Cumartesi, Mart 7, 2026
  • Tüm Yazılar
Yeni Dünya İçin ÇAĞRI
E-DERGİ OKU
  • Anasayfa
  • Dünya
    • Tümü
    • Afrika
    • Amerika
    • Asya
    • Avrupa
    • Ortadoğu
    İran’a yönelik emperyalist korsanlık saldırısını kınıyoruz!  

    İran’a yönelik emperyalist korsanlık saldırısını kınıyoruz!  

    Ortadoğu’da emperyalist savaşa hayır!

    Ortadoğu’da emperyalist savaşa hayır!

    İran’a yönelik emperyalist saldırıya hayır!

    İran’a yönelik emperyalist saldırıya hayır!

    Küba’ya ablukaya hayır!

    Küba’ya ablukaya hayır!

    Affetmek yok! Unutmak yok! Hatırla, an, mücadele et!

    Affetmek yok! Unutmak yok! Hatırla, an, mücadele et!

    Viyana: Kürtler Rojava’ya yönelik saldırılara karşı sokaklardalar

    Viyana: Kürtler Rojava’ya yönelik saldırılara karşı sokaklardalar

    Trending Tags

      • Avrupa
      • Amerika
      • Ortadoğu
      • Afrika
      • Asya
      • Pasifik
    • Yayınlar
      • Son Sayı
      • YDİ Çağrı / Tüm Sayılar
      • Tekoşîna Komunîst/Komünist Mücadele
      • Yeni İşçi Dünyası
      • Yeni Dünya İçin
      • Yeni Kadın Dünyası
      • Yeni Dünya Gençliği
      • Eğitim Dizisi
      • Bildiriler
      • Broşürler
    • İşçi Dünyası
      YDİ ÇAĞRI

      Şubat sayımız, sayı 77 çıktı!

      Bir direnişin aynasında sendikal bürokrasinin çürümüşlüğü!

      Bir direnişin aynasında sendikal bürokrasinin çürümüşlüğü!

      Özel İtalyan Lisesi öğretmenleri grevde!

      Özel İtalyan Lisesi öğretmenleri grevde!

      Gece yarısı MESS sözleşmesi imzalandı!

      Gece yarısı MESS sözleşmesi imzalandı!

      YDİ ÇAĞRI

      Ocak sayımız, sayı 76 Çıktı!

      Bu oyunu seyretmek zorunda değiliz!

      Bu oyunu seyretmek zorunda değiliz!

      Trending Tags

      • Kürdistan
        Şam ile SDG arasında entegrasyon anlaşması

        Şam ile SDG arasında entegrasyon anlaşması

        Rojava’ya yönelik imha savaşına hayır!

        Rojava’ya yönelik imha savaşına hayır!

        Rojava tehlikede!

        Rojava tehlikede!

        Emperyalistlerden dost olmaz!

        Emperyalistlerden dost olmaz!

        HTŞ Halep’te savaş ilan etti!

        HTŞ Halep’te savaş ilan etti!

        SDG üzerinde entegrasyon baskısı

        SDG üzerinde entegrasyon baskısı

        Trending Tags

        • Güncel
          “NATO ve Emperyalist Savaş Karşıtı Birlik” kuruldu

          “NATO ve Emperyalist Savaş Karşıtı Birlik” kuruldu

          Emperyalistlerin savaş makinesi NATO’ya hayır!

          Emperyalistlerin savaş makinesi NATO’ya hayır!

          YDİ ÇAĞRI

          Yeni sayımız, sayı 222 çıktı!

          Devrimci Mücadele Meşrudur! ESP Yalnız Değildir!

          Devrimci Mücadele Meşrudur! ESP Yalnız Değildir!

          Panel: “Çözüm süreci, süreç nereye ilerliyor? “Barış” gelecek mi?”

          Panel: “Çözüm süreci, süreç nereye ilerliyor? “Barış” gelecek mi?”

          Karayipler’de ABD emperyalist korsanlığı!

          Karayipler’de ABD emperyalist korsanlığı!

          Trending Tags

          • Gençlik
            Çocuk emeğinin kapitalist sömürüsü: MESEM

            Çocuk emeğinin kapitalist sömürüsü: MESEM

            Kimsenin payandası olmayacağız!

            Kimsenin payandası olmayacağız!

            Kayyım uygulaması: Faşizm!

            Kayyım uygulaması: Faşizm!

            Üniversiteler, kampüsler savaş çığırtkanlığı yeri değildir!

            Üniversiteler, kampüsler savaş çığırtkanlığı yeri değildir!

            Protesto haktır!

            Protesto haktır!

            Kaza değil cinayet!

            Kaza değil cinayet!

            Trending Tags

            • Kadın
              Kahrolsun emperyalist saldırganlık! Kahrolsun haksız gerici savaşlar!

              Kahrolsun emperyalist saldırganlık! Kahrolsun haksız gerici savaşlar!

