Siyonist İsrail devleti, Büyük İsrail Projesi’ni hayata geçirmek için somut adımlar atmaya devam ediyor.
Gazze’de, Batı Şeria’da, Lübnan’da, Yemen’de, Suriye’de süregelen saldırılarını İran’a taşıyan, İran’a ABD emperyalizmi ile birlikte saldıran ve savaş kışkırtıcılığında öne çıkan siyonist faşist Netanyahu rejimi barbarlıkta kural sınır tanımıyor!
Ortadoğu’da en saldırgan ve atom bombası sahibi tek güç olan İsrail’in bölgedeki bir başka gerici faşist güç İran’a “atom bombası yapma aşamasındalar” gerekçesi ile ABD ile birlikte saldırması tam bir sahtekârlıktır.
Lübnan’da, ABD ve İsrail’in İran’ın molla rejimi dini lideri Ali Hamaney’i öldürmesinin ardından, Hizbullah’ın İsrail’in kuzeyine roketli saldırılarda bulunmasına, siyonist İsrail’in karşılık vermesiyle başlayan Hizbullah İsrail savaşı sürüyor.
Siyonist İsrail’in 2 Mart’tan bu yana Lübnan’da düzenlediği hava ve kara operasyonlarında yüzlerce kişi katledildi. Binlerce kişi yaralandı. On binlerce kişi göç etmek zorunda bırakıldı.
Lübnan Sağlık Bakanlığı’na göre, 24 Mart itibarıyla İsrail’in saldırılarına başlamasından bu yana Lübnan’da öldürülenlerin sayısı 1.072’ye yükseldi. 2.966 kişi de yaralandı.
Öldürülenlerin arasında en az 118 çocuk ve 40 sağlık çalışanı bulunuyor.
Saldırılar nedeniyle büyük çoğunluğu Beyrut’ta olan bir milyondan fazla insan evlerini terk etmek zorunda kaldı.
İsrail, Lübnan-İsrail sınırına yaklaşık 30 km mesafedeki Litani Nehri üzerindeki köprüleri havaya uçurdu. İsrail bölgenin tamamında tampon bölge oluşturmayı amaçlıyor.
Siyonist/emperyalist barbarlık/saldırganlık halkları vuruyor. Emperyalist çıkarlar uğruna zarar gören, ölen, göç yollarına düşen halklar oluyor.
İsrail, bütün Batılı emperyalist güçlerin desteğine sahip olduğunun bilincinde, hiç bir uluslararası kural tanımıyor ve kendi bildiğini okuyor.
ABD ve batılı emperyalistler, Siyonist İsrail kısa vadede başarılar elde etse de, uzun vadede kazanan ezilen halklar olacaktır.
Ortadoğu’da ve bütün dünyada devam eden bütün gerici savaşlar derhal, kayıtsız şartsız ateşkesle sonlandırılmalıdır. Ancak kapitalizm şartlarında gerçek ve kalıcı barış mümkün değildir. Gerçek ve kalıcı barış devrimi gerektirir. Gerisi boş hayaldir.
Emperyalist gerici savaşların tek panzehri, bütün ülkelerdeki işçi ve emekçilerin kendi burjuvazilerine karşı isyan etmesidir.
İşçiler ve emekçiler örgütlenip ayaklanarak kendi sözlerini söylediklerinde, kendi burjuvazilerini desteklemekten vazgeçip ellerini kardeş halklara uzattıklarında barış gelecektir.
Kahrolsun emperyalizm!
Siyonizm, emperyalizm yenilecek, direnen halklar kazanacak!
Yaşasın proletarya enternasyonalizmi!
25 Mart 2025

































































