Suriye Demokratik Güçleri (SDG) Genel Komutanı Mazlum Kobani, Suudi Arabistan TV kanalları Al Arabiya ve Al-Hadath’a önemli açıklamalar yaptı.
Bu açıklamaların bir bölümü şöyle:
“Suriye’nin birliği konusunda hepimiz hemfikiriz. Adem-i merkeziyetçilik ülkeyi bölmek anlamına gelmiyor.
Kürt bölgelerinde Arapçanın yanında Kürtçenin de resmi dil olmasını talep ediyoruz.
Biz şu sloganı savunuyoruz: Tek Ordu, tek hükümet, tek devlet.
Suudi Arabistan, Şam’la müzakerelerimizde arabuluculuk yaparsa olumlu rol oynayabilir.
Türkiye ile sürekli iletişim kanallarımız var ve her şey olumlu gidiyor.
Deyrizor, doğu ve batı yakasıyla tek bir vilayet olmalıdır.
Şam, Kürtlerin dil ve kültürel haklar talebini kabul etmeye hazır olduğunu bize bildirdi.
Suriye hükümetinde bana herhangi bir görev teklif edilmedi.
Kuzeydoğu Suriye’deki “ateşkesi” kapsamlı bir barışa dönüştürmeyi amaçlıyoruz.
Rakka, Haseke ve Deyr ez Zor’daki devlet kurumlarının Şam’a iadesini resmen talep ettim.
Suriye hükümetiyle iletişim kanalları her gün açık.” (www.serbestiyet.com)
ABD Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, X hesabından Mazlum Kobani’nin röportajının videosunu şu mesajla paylaştı:
“Liderliğiniz ve SDG’nin azimli çabaları, Suriye hükümetinin Başkan eş-Şara yönetiminde kapsayıcılığa olan kararlı bağlılığıyla birlikte, ‘tek ordu, tek hükümet, tek devlet’ten oluşan istikrarlı bir Suriye için hayati önem taşıyor.
Entegrasyon ve birliği ilerletmek için yapıcı diyaloğu çok takdir ediyoruz.
Güvenli bir gelecek için görüşmelerin devam etmesini bekliyoruz!”
Mazlum Kobani’nin açıklamalarından ve bu açıklamaları öven Barrack’ın paylaşımından da görüleceği üzere SDG’nin Suriye’nin toprak bütünlüğü ile Suriye’de tek devletin, tek ordunun ve tek hükümetin olması ile bir sorunu yoktur. Sorun “100 bin savaşçının Savunma Bakanlığı bünyesine entegre edilmesi”nin biçimi, Kürtlerin haklarının anayasal güvence altına nasıl alınacağı sorunudur.
Bu konuda HTŞ ile aynı zamanda ABD ve Fransa ile dolaylı olarak Türkiye ile görüşmeler, pazarlıklar sürüyor.
Hem Mazlum Kobani, hem de Rojava Dış İlişkiler Komitesi Eşbaşkanı İlham Ahmed yaptıkları açıklamalarda, “Türkiye ile iletişim kanallarının açık olduğunu” söylüyorlar. Bu dolaylı olarak Türkiye’nin de SDG, HTŞ, ABD, Fransa arasında süren görüşmelere katıldığını, SDG ile görüştüğünü gösteriyor.
Emperyalist güçler, HTŞ, Türkiye; Suriye’nin toprak bütünlüğünü savunuyor, merkezi bir Suriye devletinin olmasını istiyorlar. Planları Suriye’de “tek ordu, tek hükümet, tek devlet”tir.
Bu planın önünde kimi engeller var. Dürziler, Kürtler, Lazkiye, Tartus’ta Esad rejimin devamı olan güçler, hala aktif olan IŞİD ve İsrail. İsrail her ne kadar Dürzilerin hamisi kesilse de Dürziler ikiye bölünmüş durumdadır. Dürzi örgütlerinin önemli bir bölümü Şam yönetimi ile birlikte hareket ediyor.
Süveyda’da şimdilik ateşkes sağlanmış olsa da, yaşanılan çatışmaların temel nedeni, İsrail’in merkezi bir Suriye devletinin varlığından duyduğu rahatsızlıktır. İsrail hiç bir şekilde kendisinin denetiminde olmayacak bir birleşik Suriye devleti istemiyor. Bunun olmaması için elinden gelen her şeyi yapacaktır.
Emperyalistlerin hemen hepsi görünürde halkların haklarının içinde yer alacağı bir anayasadan yana tavır takınıyorlar. Hemen hepsi şu anda lafta Suriye’nin bölünmesine karşılar. HTŞ yönetimini destekliyorlar ve birlikte çalışıyorlar.
Fakat diğer yandan ABD alandaki temsilcisi üzerinden “tek ordu, tek hükümet, tek devlet” tezini savunurken, İsrail’e, İsrail’in Suriye planına, İsrail’in Suriye’yi sürekli bombalamasına karşı caydırıcı bir tutum almıyor.
Süveyda’da çatışmalar durulmuşken, dikkatler Rojava’ya (Kuzey ve Doğu Suriye Demokratik Özerk Yönetimi) çevrilmiş durumdadır.
Rojava’da belirleyici emperyalist güç olan ABD emperyalizmi, bir yandan alandaki sözcüsü Tom Barrack üzerinden SDG silahlı güçlerinin Suriye ordusuna entegre olmasını savunurken, diğer yandan Pentagon üzerinden SDG’ye desteğini sürdürüyor.
Ortadoğu’da kurulmaya başlanan yeni düzende, Suriye’nin ne olacağı konusunda aslında iki ayrı plan, program çatışıyor. HTŞ, Türkiye ve Batılı emperyalistlerin planı, bütün Suriyeli güçlerin içinde bir biçimde yer alacağı, HTŞ’in başat güç olduğu merkezi bir Suriye devleti ve İsrail’in dört ayrı devlete bölünmüş yeni Suriye planı.
ABD ve Fransa’nın garantörlüğünde, dolaylı olarak Türkiye Suriye Geçiş Hükümeti ile SDG arasında görüşmeler, pazarlıklar yapılıyor. Önümüzdeki dönemde Paris’te tarafların katılımıyla bir toplantı yapılacaktır. Toplantı öncesinde ABD ve Fransa SDG ve HTŞ ile görüşmeler yaptı. Paris toplantısı öncesinde Mazlum Kobani olumlu mesajlar verdi.
Önümüzdeki süreç ABD, Fransa, HTŞ, SDG ve dolaylı olarak Türkiye’nin katıldığı görüşmeler, pazarlıklar; Rojava’nın Şam yönetimi ile entegrasyonun olup olmayacağını, olacaksa nasıl olacağını gösterecektir.
Emperyalistler, bölge gerici devletleri çıkarları doğrultusunda Suriye’yi dizayn etmeye çalışıyorlar.
Emperyalizmde belirleyici olan çıkarlar olduğu için emperyalistlerin çözümü gerçek çözüm değildir.
Emperyalizmde halklar yararına gerçek çözüm yoktur!
Suriye’de çeşitli ulus ve milliyetlerden işçiler, emekçiler, ezilenler, halklar için tek gerçek çözüm, ulusların ayrılma hakkına sahip olduğu, özgür bir ortamda tüm milliyetlerin eşit koşullarda yan yana yaşadığı, demokratik federatif bir Suriye devletidir.
Demokratik federatif bir Suriye’ye varmanın tek yolu işçi sınıfı önderliğinde devrimdedir.
30 Temmuz 2025


































































