Yeni İşçi Dünyası haziran sayısı, “Sömürüye, baskılara, yoksullaşmaya, ücretlerin erimesine … karşı: İş, ekmek, özgürlük mücadelesini yükseltelim!” manşetiyle çıktı.
Sayı 81 içindekiler:
İktidar savaşları ve “Mutlak Butlan”
Grev ve direnişlerden kısa kısa
Şanlı direniş 56 yaşında!
Bolivya: İsyan haktır!
Emperyalizm savaş demektir!
Çekiç mizah sayfası
Başyazıdan:
İktidar dalaşı ve CHP
Bir yanda burjuva klikler arasında iktidar mücadelesi sürerken, diğer yanda CHP içinde de açık ve sertleşerek süren bir iktidar mücadelesi var!
Bir yanda, Ekrem İmamoğlu ve Özgür Özel ekibi tarafından “değişim” adı altında yeniden yapılandırılan CHP, diğer yanda AKP yargısı tarafından mutlak butlan kararı ile tedbiren göreve getirilen Kemal Kılıçdaroğlu ve ekibi var.
Bir yanda, Ekrem İmamoğlu’nu hapisten kurtarma ve Cumhurbaşkanı seçtirme partisi yönünde değişime uğrayan CHP, diğer yanda devleti kuran, “devlete istikamet çizen” CHP var!
Bir yanda, “şaibeli” 38. Kurultay ile yönetime gelen Özgür Özel ve ekibi, diğer yanda “arınma” iddiasında bulunan Kemal Kılıçdaroğlu ve ekibi var.
CHP içindeki iktidar mücadelesi, burjuva klikler arasında süren iktidar dalaşının bir parçasıdır. CHP içindeki iktidar mücadelesi bu dalaşın yansımasıdır.
CHP içinde de süren iktidar mücadelesinde taraf değiliz!
Biz ne İmamoğlu ve Özel ekibinden, ne de Kılıçdaroğlu ve ekibinden yanayız!
İmamoğlu ile Kılıçdaroğlu arasında özde bir fark yoktur.
İkisi de burjuva düzen partisi CHP’nin nimetlerinden yararlanma kavgası vermektedir.
İkisi de CHP’yi kendi kişisel çıkarları için kullanma mücadelesi sürdürmektedir.
İki klik arasındaki mücadelede desteklenecek bir taraf yoktur!
CHP demokratik bir parti değil, kurumsal olarak faşist bir partidir!
İktidar olduğu dönemlerdeki uygulamaları, iktidara gelmesi hâlinde uygulayacağı siyasetin göstergesidir.
CHP’nin bugünkü demokrasi savunucusu rolü, onun uzun yıllardan beri “muhalefet partisi” olarak kalma lüksünün getirdiği bir yanılsamadır.
CHP, kitlelerin AKP/MHP iktidarına karşı hoşnutsuzluğunu kendi siyasi çıkarları için kullanıyor.
Derdi düzeni değiştirmek, demokrasi getirmek vb. değildir. Derdi devlet nimetlerinden yararlanma derdidir.
Devletin faşist niteliği değişmedikçe, iktidara gelmesi halinde faşizmi uygulayacaktır.
Olası bir CHP iktidarında işçiler, emekçiler, ezilenlerin çalışma ve yaşama koşullarında özde değişen bir şey olmayacaktır!
Kapitalizm, sömürü düzeni CHP iktidarı ile varlığını sürdürecektir.
Düzen siyasetinden, burjuvaziden bağımsız, egemenler arasında süren iktidar dalaşının parçası olmadan, bir tarafın yedeğine düşmeden bağımsız sınıf mücadelesi vermek tek çıkış yoludur.
Kurtuluş düzen içi partiler arasında kavgada tercih yapmakta değil, kurtuluş burjuvazinin, sermayenin devletini ve sömürü düzenini yıkacak olan işçi sınıfı önderliğindeki devrimdedir!
Bu kavgada taraf değiliz!
Burjuva klikler arasında ve CHP içinde açık bir şekilde devam eden iktidar dalaşının kaybedenleri işçilerdir, emekçilerdir. Bu kavga, işçi sınıfının kavgası değildir. Ama ne yazık ki, bu kavgada tarafların peşine takılanlar da kutuplaştırılıp birbirine düşürülenler de işçi ve emekçilerdir. Oysa devletin olanaklarını paylaşamayan iki klik arasındaki bu kavgada işçi sınıfı taraf değildir, olmamalıdır. Tercihini düzen içi partiler arasında yapmak demek, kendini sömürecek tarafı seçmek demektir.
İşçi sınıfı, burjuva kliklerin kavgasında taraf olmak yerine kendi sınıf çıkarları etrafında kenetlenmeli, bu kavganın dışına çıkarak bağımsız bir siyasal güç olarak tarih sahnesinde yerini almalıdır. Zira işçi sınıfı ve emekçilerin kurtuluşu egemen sınıfın şu veya bu kesiminin iktidarında değil, kendi sınıf iktidarındadır.
Okumak için:







































































