İstanbul 8 Mart Kadın Platformunun çağrısıyla, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Mücadele Günü’nde Kadıköy Boğa’da ve Kuşdili Caddesinde toplanan binlerce kadın ve LGBTİ+, kortejler oluşturarak İskele Meydanı’na yürüdü.
Yeni Kadın Dünyası da yürüyüşe “Kadınların kurtuluşu devrimi gerektirir! Gerisi boş hayaldir!” pankartı ve flamaları ile katıldı.
Yeni Kadın Dünyası’ndan kadınlar yürüyüş boyunca “Erkek egemen sisteme vur gitsin bu çile bitsin!, Ya sosyalizm, ya barbarlık!”, Jin, Jiyan, Azadi!, Kahrolsun erkek egemen kapitalist sistem!”, Eşit işe eşit ücret!” vb. sloganları attılar.
Mitingin şiarı “Yoksulluğa, şiddete, sömürüye ve savaşa karşı kadınlar isyandayız!” idi.
Mitingte basın açıklaması öncesi katledilen ve ölümü şüpheli olan kadınların aileleri adına İzmir’de öldürülen Ceyda Yüksel’in annesi Filiz Demiral, “Bu 8 Mart’ta umut ediyorum ki bir kadın daha öldürülmesin. 6 yıldır kızımın kanı yerde kalmasın diye adalet mücadelesi veriyoruz” dedi.
Van’da kaybolduktan 18 gün sonra cansız bedeni bulunan üniversite öğrencisi Rojin Kabaiş için kurulan Rojin için Adalet Komisyonu adına konuşma yapıldı. Konuşmada, “Rojin için adalet istemekten vazgeçmeyeceğiz. Cezasızlık düzeniyle barışmayacağız. Şüpheli bir biçimde aramızdan alınan bütün kadınlar için mücadelemizi sürdürmeye devam edeceğiz. Gerçek adaleti sağlayacağız” dendi.
8 Mart Kadın Platformunun basın açıklaması okundu.
“Güvenceli çalışmak, güvenceli yaşamak istiyoruz ama eşit işe eşit ücret alamıyoruz. Sendikal haklarımız gasp ediliyor. Sendikaya üye olduğumuz için işten atılabiliyoruz. İş yerlerinde tacize, şiddete ve mobbinge maruz kalıyoruz. Kreşlerin ve bakım hizmetlerinin yokluğu nedeniyle ya güvencesiz işlere razı oluyoruz ya da çalışma hayatının dışına itiliyoruz. Çalıştığımız işlerde ise her gün ölümle burun buruna bırakılıyoruz. Dilovası’nda yanarak can veren 6 kadın işçi bize bir kez daha gösterdi. Bu ölümler ne kaderdir ne de kaza. Bu bir iş cinayetidir. Bu düzen kadınlara sömürü ve ölüm dışında bir şey vadetmiyor ama biz boyun eğmiyoruz. İşçi sınıfının direnişleri dört bir yanda büyüyor. Bizler yoksulluğa, sömürüye, MESEM adıyla yürütülen çocuk işçiliğe, iş cinayetlerine ve güvencesizliğine karşı direnişi büyütüyoruz.”
“Biz kadınlar eşitlik ve özgürlüğe dair ne hakkımız varsa mücadelemizle kazandık ama bugün İstanbul Sözleşmesi’nden bir gecede çıkanlar, kazanılmış haklarımıza saldırmaya; nafaka, boşanma, miras, yaşam ve sağlık hakkımızı tartışmaya açmaya devam ediyor. Kaç çocuk doğuracağımıza, ne giyeceğimize, nasıl yaşayacağımıza karar vermeye çalışanlara karşı isyandayız. Bedenimizi ve cinselliğimizi yalnızca üremeye indirgeyen politikalara karşı çıkıyoruz.”
Direnişçi kadın işçiler konuştu. Okmeydanı Hastanesi direnişçisi, Dardanel direnişçileri, Özel İtalyan Lisesi grevinden öğretmenler, LGBTİ+ ve Barış Anneleri adına konuşmalar yapıldı. Tutuklu olan Limter-İş Genel Sekreteri Beycan Taşkıran’ın, Şık Makas direnişçisi işçilerin ve Dilovası İşçi Katliamı Aileleri’nin mesajları okundu.
Okmeydanı Hastanesi direnişçisi konuşmasında, dayanışmanın gücüyle haklarını kazandıklarını belirtti, fakat işsizliğin zorluklarını ve ev içi görünmez emek sömürüsünü yoğun olarak yaşamaya devam ettiklerini söyledi.
Dardanel direnişçileri adına yapılan konuşmada, 350 işçinin kasım ayı içinde işten çıkarıldığı ve tazminat haklarının gasp edildiği belirtildi. Üç buçuk ayı aşkındır yürüttükleri mücadeleden bahsedildi.
Özel İstanbul İtalyan Lisesi grevcisi kadın öğretmen, grevlerinin bir onur grevi olduğunu vurguladı, yabancı ve Türkiyeli öğretmenler arasındaki yaklaşık 6 katlık ücret farkına karşı ücret hakları için direndiklerini söyledi.
Barış Anneleri adına yapılan Kürtçe konuşmada, savaşın yarattığı yıkım ve barış talebi dile getirildi.
LGBTİ+’lar adına yapılan konuşmada, maruz kaldıkları nefret cinayetlerinden bahsedildi, varlıklarının kabul edilmesinin bir gereklilik olduğu belirtildi.
Konuşmaların ardından çekilen halaylarla miting sona erdi.
8 Mart 2026














































































