Burjuvazinin yeni ekonomi programı/planı açıklandı.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde 6 Eylül’de düzenlenen toplantıda 2027-2029 dönemini kapsayan yeni Orta Vadeli Program’ı (OVP) açıkladı.
Programda ortaya konulan kimi hedefler:
Büyüme
2026: % 3,3
2027: % 4,2
2028: % 4,6
2029: % 5
Enflasyon
2026: % 28,4
2027: % 21
2028: % 13,5
2029: % 9
İşsizlik
2026: % 8,1
2027: % 8
2028: %7,8
2029: % 7,6
Ayrıca bütçe açığının gayrisafi yurt içi hasılaya oranının 2026’da % 3,1, program dönemi sonunda ise % 2,8 olarak gerçekleşmesi hedefleniyor.
İhracatın 2026 sonunda 282 milyar dolar seviyesinde gerçekleşeceği tahmin edilirken, 2027’de 292 milyar dolar, 2028’de 302,5 milyar dolar, program sonunda 316 milyar dolar olması öngörülüyor. İthalatın, 2026 sonunda 387 milyar dolar seviyesinde gerçekleşmesi, 2027’de 397 milyar dolar, 2028’de 411 milyar dolar, 2029’da da 426 milyar dolar olması öngörülüyor.
2026 sonunda Türkiye’nin nominal milli gelirinin 1,8 trilyon doların üzerine çıkması, kişi başına milli gelirin de 20 bin dolar sınırını aşması bekleniyor.
Bunlar kâğıt üzerinde ortaya konulan hedefler.
AKP/Erdoğan iktidarı çeşitli dönemlerde Orta Vadeli Programlar açıkladı. Yer yer Orta Vadeli Program’a Yeni Ekonomi Programı adı da verildi. Programların hiç birinde ortaya konulan hedefler tutturulamadı.
Örneğin 2026-2028 OVP’da 2026 için %3,8, 2027 için %4,3, 2028 için %5,0 büyüme, 2026 için %16,0, 2027 için %9, 2028 için %8 enflasyon hedeflenmişti.
Kapitalizmde üretimin temel amacı hep daha fazla kâr olduğu için kapitalizm koşullarında yapılan plan ve programların gerçekleşmesinde, sistemin çelişkilerinden kaynaklanan sapmaların olması kaçınılmazdır.
Genel olarak kapitalist sistemde hüküm sürmekte olan üretim karmaşası, planların suya düşmesinin başlıca nedenidir. Kapitalizmin emperyalizm aşaması, çelişkilerin ülkeler bazında kalmayıp tüm dünyaya yayılması durumunu ortaya çıkartmıştır. Emperyalist dünya sistemindeki çelişkilerin tek tek ülkelere yansıması da karmaşayı arttıran önemli bir etkendir. Tek tek ülkelerin özgünlükleri de OVP’lardaki sapmaların büyüklüğünde rol oynamaktadır.
2027-2029 dönemini kapsayan yeni Orta Vadeli Program egemen sınıf burjuvazinin çıkarlarına uygun hazırlanmıştır. Bu program burjuvazinin programıdır.
Burjuvazinin çıkarlarına uygun, sermayenin yararına olan Orta Vadeli Program’ın işçi ve emekçilere bir faydası yoktur. Zira program onlar gözetilerek hazırlanmamıştır.
İşçi ve emekçilerin en büyük sorunu bugün geçim sorunudur. Onlar yüksek enflasyon, düşük ücretler, katmerli zamlar, artan ev kiraları, kredi kartı borçları, işsizlik vs. vs. koşullarında yaşama ve ayakta kalma mücadele veriyorlar.
Burjuvazi işçilerin sırtından muazzam kârlar elde edip zenginleşirken, işçi sınıfı ve emekçi yığınlar yoksullaşıyor. Yoksullaşmakla da kalmıyor, onların eline geçen para ile satın alabildikleri mal ve hizmetler de küçülüyor. Ücretler nominal olarak yükselirken, o ücretlerle erişilebilecek mal ve hizmetler artan enflasyon, öncelikle de işçi ve emekçiler için belirleyici olan zorunlu yaşam maddelerinin –yiyecek, giyecek, enerji, ulaşım, konut, kira vb- tüm enflasyondan yüksek olan enflasyonu sayesinde küçülüyor.
İşçilerin, emekçilerin sorunlarını burjuvazinin hiçbir kesimi gerçek anlamda çözmez, çözemez. Çünkü bu sorunların temelinde bizzat kapitalist sistemin kendisi vardır. Gerçek ve kalıcı çözüme kapitalizmin yıkılması ile varılır ve er geç varılacaktır.
Kapitalizmi yıkma hedefine giden yolda, andaki talepler bağlamında da yapılması gereken şey, burjuvazinin şu veya bu kesiminden hiçbir şey beklemeksizin, kendi taleplerimizi bağımsız olarak belirleyip, sınıf mücadelesini geliştirmektir.
7 Eylül 2026



































































