ABD’nin New York kentinde 23-29 Eylül tarihlerinde Birleşmiş Milletler 80. Genel Kurulu yapıldı. Genel Kurul’a Siyonist İsrail devletinin Gazze Şeridi’nde Filistin halkına karşı sürdürdüğü soykırım savaşı damgasını vurdu.
BM Genel Kurulu sürecinde ABD Başkanı Donald Trump’ın önderliğinde Gazze konulu bir toplantı düzenlendi. Toplantıya, Türkiye ve ABD’nin yanı sıra Endonezya, Katar, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Ürdün, Pakistan ve Mısır’ı temsilen devlet veya hükümet başkanları katıldı. Toplantıda Trump’ın 20 maddeden oluşan Gazze Planı üzerine konuşuldu.
Trump’ın Gazze Barış Planı
Plan 20 maddeden oluşuyor.
Planın önemli maddeleri şöyle:
“Yaşayan tüm rehineler ve cenazeler iade edilecek.
İsrail güçleri tüm operasyonlarını durduracak ve aşamalı olarak Gazze’den çekilecek.
Hamas’ın Gazze yönetiminde hiçbir rolü olmayacak. Tüneller de dahil olmak üzere tüm saldırı amaçlı askeri altyapının yok edilmesi ve inşa edilmesine son verilmesi taahhüt edilecek.
İsrail, Gazze’yi işgal veya ilhak etmeyecek ve elindeki mevcut bölgeleri, yerine geçen güvenlik güçleri Gazze Şeridi’nde kontrolü ve istikrarı sağladıkça kademeli olarak teslim edecek. Gazze yeniden ortaya çıkan herhangi bir terör tehdidine karşı güvenli bir şekilde güvence altına alınana kadar güvenlik çemberi mevcudiyeti devam edecek.
Rehineler iade edildikten sonra, barış içinde birlikte yaşamaya bağlılık gösteren Hamas üyelerine af tanınacak; Gazze’den ayrılmak isteyen üyelere ise kabul eden ülkelere güvenli geçiş hakkı verilecek.
Gazze, geçici bir teknokratik, apolitik Filistin komitesi tarafından yönetilecek. Bu komite kamu hizmetleri ve belediyelerin günlük işleyişinden sorumlu olacak. Komite, nitelikli Filistinliler ve uluslararası uzmanlardan oluşacak ve yeni bir uluslararası geçiş organı olan “Barış Kurulu”nun gözetiminde çalışacak. Bu kurulun başkanlığını Donald J. Trump yürütecek; eski İngiltere Başbakanı Tony Blair dahil olmak üzere diğer liderler de üye olacak. Kurul, Gazze’nin yeniden inşası için çerçeveyi ve finansmanı belirleyecek, Filistin Yönetimi gerekli reformları tamamlayıp kontrolü devralana kadar geçiş yönetimini sürdürecek.
ABD, Arap ve uluslararası ortaklarla birlikte geçici bir Uluslararası İstikrar Gücü (ISF) kuracak. Bu güç, Gazze’deki Filistin polis güçlerini eğitip destekleyecek, ayrıca Ürdün ve Mısır ile istişare içinde çalışacak. ISF, İsrail ve Mısır’la da iş birliği yaparak sınır güvenliğini sağlayacak, silah girişini engelleyecek ve yeniden inşaya yönelik mal akışını güvence altına alacak.” (https://www.hurriyet.com.tr/dunya/beyaz-saray-trumpin-gazze-planini-acikladi-42966268)
Trump’ın Gazze Barış Planı’na Türkiye, Suudi Arabistan, Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri, Endonezya, Pakistan, Katar ve Mısır ortak bir bildiriyle destek verdi.
Hamas’ın planı kabul etmesi için Türkiye’de doğrudan devreye girdi. MİT Başkanı İbrahim Kalın, Hamas’la Trump planı görüşmesine katılmak üzere Katar’a gitti.
Ayrıca Beyaz Saray’da yapılan Trump-Netanyahu zirvesinde Gazze Barış Planı Netanyahu tarafından kabul edildi.
Trump’ın sözde Barış Planı esas olarak İsrail’in tezleri temelinde şekilleniyor. İsrail’in çıkarlarını önceliyor.
Hamas’ın plana yanıtı:
Hamas Trump’ın planını kısmen kabul etti.
