1 Nisan 2019’da Sudan’da gerçekleştirilen darbe ile ordu yönetime el koydu.
Yaklaşık 30 yıl süren Ömer el Beşir’in islamcı-faşist ve şeriat kanunlarının temel alındığı yönetimine son verildi. Beşir yönetimi yerine bir Askeri Geçiş Konseyi kuruldu.
11 Nisan’da yapılan darbeye götüren gelişmeler, 19 Aralık 2018 tarihindeki protestolarla başladı. 19 Aralık 2018’de Atmara kentinde, hükümetin ekmek ve diğer temel gıda maddelerine, benzine ve diğer yakıt ürünlerine yaptığı zamlara karşı gerçekleştirilen protestolar giderek diğer kentlere de sıçradı. Ekmek fiyatı üç katına çıkmıştı. Hatta yer yer pazarlarda, dükkanlarda ekmek de bulunmuyordu. Bu durumda halkın tepkisi giderek yükseldi. Ekmek talebi giderek “ekmek, özgürlük, adalet ve barış” talebine dönüştü ve bu da kendisini devlet yönetimine ve özelde de Beşir’e karşı atılan “Tasgut bas!” istifa et, yeter artık, “Halk hükümetin devrilmesini istiyor!”, “Halk devrimi seçiyor!”, “Devrim!” talepleriyle birleşti.
Ordunun yönetime el koymasının arka planında kitlelerin Ömer el Beşir yönetimine karşı isyanı vardı. İsyanı bastıramayan ordu sonuçta yönetime el koydu.
Ömer el Beşir, 2003’te Darfur bölgesinde çıkan isyanı, Cancavid milislerini kullanarak kanlı bir şekilde bastırdı. Nüvesini Cancavid milislerinin oluşturduğu Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) Beşir iktidarına yönelik olası tehditleri önlemek için orduya paralel bir güç olarak örgütlendi. 2018’de el Beşir iktidarına yönelik başlayan kitle gösterileri sırasında Beşir’i koruyan HDK, sonrasında kitlelerin isyanı bastırılamayınca Sudan ordusuyla iş birliği yaparak el Beşir iktidarının devrilmesinde rol oynadı.
Asker ve sivillerden oluşan Askeri Geçiş Konseyi’nin başına General Abdülfettah el-Burhan getirildi. Konseyin başkan yardımcılığına getirilen HDK lideri “Hımidti” lakaplı Muhammed Hamdan Dagalu yeni yönetimde ikinci adam haline geldi.
2021’de Geçici Askeri Konsey Başkanı Orgeneral Abdulfettah el-Burhan ve Dagalu darbeyle yönetimdeki sivilleri tasfiye etti.
Sudan ordusunun başında bulunan General Abdülfettah el-Burhan’ın Sudan’ı fiili olarak yönetirken, General Dagalo ise 100 bin kişilik paramiliter kuvvet HDK’nin başında bulunuyordu.
Askeri Geçiş Konseyi’nin yönetimi sivillere devretmemesi, HDK ile iktidar kavgasına tutuşması iç savaşı tetikledi ve Sudan’da 2023’te yeniden iç savaş başladı.
Sudan’da Nisan 2023’ten bu yana on binlerce kişinin ölümüne ve yaklaşık 12 milyon kişinin yerinden edilmesine neden olan iç savaş yaşanıyor.
General Abdülfettah el-Burhan’ın liderliğindeki Sudan ordusu ülkenin kuzey ve doğusunun büyük bölümünü kontrol ediyor.
Abdülfettah el-Burhan Kızıldeniz kıyısındaki Sudan Limanı’nı fiili karargâhı ve BM tarafından tanınan hükümetinin merkezi haline getirdi.
General Dagalo liderliğindeki HDK, Darfur’un neredeyse tamamı ve komşu Kordofan’ın büyük bölümü de dahil olmak üzere Sudan’ın batısının büyük kısmını kontrol ediyor.
Ülkenin batısındaki Darfur bölgesinin en büyük kenti Faşir yaklaşık 18 aydır HDK’nin kuşatması altındaydı.
Kuşatmanın başlamasından bu yana şehir içinde 130 bini çocuk olmak üzere 250 bin sivilin yardımlardan mahrum kaldığı tahmin ediliyor.
