Yeni İşçi Dünyası aralık sayısı “İnsanca yaşanabilir bir ücret için mücadeleye!” manşetiyle çıktı
Sayı 75 içindekiler:
* Asgari ücret ve ücret için mücadele
*Grev ve direnişlerden kısa kısa
*İşçi katliamları bitmek bilmiyor!
*Enflasyon düşüyor, ama ücretler erimeye, alım gücü düşmeye devam ediyor
*Bütçe ve sınıfsal yaklaşım…
*Kapitalist ekonomi büyürken, emekçiler yoksullaşıyor
*Çekiç mizah sayfası
“Asgari ücret ve ücret için mücadele” başlıklı başyazıdan:
Tek yol örgütlü mücadeledir!
İşçinin mücadelesi ne kadar örgütlü, ne kadar bilinçli ve inatçı ise, elde edebileceği kazanımlar da o kadar çok olur. Bilinçli ve örgütlü mücadele ile işçiler hem ücretlerin asgarisinin yükseltilmesini hem de genel olarak ücretlerin artırılmasını sağlayabilirler. Bu artışın ne kadar olacağını belirleyecek olan temel öğe, işçinin mücadelesi, mücadelesinin düzeyidir. Bir ülkede işçi sınıfının bilinç ve örgütlülük düzeyi ne kadar geri ise onun geliri ve yaşam düzeyi de o kadar düşük olur.
Türk İş’in her ay yaptığı araştırmaya göre dört kişilik bir işçi ailesinin en temel ihtiyaçlarını karşılayabilmesi için alması gereken asgari ücret, yani yoksulluk sınırı, Kasım 2025 dönemi için 97.157 TL, açlık sınırı ise 29.828 TL’dir. Bekâr bir işçinin aylık yaşam maliyeti 38.752 TL’dir.
Mevcut asgari ücret bekâr bir işçinin yaşam maliyetinin ve açlık sınırının altındadır.
Devlet patronlar ile birlikte asgari ücret miktarını belirliyor. Asgari Ücret Tespit Komisyonu toplantılarına, güya işçileri temsilen katılan Türk İş ise danışıklı bir tutum sergiliyor.
Ya bize dayatılan açlık sınırında olan sefalet ücretine mahkûm olacağız ya da geçinilebilir bir ücret için mücadele edeceğiz.
Ücretli emek sömürüsüne dayalı kapitalizmde, mücadele ile asgari geçim araçları karşılığı geçinilebilir bir ücret almak mümkündür.
“İnsanca yaşanabilir bir ücret” kapitalizmde mümkün değildir. “İnsanca yaşanabilir bir ücret” ancak işçi sınıfının kendi iktidarında mümkündür.
İşçilerin ekonomik durumlarını düzeltmek için verecekleri mücadele gerekli ve zorunludur. İşçi sınıfı ücretli köle durumuna son vermediği sürece, ezilmeye, sömürülmeye mahkûmdur. Asıl olan ücretli kölelik sistemi yıkmaktır. Mücadelemizi bu perspektifle yürütülmeliyiz.
Kapitalizm işçilere açlık sınırında ücreti reva görüyor.
Sefalet ücretine, açlık sınırına, yoksulluğa vb. mahkûm değiliz.
Örgütlenelim, mücadele edelim kapitalizmi yıkalım!
Okumak için:






































































