Bundan yüz on yıl önce Lenin önderliğinde Bolşevik Parti’nin çabalarıyla, emperyalist savaşa karşı toplanan Zimmerwald Konferansı’nın 110.yıldönümünde, Birleşik Cephe Danışma Komitesi tarafından örgütlenen “Zimmerwald Konferansı 2.0, Faşizme ve Savaşa Karşı Uluslararası Barış Konferansı” 6 Eylül’de İsviçre’nin Zürih kentinde yapıldı.
Konferansa biz de çevrimiçi katıldık. Konferansın “Dünya savaşı tehlikesi-Alarm seviyesi kırmızı” ve “Faşizm ve savaş hazırlığı el ele” bölümlerinde konu hakkında kısaca görüşlerimizi ifade ettik.
İki bölümde yaptığımız konuşmayı yayımlıyoruz.
“Yeni Dünya İçin Çağrı dergisi olarak Zimmerwald Konferansını ve katılımcıları selamlıyoruz.
Bundan yüz on yıl önce Lenin önderliğinde Bolşevik Parti’nin çabalarıyla Zimmerwald Konferansı toplandı.
Emperyalist savaşa karşı enternasyonal hareketin ilk adımı olan Konferans, 3.Enternasyonali oluşturacak unsurları ortaya çıkarması açısından yararlı oldu.
100 yıl sonra bugün devasa gelişmelere rağmen emperyalizmin özünde nitel bir değişiklik yoktur.
Bugün de emperyalist dünyada değişen güç dengeleri, emperyalist devletler arasındaki çelişmeleri keskinleştiriyor, dünyanın emperyalist güçler arasında yeniden paylaşılmasını dayatıyor.
Dünyanın her yanında emperyalist büyük güçler başta olmak üzere, emperyalist ve gerici güçler bu paylaşımda kendileri için en fazlasını kapabilmek için büyük bir rekabet ve dalaş içindedir.
Dünyanın çeşitli bölgelerinde süren savaşlar, temsilci savaşları gericiliğin, faşizmin yükselmesi yeniden paylaşım dalaşının parçalarıdır. Dünyada faşizmin gelişmesi, en demokrat görünümlü burjuva devletlerinde bile ırkçılığın azdırılması, militarizmin geliştirilmesi vb. de savaş hazırlıklarının parçasıdır.
Bütün emperyalist güçler kaçınılmaz olan Üçüncü Dünya Savaşı’na hazırlanıyor.
İç içe geçmiş ekonomilerden oluşan dünya ekonomisinde giderek belirginleşen bir biçimde iki ayrı merkez, iki ayrı emperyalist blok oluşuyor. ABD önderliğinde Batılı emperyalist blok karşısında Çin, Rusya önderliğinde emperyalist blok oluşuyor.
Dünyanın emperyalist güçler arasında yeniden paylaşım dalaşı, henüz emperyalist büyük güçlerin belli koalisyonlar içinde birbirlerine karşı doğrudan savaş yürüttükleri biçimde, yeni bir emperyalist dünya savaşı biçiminde yürümüyor. Bunun en önemli nedeni yükselmekte olan büyük güç konumundaki Çin’in, henüz dünyada hâlâ en büyük emperyalist güç konumunda olan ABD ile askeri olarak doğrudan bir savaşı göze alacak durumda olmaması, askeri olarak ABD ile doğrudan çatışmaya girecek güçte olmamasıdır.
Süren savaşlara, emperyalist savaş hazırlığına, faşizmin geliştirilmesine karşı doğru temelde mücadele etmeliyiz. Lenin’in emperyalist savaşa karşı mücadelesi bugün de bize yol göstermelidir. Savaşa ve faşizme karşı mücadele aynı zamanda kapitalizme, emperyalizme karşı mücadele olmak zorundadır.
Emperyalizm kapitalizm bütün dünyada işçi sınıfı önderliğinde devrimlerle yok edilmedikçe, savaşlar olacaktır. Savaşlara bir bütün olarak son vermenin, insanlık tarihinin geçmişindeki bir kötülük haline getirmenin biricik yolu, devrimci savaşlarla, sömürü sistemini yok etmek; komünizme doğru kesintisiz devrimler içinde ilerleyen bir dünya kurmaktır.
Rosa’nın bundan 100 yılı aşkın süre önce ifade ettiği gerçek bugünde hiç değişmedi ve bugün aslında her zamankinden daha güncel.
Dünya, eğer işçi sınıfı önderliğinde devrimler tarafından engellenmezse, barbarlık içinde çöküşe her zamankinden daha yakın.
Seçim hepimizin: Ya sosyalizm ya barbarlık içinde çöküş!”
7 Eylül 2025


































































