2026 Newroz’unu, Devlet Bahçeli’nin Ekim 2024’te yaptığı çağrı ve Abdullah Öcalan’ın bu çağrıya cevapları ile başlayan; devlet’i yönetenlerin “Terörsüz Türkiye”, Kürt tarafının “Barış ve Demokratik Toplum Süreci” adını verdiği sürecin devam ettiği, önemli gelişmelerin yaşandığı koşullarda karşılıyoruz.
2026 Newroz’unu dünya genelinde emperyalist güçler arasında paylaşım dalaşının kızıştığı, değişen güç dengelerinin emperyalistler arasındaki çelişmeleri keskinleştirdiği ve dünya savaşı tehlikesini büyüttüğü koşullarda karşılıyoruz.
2026 Newroz’unu Ortadoğu’da yeni bir düzenin kurulduğu, ABD emperyalizmi ve ileri karakolu Siyonist İsrail’in çıkarları doğrultusunda, kontrolleri altında olmayan örgütleri, devletleri kontrolleri altına almaya çalıştıkları, İran’a, Lübnan’a saldırdıkları, Ortadoğu’yu cehenneme çevirdikleri, Rojhilat’ta Kürtlerin molla rejiminin soykırım tehdidi altında bulunduğu, Suriye’de Kürt ulusunun Rojava’da kazanımlarının yoğun saldırı altında olduğu koşullarda karşılıyoruz.
2026 Newroz’unu “demokratik entegrasyon” adı altında, Kürt hareketine tasfiyeciliğin dayatıldığı koşullarda karşılıyoruz.
Newroz piroz be!
Demirci Kawa’nın Dehak’a karşı yaktığı ateş, Kürdistan’ın dört bir yanında hiçbir zaman sönmedi.
Newroz, Kürt ulusunun sömürgeciliğe, asimilasyona, baskıya ve ulusal zulme karşı isyanın, Kürt ulusunun kimliğine ve geleceğine sahip çıktığı bir gündür. Newroz Kürdistanlı emekçi kitlelerin devrim bayrağı altında birleşmeye çağrıldığı bir mücadele günüdür.
Newroz, her ulustan, milliyetten işçi ve emekçiler için her alanda devrim ve sosyalizm düşüncesinin kitlelerle buluştuğu, yakılan ateşlerin yalnızca baharın değil, direnişin ve devrimin ateşine dönüştüğü gündür.
Kürt ulusu, Kürdistan’ın dört parçasında ve dünyanın neresinde yaşıyorsa yaşasın, 21 Mart’ı Newroz olarak kutlamaktadır. Newroz, Kürtler açısından yalnızca bir takvim başlangıcı değil, ulusal hafızanın ve direniş geleneğinin yeniden ayağa kalktığı gündür.
Ulusal baskı, zoraki birlik var oldukça, Kürt ulusu ulusal ve demokratik haklarına sahip olmadıkça, zulüm var oldukça; Newroz direnişin haykırıldığı, mücadelenin yükseltildiği gün olarak kutlanmaya devam edilecektir.
Newroz, çağdaş Dehaklara karşı çağdaş Kawaların isyanını büyüten bir gün olarak kutlanmaya devam edilecektir.
“Demokratik entegrasyon” adı altında tasfiye sürecine hayır!
Türk devleti ve devleti yöneten AKP/MHP iktidarının Kürt sorunu çözme amacı yoktur. “Terörsüz Türkiye” adı verilen süreç ile amaçlanan Kürt hareketini bir bütün olarak tasfiye etmek, onu yönetilebilir ve denetlenebilir bir düzeye indirgemektir.
Kürt ulusal hareketine dayatılan tasfiye siyasetinin arka planında, dünya, Ortadoğu ve Türkiye-Kürdistan coğrafyasındaki gelişmeler yatmaktadır. Emperyalist dünyada güç dengelerinin belirgin biçimde değiştiği, büyük emperyalist güçler arasında yeni bir paylaşım ve egemenlik mücadelesinin kızıştığı bir tarihsel dönemden geçiyoruz. Yeniden paylaşım dalaşı ve mücadelesi, bölgesel aktörleri saflaşmaya ve konum almaya zorlamaktadır. Türk burjuvazisi, devleti de paylaşım mücadelesi içinde kendi yerini sağlamlaştırmak, Ortadoğu’da Kürt kartını kendisine karşı başka güçler tarafından kullanılmasını engellemek istemektedir.
Böyle bir dönemde Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat 2025’te yaptığı “Barış ve demokratik toplum çağrısı”, sonraki mesajlarında ve daha önceki tavırlarındaki “demokratik entegrasyon” çağrısı, gerçekte devlet aygıtına siyasal ve toplumsal eklemlenme çağrısıdır. Entegrasyon söylemi, sınıf, ulus ve devlet ilişkilerini gizleyen ideolojik bir örtü işlevi görmektedir. Türkiye Cumhuriyeti, tarihsel olarak Türk burjuvazisinin sınıf çıkarları doğrultusunda şekillenmiş; başta Kürt ulusu olmak üzere diğer ulusların ve azınlık milliyetlerin inkârı, bastırılması ve zor yoluyla tabi kılınması üzerine inşa edilmiş bir Türk ulus devletidir.
Devlet aygıtı olduğu gibi yerinde dururken, ordu, polis, güvenlik bürokrasisi, merkeziyetçi yapı ve tekçi ulus-devlet formu aynen korunurken “demokratik entegrasyon”dan söz etmek, siyasal bir program değil, bilinçli bir yanılsamadır. Demokrasi devlet aygıtının temellerine yönelmeden inşa edilemez. Bu gerçeği yok sayan entegrasyon çağrısı, gerçekte devletle uzlaşma, ona eklemlenme çağrısıdır.
Newroz ateşi ile devrim ocağını körükle!
Newroz’da Kürt işçi ve emekçilerini, Newroz ateşiyle devrim ocağını korüklemeye çağırıyoruz. Kurtuluşun tek ve gerçek yolu olan devrim için mücadele saflarında birleşmeye, örgütlenmeye çağırıyoruz.
Kurtuluş, işçi sınıfı, ezilen halkların proleter enternasyonalizmi ve sosyalizm bayrağı altında toplanmasındadır!
Agirê Newrozê ji bo şoreşê gûr bike!
Xelasî, bi şoreşê û bi sosyalîzmê dibe!
Sömürgeciliğe, faşizme, emperyalist savaşa, milli zulme, şovenizme, saldırılara, baskılara, her türden gericiliğe karşı haydi Newroz’a!
14 Mart 2026


































































