Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının “6356 Sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu Gereğince; İşkollarındaki İşçi Sayıları ve Sendikaların Üye Sayılarına İlişkin 2025 Temmuz Ayı İstatistikleri Hakkında Tebliğ”i Resmi Gazete’de yayımlandı.
Kayıtlı işçi sayısında artış yaşanırken, sendikalı işçi sayısında dikkat çekici düşüş yaşandı.
Tebliğe göre:
Kayıt altında çalışan işçi sayısı: 17.326.143
Sendikalı işçi sayısı: 2.429.527
Sendikalaşma oranı: yüzde 14,022
2025’in ocak ayından bu yana sendikalı işçi sayısı 2 milyon 524 bin 547’den 95 bin kişi azalarak 2 milyon 429 bin 527’ye geriledi. Ocak ayında yüzde 14,97 olarak kaydedilen sendikalı işçi oranı, temmuz ayında yüzde 14,02’ye düştü.
Ocak ayında 16 milyon 864 bin 733 olan kayıtlı işçi sayısı, temmuz ayında 461 bin 410 kişi artarak 17 milyon 326 bin 143’e yükseldi.
Türk-İş’e bağlı 32 sendikanın toplam üye sayısı: 1 Milyon 272 Bin 495
Ocak 2025 istatistiğine göre: 1 Milyon 330 bin 187
Fark: – 57 Bin 692
Hak-İş’e bağlı 20 sendikanın toplam üye sayısı: 828 bin 5
Ocak 2025 istatistiğine göre: 847 Bin 841
Fark: -19 bin 836
DİSK’e bağlı 21 sendikanın toplam üye sayısı: 265 Bin 727.
Ocak 2025 istatistiğine göre: 283 bin 191.
Fark: – 17 Bin 464.
En fazla üyeye sahip sendika 284 bin 541 işçiyle Türk Metal Sendikası oldu. Türk Metal’i, 263 bin 999 üyeyle Hizmet-İş Sendikası ve 224 bin 289 üyeyle Öz Sağlık-İş Sendikası takip etti.
Verilere göre 20 işkolu arasında en fazla işçinin çalıştığı alan 4 milyon 526 bin 306 işçiyle “ticaret, büro, eğitim ve güzel sanatlar” işkolu oldu. Bu iş kolunu, 1 milyon 967 bin 588 işçiyle “metal” ve 1 milyon 857 bin 769 işçiyle “inşaat” sektörleri izledi.
Tebliğe göre işkollarında durum
*Ormancılık işkolunda çalışan işçi sayısının artmış olması mevsimsel etkiden dolayıdır.
Bu da hala devletin “taşerona kadro” söylemlerinin işi boş bir söylem olduğunu, “taşeron” uygulamasının kamuda hala devam ettiğini, güvencesizliğin sürdüğünü göstermektedir. “Mevsimlik işçi” uygulaması ile çalışan sayısı artsa da sendikalaşma oranı düşüktür.
*Gıda Sanayi işkolunda faaliyet yürüten Şeker-İş Sendikası, genel olarak şeker fabrikalarında örgütlü ve yetkili bir sendikadır. Şeker fabrikalarının özelleştirilmesi sonucu sendika üye kaybı yaşamıştır.
*Madencilik ve Taş Ocakları işkolunda çalışan işçi sayısının artmış olması, maden şirketlerinin büyüdüğünü göstermektedir. Son zamanlarda tartışılan maden yasası ile birlikte sektöre yeni giren maden şirketlerinin sayılarının artması, işçi sayılarının da artmasına neden olmuştur. Madenlerin özelleştirilmesi de sendika üyeliklerinde düşüşün bir göstergesi olarak karşımıza çıkıyor.
*Dokuma, Hazır Giyim ve Deri işkolunda çalışan işçi sayısının 60 binden fazla azalması tekstil atölyelerinin/işyerlerinin alanının daraldığını göstermektedir. Ayrıca sendikal eğilim de azalmaktadır.
*İletişim işkolunda faaliyet gösteren çağrı merkezi işyerlerinin işkolları devamlı işveren/devlet ortaklığı ile değiştirilmekte, bu işkolunda çalışan işçilerin sayısı da o sebeple başka bir işkolu olan “Ticaret, Büro, Eğitim ve Güzel Sanatlar” işkolunda tescillendiğinden azalmaktadır. Bu işkolunda faaliyet yürüten sendikaların üye kayıpları da genel olarak bu sebepten dolayı gerçekleşmektedir.
*Banka, Finans işkolunda faaliyet yürüten bankalar, sigorta şirketlerinin sayısı gün geçtikçe artmakta ve doğalında işçi sayısı da artmaktadır. Ancak sendikal eğilim genel olarak bankaların özel işyeri konumunda olmasından kaynaklı düşmektedir.
*Ticaret, Eğitim, Büro ve Güzel Sanatlar işkolunda çalışanların sayısı Türkiye’de en hızlı artan konumdadır. İşkolunun dağınık yapısı, çok kapsamlı faaliyet alanının oluşu ve özellikle özel sektör işyerlerinin hızla büyümesi sebebiyle işçi sayısı artmaktadır. Ancak sendikal eğilim aynı oranda artmamaktadır. Ayrıca kamu sektöründe faaliyet yürüten bu işkolundaki işyerlerinde çalışan kamu işçilerinin Ocak 2025’te emekli aylıklarının bağlanmasının düşeceği kaygısı sebebiyle emekliliği tercih etmeleri de sendikaların üye sayılarında hızla düşüşe sebep olmuştur. Sendika üyelik sayılarındaki bir diğer düşüş sebebi ise bu işkolundaki sendikal rekabetin çok hissedilir olmasıdır.
