Çelikler Holding, Samsun-Ankara hızlı tren hattı projesinin yapımında kullanmak için Çorum’un Sungurlu ilçesine bağlı Karakaya köyünde taş ocağı ve kırma eleme tesisi kurmak istiyor.
Karakaya köyü komünist önder İbrahim Kaypakkaya’nın doğduğu köy. Köylüler, köyün özellikle seçildiğini belirterek, “Bu köyü dağıtmak istiyorlar” diyor.
Projeye göre yılda 3,5 milyon ton taş çıkarılacak, bunun yalnızca 390 bin tonu kırma eleme tesisinde işlenecek. Geriye kalan 2,9 milyon ton taşın işlenmeden doğrudan hızlı tren hattında kullanılacak. Köylüler, bu beyanın gerçeği yansıtmadığını ve şirketin resmi kurumları yanıltarak ÇED denetiminden kaçmaya çalıştığını ifade ediyor. Mevzuata göre 400 bin tonun üzerinde kapasiteye sahip kırma eleme tesisleri için ÇED zorunlu. Köylüler, şirketin bu sınırı bilinçli olarak 390 bin ton olarak beyan ettiğini söylüyor.
Karakaya köyü, açılması planlanan taş ocağının hemen yamacında bulunuyor. Köy merkezi, taş ocağı alanına yalnızca 50-60 metre mesafede. Projede yılda 191 patlama yapılacağı belirtildi. Köylüler, her bir patlamanın köyü doğrudan sarsacağını, evlerin yıkılma tehlikesiyle karşı karşıya kalacağını söylüyor.
Taş ocağı tesisinden çıkacak toz kilometrelerce alanda tarım, hayvancılık ve insan sağlığını etkileyecek. Susuzluk sorunu yaşanan bölgede su kaynakları tamamen yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalacak.
Karakaya köyü Alevilerin yoğunlukta yaşadığı bir köy, köylerinin özellikle seçildiğini söyleyen bir köylü “Alevi ve İbrahim Kaypakkaya’nın köyü oluğu için en çok baskıyı da bu köye uyguladılar. Biz zamanında çok baskı yaşadık. Bu köyde cezaevinde yatmayan, işkence görmeyen gencimiz kalmadı. Bu yüzden bu köye daha çok baskı uyguluyorlar. Bu köyü dağıtmak istiyorlar. Bu ocak açıldığında bu köyde hayat kalmayacak. Topraklarımız taş altında kalacak, insanlar kanser olacak. Bu bir gerçek ve böyle giderse köy dağılacak. Nereye gidecek bu insanlar? Malı, mülkü, parası yok; maaşı yok. Topraklarını ekip biçerek yaşantılarını geçindiriyorlar. Bu insanlar nereye gitsin? Bu insanlar ekmek parası bulamıyor, köyün halini herkes görüyor. Taşları farklı yerde arasınlar. Niye bu köy? Evlerimiz ve taş ocağının arasında 35 metre var. Biz ne hallerle yaptık o evlerimizi. Çakıl taşını bile vermeyeceğiz” dedi. (https://mezopotamyaajansi43.com/)
Başka bir köylü ise çalışmalar esnasında köyde bulunan su kuyusunun patlatıldığını belirterek “Bizim doğamız yok olacak, suyumuz yok olacak, toprağımız yok olacak. Zaten makinelerin buraya gelmesi bile doğamızın düzenini bozdu. Bu makinelerin çekilmesini istiyoruz. Buranın 10 metre yakınında evimiz var, 30 metre yakınında su kuyularımız var. Geçen burada 2 saatlik çalışma yaptılar, köyümüzün suyunu patlattılar. Alternatif bir taş ocağı yeri gösterdik, oraya giderlerse köyümüz de destek olur. Biz ne tren yoluna karşı değiliz, biz Çelikler Holding’e karşıyız. Bizim insanlarımızın çoğu burada tarımla, hayvancılıkla, arıcılıkla geçinen insanlar. Buranın 50 metre ilerisinde 40 dönüme yakın meyve bahçeleri var. Buralar hep talan olacak. Çıkan tozlar bu ektiğimiz mahsulün üstüne konacak, meyvelerin tarımın üstüne konacak, taşa dönüşecek. Burada tarım yapamayacak duruma geleceğiz. Çelikler Holding’in bir an evvel gitmesini istiyoruz. Devlet yetkililerine de sesleniyorum, bunlara müdahale edin. Bir gram taş vermeyeceğiz. Ya canımızı alacaksınız ya taş alacaksınız” dedi.
Karakaya köylüleri taş ocağı tesisine karşı direnişi sürdürürken valilik ve bakanlık düzeyindeki yetkililere seslenerek, projenin durdurulmasını talep ediyor.
10 Kasım 2025


































