25-26 Ekim’de patlak veren şiddetli çatışmaların ardından şehir HDK’nin kontrolüne girdi. HDK kuvvetleri şehirde katliam yaptı.
Uydu görüntüleri, savaştan kaçmaya çalışan insanların hastanelerde ve şehri çevreleyen toprak duvarların yakınında toplu katliamlara maruz kaldığını gösteriyor. (www.bbc.com/turkce)
Bugün dünya genelinde emperyalistler arasında yeniden paylaşım dalaşı yaşanıyor.
Sudan ekonomik çıkarlarını her şekilde korurken nüfuzlarını güçlendirmek için kıyasıya mücadele eden çeşitli emperyalist kutuplar için kilit bir stratejik bölgede yer almaktadır. Afrika kıta haritası üzerinde Kızıldeniz, Sahel ve Afrika Boynuzu arasında yer almaktadır. Sudan ayrıca Güney Sudan, Somali ve Libya gibi ülkelerle de sınır komşusudur.
Yüzölçümü bakımından Afrika’nın ikinci büyük ülkesi olan Sudan coğrafi konumu, madencilik potansiyeli nedeniyle emperyalistlerin, gerici bölge devletlerinin paylaşım alanıdır.
Darfur bölgesinde Faşir’in kontrolü için verilen mücadele, gerçekte zengin yeraltı kaynakları için verilen bir mücadeledir.
Sudan’ın Darfur bölgesi muazzam kaynaklara sahiptir. Sudan Afrika’nın en büyük üçüncü altın rezervine sahip ülkesi ve bu rezervlerin önemli bir kısmı HDK kontrolündeki Darfur bölgesinde bulunuyor. Bölgede ayrıca gaz, petrol, uranyum, yeraltı suyu bulunuyor.
HDK, Sudan ordusu ile çatışmaya başladıktan sonra BAE yönetimi tarafından desteklenmeye başladı.
Somali Puntland’da bulunan Bosaso Havaalanı HDK için ana tedarik üssüne dönüştü. BAE’nin satın aldığı askeri ekipmanlar ve Kolombiya’dan paralı savaşçılar Sudan’a buradan taşınıyor.
Türkiye, Mısır, Suudi Arabistan ve Katar gibi ülkeler BM’in tanıdığı Sudan hükümetini destekliyor.
Emperyalistlerin, bölge gerici devletlerin paylaşım dalaşından en büyük zararı gören halklardır. Öldürülen, yerlerinden sürülen, katliamlara maruz kalan onlardır. Tecavüz edilen kadınlardır.
Sudan’da iç savaş halklar için yıkım demektir. Kan, gözyaşı, yerini yurdunu terk etmek zorunda kalmak, göç yollarına düşmek demektir.
Derhal kayıtsız, koşulsuz ateşkes! Katliamlara son!
Afrika’da ve bütün dünyada devam eden bütün gerici savaşlar derhal, kayıtsız şartsız ateşkesle sonlandırılmalıdır. Fakat bu, burjuvazi iktidarda olduğu sürece mümkün değildir. Evet, barış gereklidir. Fakat kapitalizm şartlarında gerçek ve kalıcı barış mümkün değildir. Gerçek ve kalıcı barış devrimi gerektirir. Gerisi boş hayaldir.
Emperyalist gerici savaşların tek panzehiri, bütün ülkelerdeki işçi ve emekçilerin kendi burjuvazilerine karşı isyanıdır. Savaşı durduracak olan tek şey budur.
İşçiler ve emekçiler örgütlenip ayaklanarak kendi sözlerini söylediklerinde, kendi burjuvazilerini desteklemekten vazgeçip ellerini kardeş halklara uzattıklarında barış gelecektir. Ve o gün bir gün mutlaka gelecektir!
Sudan halkı ile dayanışmaya!
Kahrolsun emperyalizm!
Yaşasın proletarya enternasyonalizmi!
31 Ekim 2025


































































