Almanya’nın Ulm kentinde, güneşli bir günde 1 Mayıs, 700’e yakın katılımcıyla kutlandı. Deutscher Gewerkschaftsbund (DGB)’nin çağrısıyla düzenlenen yürüyüş ve kutlamalara, Alman ve yabancı demokrat, devrimci ve inanç kuruluşları katıldı.
Yürüyüşte, Alman Bolşeviklerinin yayın organı TA (Trotz alledem / Herşeye Rağmen) ile “Yeni Dünya İçin Çağrı” (Aufruf für eine neue Welt) dergisi, kendi kortejleri ve bayraklarıyla yaklaşık 30 kişilik bir katılımla yer aldı. Kutlama alanında ve yürüyüş sırasında, TA’nın Almanca 1 Mayıs bildirilerinden yaklaşık 400 adet, “Yeni Dünya İçin Çağrı” dergisinin ise Türkçe bildirilerinden yaklaşık 50 adet dağıtıldı.
Yürüyüş sırasında sıkça atılan sloganlar arasında “Yaşasın enternasyonal dayanışma”, “Yaşasın 1 Mayıs”, “Kahrolsun kapitalizm” ve “1 Mayıs kızıldır, kızıl kalacak” yer aldı. TA dergisi okuru bir kişi, TA’nın Almanca 1 Mayıs bildirisini yürüyüş esnasında hoparlörden yüksek sesle okudu. Okunan bildirinin ilgiyle karşılandığı ve katılımcılar tarafından beğeniyle dinlendiği ifade edildi. Yürüyüş boyunca ağırlıklı olarak TA dergisi ile “Yeni Dünya İçin Çağrı” dergisinin bayrakları taşındı. Kutlama alanının girişindeki bir duvara, TA dergisinin “Mesai değişimi: Hükümet bant başına, işçiler yönetime” başlıklı panosu asıldı. Büyük ilgi çeken ve sıkça görüntülenen bu panonun, emniyet güçleri tarafından da kayda alındığı gözlendi. Ayrıca TA’ya ait bir bayrağın, giriş alanındaki bir ağacın dalına takıldığı görüldü.
Dikkat çeken bir diğer durum ise, son yıllarda da gözlemlendiği üzere, yürüyüşe katılımın her yıl azalması ve insanların 1 Mayıs kutlamalarını içeriğinden ve tarihsel bağlamından kopuk biçimde değerlendirerek sıradan bir gün olarak görmeleridir. Bu durum, kuşkusuz yalnızca sarı sendikaların 1 Mayıs’ı sıradanlaştırmasının değil; aynı zamanda devrimci ve demokrat kurum ve kuruluşların hata ve eksikliklerinin de bir sonucudur. Önümüzdeki yıllarda, kendisini demokrat, devrimci ve sosyalist olarak tanımlayan sivil toplum örgütleri ve yapılar, mutlaka bağımsız 1 Mayıs platformlarını oluşturmalı; 1 Mayıs’ı kendi tarihsel karakterine uygun biçimde, düzen savunucusu ve kapitalizmin yedeği konumundaki sarı sendikalara karşı “kızıl” 1 Mayıs anlayışıyla örgütlemelidir. Bu görev, tüm devrimci ve sosyalist kurum ve örgütler açısından tarihsel ve öncelikli bir sorumluluktur. Bu bağımsız platformun oluşturulması sürecinde, biz Alman ve Kuzey Kürdistan-Türkiyeli Bolşevikler olarak üzerimize düşen sorumlulukları yerine getirmeye, gücümüz oranında her türlü desteği sunmaya ve gerekli fedakârlığı yapmaya hazır olduğumuzu belirtiriz.
Yaşasın Kızıl 1 Mayıs!
1 Mayıs kızıldır, kızıl kalacak!
Ya sosyalizm ya barbarlık — kahrolsun kapitalizm!
2 Mayıs 2026
Ulm an der Donau’dan Herşeye Rağmen ve YDİ Çağrı Okurları






































































