Suriye Geçici Hükümeti Cumhurbaşkanı Ahmed El Şara ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) Genel Komutanı Mazlum Ebdî arasında, 18 Ocak’ta tam entegrasyonu ve kapsamlı ateşkesi içeren 14 maddelik bir anlaşma imzalandı.
Anlaşma, Suriye hükümet güçleri ile SDG arasında, tüm cepheler ve temas hatlarında kapsamlı ve derhal ateşkes ilan edilmesini, grupların Fırat’ın doğusuna çekilmesini, Deyrizor ve Rakka vilayetlerinin idari ve askeri olarak derhal ve tamamen Suriye hükümetine devredilmesini, Haseke ilindeki tüm sivil kurumların Suriye devlet kurumları ve idari yapıları içine entegre edilmesini, tüm enerji kaynakları ve sınır kapıları devletin kontrolüne girmesini vs. içeriyor.
Bu anlaşma Rojava’da Özerk Yönetime son vermenin anlaşmasıdır!
Mazlum Ebdî bugün Şam’a gidecek. “Şamdan döndükten sonra yapılan anlaşmanın içeriğine dair açıklama” yapacak.
T.C devleti anlaşmadan memnun. Rojava’da Özerk Yönetimi kendisine yönelik tehdit olarak algılayan, HTŞ’ye her türlü desteği veren ve Özerk Yönetimi askeri yola başvurmak ile tehdit eden devletin dediği oldu.
10 Mart 2025 tarihinde Ahmet Şara ile SDG Genel Komutanı Mazlum Abdi arasında, ABD‘nin arabuluculuğunda 8 maddelik bir antlaşma imzalandı. 10 Mart anlaşmasına uyması ve yükümlülüklerini yerine getirmesi için SDG üzerinde baskı kuruldu.
Baskı ile yetinilmedi Geçici Hükümet SDG’ye savaş açtı! Halep’in iki Kürt Mahallesi Şeyh Maksut ve Eşrefiye mahallesine Geçici Hükümete bağlı silahlı gruplar saldırdı. Savaş genişletildi. Savaş Deyr Hafir, Meskene, Tabka, Rakka’ya uzandı. SDG ile hareket eden Arap aşiretlerinin saf değiştirmesi ile SDG anlaşma yapmak zorunda bırakıldı.
ABD emperyalizmi “müttefiki” SDG’yi yüzüstü bıraktı.
Diğer yandan 17 Ocak’ta Abdullah Öcalan ile görüşen İmralı Heyeti Öcalan’ın mesajını paylaştı.
“Çatışmalar ve artan gerilim nedeniyle son derece endişeli olduğunu belirten sayın Öcalan, bu durumu Barış ve Demokratik Toplum Sürecini baltalama girişimi olarak değerlendirdi. Suriye’deki tüm sorunların ancak diyalog, müzakere ve ortak akılla çözülebileceğini ve çözülmesi gerektiğini ısrarla vurguladı.”
Öcalan mesajında ayrım yapmadan SDG’ye de mesaj vermektedir. Suriye’de çatışmaları süreci baltalama girişimi olarak görmektedir.
PYD/YPG’nin ABD emperyalizmi başta olmak üzere, emperyalistler ile kurduğu ilişki, yaptığı işbirliği ve ABD emperyalizminin “müttefiki” hâline gelmesinin acı sonuçları bugün Rojava’da yaşanıyor.
ABD emperyalizmi YPG/SDG’yi baş düşman ilan ettiği IŞİD’e karşı savaşta kara ordusu olarak kullandı.
Ortadoğu’da, Suriye’de dengeler değişti, dönem değişti. Yeniden paylaşım dalaşında batılı emperyalistler Suriye’de yeni bir devlet inşa etmek istiyorlar. Bu yeni devlette bölgesel iktidarların, silahlı grupların olması istenmiyor. Merkezi bir devlet ve tek ordu olması isteniyor. Bölgesel iktidarların kendilerini dağıtması, silahlı grupların silah bırakması, yeni devlete entegre olması isteniyor.
Emperyalizmde dostluk değil çıkarlar vardır. Çıkarların gereği yapılır. Çıkarlar gerektirdiği için YPG/SDG kullanılır. Çıkarlar bittiğinde fırlatılıp bir kenara atılır. Tarih bunun örnekleri ile doludur. Rojava’da bu gerçeğe bir kez daha tanık oluyoruz.
Emperyalistlerden ezilen halklara dost olamayacağını, tam tersine emperyalistlerin ezilen halkların düşmanı olduğunu, Suriye’de Rojava’da yaşanan gelişmeler bir kez daha ortaya koyuyor.
Suriye’de çeşitli ulus ve milliyetlerden işçiler, emekçiler, ezilenler, halklar için tek gerçek çözüm var: Ulusların ayrılma hakkına sahip olduğu, özgür bir ortamda tüm milliyetlerin eşit koşullarda yan yana yaşadığı, demokratik federatif bir Suriye devleti…
Suriye’de gerçek çözüme varmanın tek yolu işçi sınıfı önderliğinde devrimdir!
Kahrolsun emperyalizm!
19 Ocak 2026


































