*Çimento, Toprak ve Cam işkolunda çalışan sayısının artması, yine maden işkolunda çalışan işletmelerin artmasıyla doğru orantılıdır. Zira madencilik faaliyetlerinden elde edilen ham maddelerin işlendiği tesisler bu işkolunda faaliyet göstermekte olup işçi sayıları da bu sebeple paralel olarak yükselmektedir. Sendikal eğilim yatay bir düzlemde seyretmektedir. Hatta sendikalara üye olma sayıları işçi sayısının artışına göre oransal olarak daha geride kalmaktadır.
*Metal işkolunda faaliyet yürüten işyerleri ülkedeki ekonomik kriz ve artan maliyetler sebebiyle ülkeden ya çekilmekte, (uluslararası sermaye) ya da üretimi geçici/kalıcı olarak durdurmaktadır. Bu da işletmeler açısından personel sayısının azalmasına sebep olmaktadır. Bu işkolunda hatırı sayılır bir oranda ise sendikal eğilim hızla düşmektedir.
*İnşaat işkolunda çalışanların sayısı dönemsel olarak artmaktadır. İnşaat sektörü faaliyetlerinin yeniden artması işçi sayısını arttırmaktadır. Özellikle yap-işlet-devret modelli çalışan yol yapımı, YHT inşaatlarının sayıca çoğalması işkolundaki işçi sayılarını arttırmaktadır. Ancak sendikal eğilim açısından işkolunda tek yetkili sendika konumunda olan Yol-İş Sendikası’nın özel sektöre yönelik örgütlenme kampanyasının uzun yıllardır olmaması sendikal eğilimi de bu işkolu için düşürmektedir.
*Enerji işkolunda çalışan sayısının artması da yine maden yasasıyla beraber enerji şirketlerinin büyüdüğünü göstermektedir. Enerji işkolunda çalışan özellikle özel sektör çalışanlarının sendikal eğilimleri oldukça düşüktür.
*Taşımacılık işkolunda işçi sayılarının düşmesi faaliyet yürüten şirketlerin maliyetlerin, örneğin akaryakıt yükselmesi sebebiyle faaliyetlerini sonlandırması ya da geçici/kalıcı olarak durdurmasıyla açıklanabilir. Bu işkolunda standart bir sendikal eğilim vardır. Özellikle belediyelerin taşımacılık faaliyetlerine bakan iştiraklerinde çalışanların sendikal eğilimleri, bu işkolunda faaliyet yürüten sendikaların artan üyeliklerini açıklamaktadır.
*Gemi Yapımı ve Deniz Taşımacılığı, Ardiye ve Antrepoculuk işkolunda çalışan işçilerin sayısının artması mevsimsel olarak değerlendirilebilir. Ancak bu işkolunda sendikaların üye sayılarına baktığımızda yatay ve yerinde sayan bir üyelik eğilimi olduğu görülmektedir.
*Sağlık ve Sosyal Hizmetler işkolunda çalışan işçilerin sayısının artması, özellikle sosyal hizmet sektörünün hızla gelişmesiyle ilgilidir. Sendikal eğilimler kamu sektörü dışında yok denebilecek kadar az sayıdadır. Özellikle Sağlık Bakanlığı’nın son dönemde hızla büyüyen istihdamı sebebiyle adrese teslim üyeliklerle işkolunun nicel olarak en büyük sendikası Öz sağlık iş olarak karşımıza çıkıyor.
*Konaklama ve Eğlence işkolunda çalışan işçilerin de sayılarının artması dönemsel olarak değerlendirilmelidir. Mevsim olarak yaz aylarına doğru otelcilik faaliyetlerinin hızla artması, bu işkolunda çalışan sayısının yükselmesine sebep olmuştur. Sendikal eğilim bu işkolunda düşüktür. İnşaat işkolundaki gibi işkolunda tek yetkili sendika Toleyis’in olması ve bu sendikanın da özel sektöre yoğun bir örgütlenme kampanyasında bulunmaması eğilimi düşürmektedir.
*Güvenlik işkolunda çalışan işçilerin artışı günümüzde artış ivmesi düşse de, yine de artan özel güvenlik şirketlerinin yaygınlaşması ile açıklanabilir. Ancak sendikal eğilim bu işkolunda da oldukça düşüktür. *Savunma Sanayinde faaliyet gösteren kamu işyerlerinde ve belediyelerde güvenlik birimlerinde çalışan işçilerin haricinde özel sektörde sendikal eğilim neredeyse sıfıra yakın noktadadır. Üye kaybı yaşayan sendikaların da, üye kayıp sebepleri kamuda işçilerin emekli olması ile ilgilidir.
*Genel İşler işkolunda çalışanların sayısının artması belediyelerin çalışanlarının artmasıyla doğru orantılıdır. Bu işkolunda da sendikal rekabet sebebiyle üyelik sayılarında düşüş gözlemlenmektedir. Ayrıca çalışanların emekli olması da, üye düşüşlerinin bir başka nedenidir.
İstatistiklerin gösterdiği gerçek:
İşçi sınıfının kahir çoğunluğu sendikal alanda da örgütsüz.
Sendikalarda örgütlü olan azınlık ise sarı, gerici, işbirlikçi sendikal bürokrasinin egemenliği altında.
Sendikaların büyük çoğunluğu işkolu barajının altında.
Kendi ekonomik hakları için sendikalarda örgütlenmeyen işçi sınıfı, daha ilerisi için mücadele edemez!
24 Temmuz 2025


































































