ters düşen işaretler veriyorlar.”
SDG ile sahadaki bazı uygulamalarının müzakerelerde gerçekleşenlerden farklı olduğunu belirten el-Şara, “DSG ile aramızda tarihi bir anlaşma var ve uygulama mekanizmasını tartışıyoruz” dedi.
Tüm zorluklara rağmen uluslararası baskının SDG ile barışçıl çözüm yönünde olduğunu belirten El-Şara, “Bu konuda da iyimserim, inşallah birkaç ay içinde dosya sağlıklı bir şekilde çözülür. Suriye, herkesin hakları anayasada ve devletin kanununda korunmak kaydıyla bir karış topraktan vazgeçmeyecektir” dedi.
El-Şara ile SDG Genel Komutanı Mazlum Abdi arasında 10 Mart’ta imzalanan anlaşma, Rojava Özerk Yönetimi’ne bağlı tüm sivil ve askeri kurumların Suriye devleti ve askeri kurumlarına entegre edilmesini öngörüyordu.
Yazıda aktardığımız gelişmeler, tavırlar HTŞ, SDG, ABD ve Türkiye arasında; Rojava’nın yeni Suriye yönetimine entegre edilmesi konusunda görüşmelerin, pazarlıkların sürdüğünü gösteriyor. Bu görüşmelerin ve pazarlıkların sonuçlarının ne olacağını önümüzdeki birkaç ay içinde göreceğiz.
Suriye devleti sınırları içinde, merkezi bir Suriye devletinin iktidarında, Suriye’nin toprak bütünlüğünden yana olan tüm güçlerin bir biçimde temsil edilmesinin nasıl olacağı konusunda esas olarak pazarlıklar yürüyor.
Çok uluslu bir devlet olan Suriye’de halkların yönetime ortak edilmemesi ve haklarının anayasal güvenceye kavuşturulmaması, Suriye’nin çok daha büyük bir kargaşa ve kanlı bir iç savaş içine sürüklenmesine yol açacaktır.
Suriye’de kaostan çıkmanın tek yolu var!
Ortadoğu’da emperyalist büyük güçler arasında yeniden paylaşım dalaşı yaşanıyor. Suriye’de bu paylaşım dalaşının parçasıdır. Emperyalistler, işbirlikçileri, gerici bölge devletleri paylaşımdan pay kapmaya çalışıyor.
Emperyalist paylaşımdan en fazla zararı gören işçiler, emekçiler, ezilen halklardır. Çıkarlar için birbirine kırdırılan, ölen, yerini yurdunu terk etmek zorunda bırakılan onlardır.
Suriye’nin kaostan çıkmasının tek yolu vardır:
Suriye’de çeşitli ulus ve milliyetlerden işçiler, emekçiler, ezilenler, halklar için tek gerçek çözüm, ulusların ayrılma hakkına sahip olduğu, özgür bir ortamda tüm milliyetlerin eşit koşullarda yan yana yaşadığı, demokratik federatif bir Suriye devletidir.
Ancak bunun emperyalizmin, kapitalizmin egemenliği şartlarında gerçekleşmesi mümkün değildir.
Suriye’de gerçek çözüm işçi sınıfı önderliğinde devrimdedir.
Halklar kendi burjuvazilerine ve onların gerisindeki emperyalist güçlere karşı kendi savaşlarını örgütlemeli ve yürütmelidirler.
18 Ağustos 2025


































