              8 Mart 2026’da: Barbarlık yerine sosyalizm!

              8 Mart 2026’da: Barbarlık yerine sosyalizm!

              8 Mart: Görülmezden gelinen emekten devrimci kopuşa!

              8 Mart: Görülmezden gelinen emekten devrimci kopuşa!

              “Kadın Devrimi” hakkında tavır

              “Kadın Devrimi” hakkında tavır

              Epstein cinsel suç ağı yeniden gündemde!

              Epstein cinsel suç ağı yeniden gündemde!

              25 Kasım 2025’e girerken: Emperyalist savaşların ve erkek egemenliğinin tek alternatifi sosyalizm!

              25 Kasım 2025’e girerken: Emperyalist savaşların ve erkek egemenliğinin tek alternatifi sosyalizm!

              Trending Tags

              • Makaleler
                Emperyalist dünya sistemi içinde Türkiye‘nin konumu -IV-

                Emperyalist dünya sistemi içinde Türkiye‘nin konumu -IV-

                Sistem çürümüştür!  Kurtuluşun yolu işçilerin, emekçilerin örgütlü mücadelesidir!

                Sistem çürümüştür! Kurtuluşun yolu işçilerin, emekçilerin örgütlü mücadelesidir!

                II.Dünya Savaşı’nın sona ermesinden 80 yıl sonra, küresel güç oyunları

                II.Dünya Savaşı’nın sona ermesinden 80 yıl sonra, küresel güç oyunları

                Emperyalist dünya sistemi içinde Kuzey Kürdistan Türkiye’nin konumu III

                Emperyalist dünya sistemi içinde Kuzey Kürdistan Türkiye’nin konumu III

                Hiroşima ve Nagazaki’ye atom bombası atılmasının 80. yıldönümü

                Hiroşima ve Nagazaki’ye atom bombası atılmasının 80. yıldönümü

                Emperyalist dünya sistemi içinde Türkiye’nin konumu  II

                Emperyalist dünya sistemi içinde Türkiye’nin konumu II

                Trending Tags

                • Çevre
                  COP 30’da   değişen hiçbir şey yok!

                  COP 30’da değişen hiçbir şey yok!

                  Kapitalizmin azami kâr hırsı amazon ormanlarını yok ediyor!

                  Kapitalizmin azami kâr hırsı amazon ormanlarını yok ediyor!

                  ICOR’dan COP30 açıklaması

                  ICOR’dan COP30 açıklaması

                  Karakaya köyünde taş ocağı tesisine karşı direniş  

                  Karakaya köyünde taş ocağı tesisine karşı direniş  

                  Akkuyu Nükleer Santrali ile ilgili yandaş gazeteden yalanlar

                  Akkuyu Nükleer Santrali ile ilgili yandaş gazeteden yalanlar

                  Orman yangınlarına karşı mücadele yeterli mi?

                  Orman yangınlarına karşı mücadele yeterli mi?

                  Yanan gelecektir!

                  Yanan gelecektir!

                  Türkiye’nin ilk İklim Kanunu hakkında

                  Türkiye’nin ilk İklim Kanunu hakkında

                  Orman yangınları, yanan gelecektir!

                  Orman yangınları, yanan gelecektir!

                  Trending Tags

                  • Youtube TV
                  • İletişim
                    • Hakkımızda
                    • Tüm Yazılar
                  Sonuç yok
                  Tüm Sonucu Görüntüle
                  • Anasayfa
                  • Dünya
                    • Tümü
                    • Afrika
                    • Amerika
                    • Asya
                    • Avrupa
                    • Ortadoğu
                    İran’a yönelik emperyalist korsanlık saldırısını kınıyoruz!  

                    İran’a yönelik emperyalist korsanlık saldırısını kınıyoruz!  

                    Ortadoğu’da emperyalist savaşa hayır!

                    Ortadoğu’da emperyalist savaşa hayır!

                    İran’a yönelik emperyalist saldırıya hayır!

                    İran’a yönelik emperyalist saldırıya hayır!

                    Küba’ya ablukaya hayır!

                    Küba’ya ablukaya hayır!

                    Affetmek yok! Unutmak yok! Hatırla, an, mücadele et!

                    Affetmek yok! Unutmak yok! Hatırla, an, mücadele et!

                    Viyana: Kürtler Rojava’ya yönelik saldırılara karşı sokaklardalar

                    Viyana: Kürtler Rojava’ya yönelik saldırılara karşı sokaklardalar

                    Trending Tags

                      • Avrupa
                      • Amerika
                      • Ortadoğu
                      • Afrika
                      • Asya
                      • Pasifik
                    • Yayınlar
                      • Son Sayı
                      • YDİ Çağrı / Tüm Sayılar
                      • Tekoşîna Komunîst/Komünist Mücadele
                      • Yeni İşçi Dünyası
                      • Yeni Dünya İçin
                      • Yeni Kadın Dünyası
                      • Yeni Dünya Gençliği
                      • Eğitim Dizisi
                      • Bildiriler
                      • Broşürler
                    • İşçi Dünyası
                      YDİ ÇAĞRI

                      Şubat sayımız, sayı 77 çıktı!

