28 Şubat’ta ABD emperyalizmi ve Siyonist İsrail’in İran’a saldırması ile başlayan savaş 26.gününde sürüyor.
Saldırganlar ABD ve İsrail, İran devletinden beklemedikleri bir direnişle karşılaştı. Bombalamalarla, rejiminin yöneticilerini öldürmekle halkın ayaklanacağını ve rejimin yıkılacağını sandılar. Yanıldılar. Yanlış hesap Tahran’dan döndü. Molla rejimi saldırılarla ağır darbe almasına rağmen, savaş kapasitesini sürdürmesi ve Hürmüz Boğazı kartını kullanması saldırganların planlarını bozdu, kısa süre içinde amaçlarına ulaşmalarını engelledi.
Savaş bölgesel savaşa dönüşme tehlikesini içinde barındırıyor.
İran’ın ABD üsleri bulunan Körfez ülkelerine yönelik misilleme saldırıları, savaşın bölgesel savaşa dönüşme riskini artırıyor.
Savaş Lübnan’a da sıçradı. Siyonist İsrail Güney Lübnan’da Hizbullah ile savaşıyor. Lübnan’a yönelik saldırılarını aralıksız sürdürüyor. Saldırılarda yüzlerce kişi katledildi. Binlerce kişi yaralandı. Binlerce kişi yerini terk etmek, göç yollarına düşmek zorunda bırakıldı.
İsrail ordusu Lübnan-İsrail sınırına yaklaşık 30 km mesafedeki Litani Nehri üzerindeki köprüleri havaya uçurdu ve bölgeyi işgal etmeyi planlıyor.
Savaş, aynı zamanda nükleer felakete yol açma riskini de içinde barındırıyor. ABD ve İsrail’in İran’ın nükleer santrallerine yönelik saldırıları, nükleer sızıntıya neden olabilir.
Savaş nedeniyle Hürmüz Boğazının kapanması, enerji arzının kesintiye uğraması, özellikle petrole bağımlı ülkelerin ekonomisini olumsuz etkiliyor.
Uluslararası Enerji Ajansı’nın stoklardan 400 milyon varillik petrol arzı kararına rağmen, enerji fiyatlarındaki artış dünya ekonomisini olumsuz etkileyecektir.
Petrol varil fiyatının artması iğneden ipliğe her şeye zam gelmesi demektir. Fiyat artışları enflasyonu tetikleyecektir.
Savaşın etkilerinin giderek artmasına bağlı olarak, savaşı bitirme yönünde girişimler de sürüyor. Savaşa karşı olan Türkiye, Mısır ve Pakistan ile birlikte İran ve ABD arasında arabuluculuk yapıyor.
New York Times gazetesi, Reuters Haber Ajansı ve İsrail’de yayın yapan Kanal 12 televizyonu, isminin açıklanmasını istemeyen kaynaklara dayandırarak ABD’nin İran’a Pakistan aracılığıyla 15 maddelik bir plan sunduğunu yazdı.
ABD’nin İran’dan talepleri arasında, Hürmüz Boğazı’nın açılması ve serbest denizcilik güzergâhı haline getirilmesi, tüm nükleer tesislerini imha etmesi ve mevcut zenginleştirilmiş uranyumu teslim etmesi yer alıyor.
Buna karşılık İran’a yönelik ambargoların kaldırılması ve sivil bir nükleer enerji projesi için ABD yardımının önerildiği belirtiliyor.
İran yönetimi ABD ile görüştüğü iddiasını kabul etmiyor. İran ve ABD arasında görüşme, müzakere, pazarlık iddialarına rağmen savaş sürüyor. ABD bölgeye yeni askeri güçler göndermeyi planlıyor.
ABD, İsrail, İran arasındaki savaş egemenlik savaşıdır. Bu savaş emperyalist gerici bir savaştır. Savaş Ortadoğu’da devam eden emperyalist paylaşım savaşının bir parçasıdır. Bu savaşta desteklenecek taraf yoktur.
Bu savaştan işçi ve emekçilerin hiçbir çıkarı yoktur.
Savaştan en büyük zararı ve yıkımı gören, ölen, sakat kalan, yerini yurdunu terk etmek zorunda bırakılan, asker elbisesi giydirilerek savaşa sürülen işçiler ve emekçilerdir.
Dünyada savaştan hiçbir çıkarı olmayan, savaştan en büyük zararı gören işçiler, emekçiler sokaklara çıkmalı, savaşın derhal sonlandırılması için tepkilerini yükseltmelidirler.
Bu emperyalist savaş derhal durdurulmalıdır!
Derhal kayıtsız koşulsuz ateşkes!
ABD ve İsrail saldırılarını, İran misilleme saldırılarını derhal durdurmalıdır!
Kahrolsun emperyalist savaş!
Yaşasın proletarya enternasyonalizmi!
25 Mart 2026

































