“İslami Direniş Hareketi Hamas, Gazze’ye yönelik savaşın durdurulması, esir değişimi, insani yardımların derhâl girişine izin verilmesi, Gazze’nin işgalinin reddedilmesi ve halkımızın zorla göç ettirilmesinin önlenmesi yönünde yürütülen Arap, İslam ve uluslararası çabaları, ayrıca ABD Başkanı Donald Trump’ın girişimini takdir etmektedir.
Bu çerçevede ve savaşın sona erdirilmesi ile Gazze’den tam çekilmenin sağlanması doğrultusunda; hareket, Başkan Trump’ın önerisinde yer alan formül uyarınca, hayatta olan ve şehit naaşları bulunan tüm işgalci esirlerin serbest bırakılmasını kabul ettiğini ilan eder. Takas sürecinin sahada uygulanabilmesi için gerekli şartların sağlanmasıyla birlikte, Hamas arabulucular aracılığıyla detayların müzakeresine derhâl başlamaya hazır olduğunu teyit eder.
Ayrıca hareket, Filistin ulusal mutabakatına dayanarak ve Arap ile İslam dünyasının desteğiyle, Gazze Şeridi’nin idaresinin bağımsız bir Filistinli heyete (teknokratlar) devredilmesine onay verdiğini bir kez daha ifade eder.
Trump’ın önerisinde yer alan, Gazze’nin geleceği ve Filistin halkının asli haklarıyla ilgili diğer meseleler ise ulusal mutabakat kapsamında ele alınacaktır. Bu konular, ilgili uluslararası hukuk ve kararlar çerçevesinde, tüm Filistinli tarafların yer alacağı ulusal bir platformda tartışılacak; Hamas da bu çerçevenin bir parçası olacak ve en yüksek sorumluluk bilinciyle katkı sağlayacaktır.”
Hamas kendisinin silahsızlandırılması, Gazze yönetimi hakkında farklı düşünmesine rağmen, bu farklılığı planı reddetmenin gerekçesi yapmamaktadır.
Trump’ın planı üzerine Mısır’da Hamas ile İsrail arasında başlayan dolaylı görüşmeler ise sürüyor.
Trump’ın Gazze Barış Planı, gerçekte Gazze’ye barış getirmekten uzaktır. Plan içerisinde devlette dahil olmak üzere Filistinlilerin ulusal hakları yoktur.
Bugün öncelikli olan Gazze’de akan kanın durması ve İsrail’in saldırılarına son vermesidir.
Bunun için derhal ateşkes gereklidir. İsrail Gazze Şeridinden geri çekilmeli, ablukaya son vermelidir.
Hamas ve İsrail’in plan üzerinde anlaşma sağlamaları halinde Gazze’de akan kan duracaktır. Akan kanın duracak olması Gazze’ye barış geldiği anlamına gelmiyor.
Filistin’de gerçek çözüm!
Filistin’de gerçek çözüm Filistin, Arap ve Yahudi halkının barış içinde birlikte yaşadığı demokratik, birleşik bir Filistin devletidir. Fakat emperyalizmin manevraları ve halkları birbirlerine kırdırma siyasetleri sonucu, siyonist İsrail devletinin Filistin halkına on yıllardır çektirdiği zulüm sonucu, kısa vadede bu çözüm gündemde değildir.
Gerçek çözüme giden yolda geçici bir çözüm iki devlet, yani İsrail’in yanında bir Filistin devletinin kurulmasıdır. Bunun için de İsrail’in 1948 sonrasında işgal ettiği bütün topraklardan geri çekilmesi bir ön şarttır. Ancak böyle bir durumda kurulacak bir Filistin Arap devletinin İsrail’den bağımsız yaşama şansı vardır.
Emperyalizm şartlarında böyle bir çözüm geçici bir çözümdür.
Gerçek çözüm ırkçı/milliyetçi zihniyetin hem Yahudiler hem de Araplar içinde etkinliğini yitirmesiyle mümkündür.
Bunun yolu ise, burjuvazinin her iki ulus içinde de iktidarının yıkılması, her iki ulus içinde de işçilerin emekçilerin egemenliğinin kurulması, sömürü imparatorluğunun yıkılması, ulusların kendi özgür iradeleri ile birleşme taleplerini gündeme getirmesidir.
Yaşasın Filistin halkının haklı mücadelesi!
Kahrolsun Siyonizm ve antisemitizm!
Kahrolsun emperyalizm ve her türden gericilik!
Yaşasın proletarya enternasyonalizmi!
8 Ekim 2025

































































