Bir yanda burjuva siyasetinin iki ana kutbu AKP ve CHP arasında süren, diğer yanda CHP içinde açık ve sertleşerek süren bir iktidar mücadelesi var!
Bir yanda, Ekrem İmamoğlu ve Özgür Özel ekibi tarafından “değişim” adı altında yeniden yapılandırılan CHP, diğer yanda AKP yargısı tarafından mutlak butlan kararı ile tedbiren göreve getirilen Kemal Kılıçdaroğlu ve ekibi var.
Bir yanda, Ekrem İmamoğlu’nu hapisten kurtarma ve Cumhurbaşkanı seçtirme partisi yönünde değişime uğrayan CHP, diğer yanda devleti kuran, “devlete istikamet çizen” CHP var!
Bir yanda, “şaibeli” 38. Kurultay ile yönetime gelen Özgür Özel ve ekibi, diğer yanda “arınma” iddiasında bulunan Kemal Kılıçdaroğlu ve ekibi var.
CHP içindeki iktidar mücadelesi, burjuva klikler arasında süren iktidar dalaşının bir parçasıdır ve CHP içine bu dalaşın yansımasıdır.
CHP içinde de süren iktidar mücadelesinde taraf değiliz!
Biz ne İmamoğlu ve Özel ekinden, ne de Kılıçdaroğlu ve ekibinden yanayız!
İmamoğlu ile Kılıçdaroğlu arasında özde bir fark yoktur.
İkisi de burjuva düzen partisi CHP’nin nimetlerinden yararlanma kavgası vermektedir.
İkisi de CHP’yi kendi kişisel çıkarları için kullanma mücadelesi sürdürmektedir.
İki klik arasındaki mücadelede desteklenecek bir taraf yoktur!
CHP demokratik bir parti değil, kurumsal olarak faşist bir partidir!
İktidar olduğu dönemlerdeki uygulamaları, iktidara gelmesi hâlinde uygulayacağı siyasetin göstergesidir.
CHP’nin bugünkü demokrasi savunucusu rolü, onun uzun yıllardan beri “muhalefet partisi” olarak kalma lüksünün getirdiği bir yanılsamadır.
CHP, kitlelerin AKP/MHP iktidarına karşı hoşnutsuzluğunu kendi siyasi çıkarları için kullanıyor.
Derdi düzeni değiştirmek, demokrasi getirmek vb. değildir. Derdi devlet nimetlerinden yararlanma derdidir.
Devletin faşist niteliği değişmedikçe, iktidara gelmesi halinde faşizmi uygulayacaktır.
Olası bir CHP iktidarında işçiler, emekçiler, ezilenlerin çalışma ve yaşama koşullarında özde değişen bir şey olmayacaktır!
Kapitalizm, sömürü düzeni CHP iktidarı ile varlığını sürdürecektir.
Düzen siyasetinden, burjuvaziden bağımsız, egemenler arasında süren iktidar dalaşının parçası olmadan, bir tarafın yedeğine düşmeden bağımsız sınıf mücadelesi vermek tek çıkış yoludur.
Kurtuluş düzen içi partiler arasında kavgada tercih yapmakta değil, kurtuluş burjuvazinin, sermayenin devletini ve sömürü düzenini yıkacak olan işçi sınıfı önderliğindeki devrimdedir!
***
Biz, burjuva siyasetinin iki ana kutbu AKP ve CHP arasında açık bir şekilde süren iktidar mücadelesinde taraf değiliz!
Aralarındaki kavga kim kamu kaynaklarını kontrol edecek, kim bürokratik makineyi yönetecek, kim sistemin meşruiyetini sürdürecek, kim devlet nimetlerinden yararlanacak kavgasıdır.
Devlet nimetlerinden kimin yararlanacağı kavgası yürüten iki burjuva klik arasında tercih yapmak demek, kendini sömürecek, baskı altına alacak tarafı seçmek demektir.
İki burjuva klik arasında tercih yapmak demek, kırk katır mı, kırk satır mı, AIDS mi, kanser mi tercihi yapmak demektir!
Bu kavga bizim kavgamız değildir!
Bu kavgada taraf tutulacak, desteklenecek taraf yoktur!
Bizim tarafımız işçilerin, emekçilerin, ezilenlerin yanı, sınıf mücadelesi ve devrim mücadelesi tarafıdır.
Bizim kavgamız bir bütün olarak burjuvazinin, sermayenin düzenini devleti ile birlikte yıkma kavgasıdır!
30 Mayıs 2026



































































