Zeytinliklerin madencilik faaliyetlerine açılmasının önünü açan “Zeytincilik, Mera, Çevre ve Maden Kanunlarında Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi” mecliste görüşülüyor.
Bu kanun ile zeytinlikler madenciliğe açılacak!
Zeytinlik alanlar, “başka bir yerde madencilik yapılamayacağı” gerekçesiyle kamulaştırılabilecek.
İlgili alandaki zeytin ağaçları başka bir yere taşınarak, bölgede madencilik faaliyetleri sürdürülebilecek.
Yetkili bakanlık, “kamu yararı” gerekçesiyle bu sürece onay verebilecek.
Zeytinliklerin yanı sıra özel çevre koruma bölgeleri, milli parklar, sulak alanlar, yaban hayatı koruma sahaları ve kültürel SİT alanları da yürütülecek madencilik ve enerji projeleri için Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (MAPEG) yetkilendiriliyor. MAPEG’in ilgili kurumlardan ruhsat için görüş istemesi yeterli olacak; eğer dört ay içinde yanıt alınamazsa, ruhsat verilmiş sayılacak.
Ruhsat sahibi şirketlere Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) sürecinde kolaylıklar tanınıyor. Şirketler, ÇED süreci sırasında diğer yasal izinleri de alabilecek. Doğa talanı hızlanacak.
Yapı ruhsatı bulunmadan faaliyete başlayan enerji yatırımlarından belgeler istenmeyecek; mevcut üretim süreci devam edecek. Böylece daha önce verilen cezalar ve yıkım kararları uygulanmayacak.
AKP, MHP’nin çevre diye bir sorunu yoktur. Onlar sermaye gruplarının doğayı hoyratça talan etmelerinin yolunu açıyorlar.
AKP, MHP iktidarı sermayenin çevreyi hoyratça talan etmesinin siyasi sorumlusudur.
Maden sahaları, HES’ler, Nükleer Santraller, betonlaşmalar, ormanlar, yollar, barajlar, dağlar, derken bir avuç sermaye grubunun çıkarları için zeytinlik alanlar madenciliğe açılacak!
Zeytin öyle bir ağaçtır ki, tanesi soframızın vazgeçilmezi, yağı yaşam iksiri, sabunu temizleyici yanı, kokusu kolonyadır, merhemdir, hatta çaydır şeker düşürür. Anti-kanserojendir, Alzheimer’e iyi gelir. Hücre yenileyici özelliğe sahiptir. Mitolojik öykülerin konusu kültür mirasıdır zeytin ağacı. Odunu bile işe yarar!
“Enerji ihtiyacı” gerekçesiyle doğanın talanı yalnızca AKP/MHP iktidarının işi değil, genelde burjuvazinin siyasetidir. Kâr uğruna doğanın talanı kapitalizmin fıtratında vardır!
Kapitalizm her şeyi paraya, pula ve kâra endekslemiştir. Kârlarına kâr katmak için karayı, denizi, havayı bitirdiler, buzulları yağmalama ve bitirme peşinde koşuyorlar. Ve büyük insanlığı kâr hırslarına alet edip, daha fazla tüketim, daha hızlı tüketim çarkını döndürüyorlar!
Yaşanacak bir dünya ve gerçek çevre dostu sürdürülebilir bir yaşam için kapitalizme karşı mücadele edelim!
2 Temmuz 2025


































































