13 Haziran’da İsrail’in saldırısı ile başlayan İsrail-İran savaşı, 21 Haziran gecesi ABD’nin İran’ın nükleer tesislerini bombalamasıyla yeni bir boyut kazandı.
ABD, İran’ın Fordow, Natanz ve İsfahan nükleer tesislerini vurarak savaşa doğrudan dâhil oldu.
ABD yetkililerinin verdiği bilgiye göre “son derece gizli” yürütülen bombardımanda, yedi B-2 bombardıman uçağının bıraktığı 14 “sığınak delici” bombanın atıldığı ve bu bombaların ilk kez kullanıldığı kaydedildi.
ABD, bombardımanın nükleer tesislere yönelik ciddi yıkım ve hasar getirdiğini, İran’ın nükleer programının çok geriye gittiğini iddia ederken, İran tesislerin ciddi zarar gördüğü iddiasını reddetti. ABD’nin nükleer tesislerini vurmasının ardından, İran cumhurbaşkanı, bu saldırı ile kırmız çizginin aşıldığını saldırının cevapsız kalmayacağını söyledi. Ardından İran misilleme amacıyla İsrail’in Tel Aviv, Hayfa gibi kentleri de içine alan yerleşim yerlerini vurdu.
İsrail-İran savaşı, karşılıklı füze atışları ve hava bombardımanlarıyla devam ediyor.
ABD ve İsrail’in İran’a saldırmasına karşıyız.
Hiç bir burjuva devletin, başka bir devlete saldırma hakkı yoktur!
ABD’nin İran’a haydutça saldırısı, işine geldiği zaman hatırladığı uluslararası hukuk kuralları ile bir ilgisi yoktur.
İran’a saldırıya karşı olmamız Molla rejimini savunduğumuz anlamına gelmez.
Molla rejimini yıkacak güç emperyalistler değil, İran’ın çeşitli ulus ve milliyetlerden işçileri ve emekçileridir.
ABD emperyalizminin bu saldırısı, diğer batılı emperyalist güçler tarafından itidalli olma, müzakere ve barışçıl yollarla sorunu çözme çağrıları ile karşılandı. Batılı emperyalistler şimdilik bu savaşa doğrudan dahil olmak istemiyor. Onlar İsrail’in arkasında durmaya devam ediyorlar. ABD bu saldırı ile İran’ın nükleer gücünü önemli oranda zayıflatmak ve müzakere masasına kayıtsız koşulsuz oturtmak istiyor.
ABD’nin Ortadoğu’da yürüyen İsrail-İran savaşına doğrudan dâhil olması, Rusya ve Çin tarafından pek hoş karşılanmadı. Rusya, ABD saldırısını kınarken ve müzakere yolunu gösterirken, Çin sorunun masada, barışçıl yollarla çözülmesi gerektiğini belirten, ABD bombardımanını onaylamayan bir tavır takındı. Çin ABD ile askeri olarak savaşa hazır olmadığı için İran-İsrail savaşına doğrudan katılması mümkün görünmüyor. Bu nedenle Rusya ile birlikte İran’a destek vermeye devam edecekler.
Tüm emperyalist, gerici, haksız savaşlarda olduğu gibi, İsrail-İran savaşında da en büyük yıkımı, İsrail ve İran halkları, işçiler ve emekçiler yaşıyor. Başta yoksulluk, açlık, işsizlik olmak üzere savaş ve ölüm korkusu şimdiden birçok insanı göç yollarına düşürmüş durumda.
13 Haziran’da başlayan savaşta onlarca masum insan hayatını kaybetti. Yüzlercesi yaralandı.
ABD ve Batılı emperyalistlerin kendi çıkarları için desteklediği, ABD’nin gerekli gördüğünde doğrudan dâhil olmaktan çekinmediği bu savaştan işçi ve emekçilerin hiçbir çıkarı yoktur. Ortadoğu’yu daha da karıştıracak olan bu savaş, emperyalist, gerici ve haksız bir savaştır!
İran ve İsrailli işçi ve emekçiler, savaşa karşı çıkmalı, savaşa karşı sokağa dökülmeli ve bu çıkarlar savaşını onaylamadıklarını göstermelidirler.
Biz İran’a karşı girişilen bu emperyalist korsanlık eylemini kınıyoruz! Karşılıklı saldırıların derhâl ve kayıtsız şartsız durdurulmasını talep ediyoruz.
Ortadoğu’ya barış, emperyalistlerin savaşırken bile adına barış dedikleri saldırganlıkla değil, Ortadoğu’nun halklarının gerçek barış ve devrim mücadelesiyle gelecektir.
Tek kurtuluş, işçi sınıfı, ezilen halkların proleter enternasyonalizmi ve sosyalizm bayrağı altında toplanmasındadır!
Kahrolsun gerici, haksız, emperyalist savaşlar!
Yaşasın proletarya enternasyonalizmi!
23 Haziran 2025


































































