[Avusturya’da Devrimci-Komünist bir Partinin İnşası için İnisiyatif’in siyonist İsrail devletinin Gazze işgali ile ilgili olarak çıkardığı bildiriyi yayınlıyoruz. – YDİ Çağrı]
Siyonist İsrail devleti, 22 aydan uzun süredir ağır bombardımanlarla harabeye çevirdiği Gazze Şeridi’ni tamamen işgal etmeye yönelik nihai planını devreye sokuyor. 8 Ağustos 2025’te toplanan İsrail Güvenlik Kabinesi, Gazze kentinin işgal edilmesi ve kontrolünün ele geçirilmesini içeren yeni planı resmen onayladı. Bu karar, İsrail’in Gazze Savaşı’nda yeni ve daha yıkıcı bir aşamaya geçtiğini gösteriyor.
İsrail Başbakanı faşist Benyamin Netanyahu hedefinin “Hamas’ı yok etmek”, “tüm İsrailli rehineleri geri almak” ve “Gazze Şeridini tamamen kontrol altına almak” olduğunu açıkladı. Ancak kamuoyunu yatıştırmak amacıyla, Gazze’yi ilhak etmeyeceklerini ve geçici bir sivil yönetime devredeceklerini öne sürdü. Gerçekte ise hedefin Filistin halkını kendi topraklarından tamamen sürmek olduğu apaçık görülüyor.
Aşamalı İşgal Planı: Gazze’nin Kalbine Doğru Yolda
İsrail’in yeni işgal planı üç aşamadan oluşuyor:
- İlk Aşama: Gazze kentinin merkezine büyük çaplı kara harekâtı planlanıyor.
Yaklaşık 1,5 milyon Filistinlinin güneye, zaten tıka basa dolmuş ve defalarca bombalanmış bölgelere sürülmesi hedefleniyor. Kent tamamen kuşatılacak ve yoğun hava ve topçu saldırıları ile yerle bir edilecek.
- İkinci Aşama: Gazze’nin merkezindeki mülteci kamplarına (Şati, Cebeliye vs.) saldırılacak.
Daha önce “güvenli bölge” ilan edilen alanlara zorla sürülen halk, bu kez yeniden zorla yerinden edilecek.
- Üçüncü Aşama: Gazze’nin kontrolü İsrail’in denetiminde olacak şekilde “yeni sivil yönetim” adı altında düzenlenecek.
Bu yapının Hamas da dâhil olmak üzere hiçbir Filistinli örgüt tarafından yönetilmemesi tasarlanıyor.
Zorla Yerinden Etme ve Etnik Temizliğin Yeni Bir Aşaması
İsrail Ordusu, 2023’ten bu yana zaten zorla evlerinden, barklarından edilmiş olan 1,9 milyon Filistinliyi bir kez daha yerinden zorla sürmeye hazırlanıyor. Daha önce 1,5 milyondan fazla insan, Han Yunus ve Refah’ın batısındaki Mevasi bölgesine sürüldü. İsrail bu alanı, 72’den fazla kez bombalanmasına rağmen “güvenli bölge” ilan etti.
Şimdi ise Gazze kentinde yaşayan halk, “güvenlik” bahanesiyle yine zorla güneye sürülüyor. Ordu sözcüsü Avichay Adraee, her ne kadar çadır ve yardım malzemelerinin BM aracılığıyla Kerem Şalom Sınır Kapısı’ndan ulaştırılacağını öne sürse de bu malzemelerin miktarı yetersizdir ve teslimatı engelleniyor. Üstelik insanların tam olarak nereye gönderileceği hâlâ belirsizdir.
Felaketin Boyutu: Gazze’de Hayatta Kalmak İmkânsız Hâle Geldi
Gazze’deki insani kriz, 21. yüzyılın en büyük trajedilerinden biri hâline geldi:
Gazze nüfusunun %90’ı evsiz-barksız, %80’i en az bir defa zorla yerinden-yurdundan edildi.
Temiz su kaynaklarının %80’i tahrip edildi, nüfusun sadece %4’ü içilebilir suya erişebiliyor.
Hava sıcaklığı 40°C’yi aşıyor; halkın büyük kısmı çadırlarda, gölgesiz, susuz ve elektriksiz yaşıyor.
İsrail’in uyguladığı çadır yasağı nedeniyle aileler ya enkaz yığınlarında ya da birkaç metrekarelik aşırı kalabalık alanlarda hayatta kalmak zorundadır.
Kızılhaç ve Dünya Sağlık Örgütü’ne göre, açıkta yaşayan halk salgın hastalıklar, güneş çarpması ve enfeksiyonlarla boğuşuyor.
Uluslararası Hukukun İhlal Edilmesi: Sessiz Kalmak Suça Ortaklık Demektir
İsrail’in Gazze’deki icraatı sadece savaş değil, aynı zamanda bir soykırıma doğru gelişmiştir. Siviller hedef alınarak saldırılmakta, açlık ve susuzluk silah olarak uygulanmakta, zorla kitlesel yerinden etmeler etnik-temizliğin aracı olarak kullanılmaktadır.
Birleşmiş Milletler, Uluslararası Af Örgütü, Uluslararası Yüksek Ceza Mahkemesi ve birçok uluslararası kuruluşlar, bu uygulamaların Uluslararası Hukuk, 4. Cenevre Sözleşmesi ve İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’ne açıkça aykırı olduğunu vurgulamaktadır.
Filistin Halkı Direniyor: Bir Halkın Yok Edilmesi Gerekiyor
İsrail, kurulduğu günden bu yana Filistin topraklarını sistematik şekilde işgal etti, Filistinlileri zorla yerlerinden etti, onları duvarlarla çevrili şeritler içine hapsetti. Bugün, Gazze bir açık hava mezarlığına, bir ölüm kampı hâline gelmiştir.
Ancak tüm bu yıkıma ve zulme rağmen Filistin halkı hâlâ direniyor. Çünkü bu sadece toprak uğruna bir mücadele değil, aynı zamanda bir onur, bir varoluş, bir insanlık mücadelesidir.
Bir halkın tamamının yok edilmesi gerekiyor –Kadınlar, çocuklar, yaşlılar, hasta insanlar– hepsi hedef tahtasındadır. Bu, sadece bir savaş değildir. Bu, insanlığa karşı işlenen bir suçtur.
Her kim İsrail devletinin Gazze’de yürüttüğü barbarlığa sessiz kalıyorsa, o kendisini suça ortak yapmaktadır.
Şimdi ses çıkarma, dayanışma gösterme, vicdanları harekete geçirme zamanıdır.
Gazze için adalet olmaksızın, insanlık için hiçbir umut yoktur.
Derhâl ve kayıtsız koşulsuz ateşkes!
Kahrolsun siyonist barbarlık!
Yaşasın Filistin halkının haklı mücadelesi!
22.08.2025
IA.RKP [Avusturya’da Devrimci-Komünist bir Partinin İnşası için İnisiyatif[
Proletarische Revolution [Avusturya’da devrimci-komünist gazete]


































