                      Bir direnişin aynasında sendikal bürokrasinin çürümüşlüğü!

                      Bir direnişin aynasında sendikal bürokrasinin çürümüşlüğü!

                      Özel İtalyan Lisesi öğretmenleri grevde!

                      Özel İtalyan Lisesi öğretmenleri grevde!

                      Gece yarısı MESS sözleşmesi imzalandı!

                      Gece yarısı MESS sözleşmesi imzalandı!

                      YDİ ÇAĞRI

                      Ocak sayımız, sayı 76 Çıktı!

                      Bu oyunu seyretmek zorunda değiliz!

                      Bu oyunu seyretmek zorunda değiliz!

                      Trending Tags

                      • Kürdistan
                        Şam ile SDG arasında entegrasyon anlaşması

                        Şam ile SDG arasında entegrasyon anlaşması

                        Rojava’ya yönelik imha savaşına hayır!

                        Rojava’ya yönelik imha savaşına hayır!

                        Rojava tehlikede!

                        Rojava tehlikede!

                        Emperyalistlerden dost olmaz!

                        Emperyalistlerden dost olmaz!

                        HTŞ Halep’te savaş ilan etti!

                        HTŞ Halep’te savaş ilan etti!

                        SDG üzerinde entegrasyon baskısı

                        SDG üzerinde entegrasyon baskısı

                        Trending Tags

                        • Güncel
                          “NATO ve Emperyalist Savaş Karşıtı Birlik” kuruldu

                          “NATO ve Emperyalist Savaş Karşıtı Birlik” kuruldu

                          Emperyalistlerin savaş makinesi NATO’ya hayır!

                          Emperyalistlerin savaş makinesi NATO’ya hayır!

                          YDİ ÇAĞRI

                          Yeni sayımız, sayı 222 çıktı!

                          Devrimci Mücadele Meşrudur! ESP Yalnız Değildir!

                          Devrimci Mücadele Meşrudur! ESP Yalnız Değildir!

                          Panel: “Çözüm süreci, süreç nereye ilerliyor? “Barış” gelecek mi?”

                          Panel: “Çözüm süreci, süreç nereye ilerliyor? “Barış” gelecek mi?”

                          Karayipler’de ABD emperyalist korsanlığı!

                          Karayipler’de ABD emperyalist korsanlığı!

                          Trending Tags

                          • Gençlik
                            Çocuk emeğinin kapitalist sömürüsü: MESEM

                            Çocuk emeğinin kapitalist sömürüsü: MESEM

                            Kimsenin payandası olmayacağız!

                            Kimsenin payandası olmayacağız!

                            Kayyım uygulaması: Faşizm!

                            Kayyım uygulaması: Faşizm!

                            Üniversiteler, kampüsler savaş çığırtkanlığı yeri değildir!

                            Üniversiteler, kampüsler savaş çığırtkanlığı yeri değildir!

                            Protesto haktır!

                            Protesto haktır!

                            Kaza değil cinayet!

                            Kaza değil cinayet!

                            Trending Tags

                            • Kadın
                              Kahrolsun emperyalist saldırganlık! Kahrolsun haksız gerici savaşlar!

                              Kahrolsun emperyalist saldırganlık! Kahrolsun haksız gerici savaşlar!

                              8 Mart 2026’da: Barbarlık yerine sosyalizm!

                              8 Mart 2026’da: Barbarlık yerine sosyalizm!

                              8 Mart: Görülmezden gelinen emekten devrimci kopuşa!

                              8 Mart: Görülmezden gelinen emekten devrimci kopuşa!

                              “Kadın Devrimi” hakkında tavır

                              “Kadın Devrimi” hakkında tavır

                              Epstein cinsel suç ağı yeniden gündemde!

                              Epstein cinsel suç ağı yeniden gündemde!

                              25 Kasım 2025’e girerken: Emperyalist savaşların ve erkek egemenliğinin tek alternatifi sosyalizm!

                              25 Kasım 2025’e girerken: Emperyalist savaşların ve erkek egemenliğinin tek alternatifi sosyalizm!

                              Trending Tags

                              • Makaleler
                                Emperyalist dünya sistemi içinde Türkiye‘nin konumu -IV-

                                Emperyalist dünya sistemi içinde Türkiye‘nin konumu -IV-

                                Sistem çürümüştür!  Kurtuluşun yolu işçilerin, emekçilerin örgütlü mücadelesidir!

                                Sistem çürümüştür! Kurtuluşun yolu işçilerin, emekçilerin örgütlü mücadelesidir!

                                II.Dünya Savaşı’nın sona ermesinden 80 yıl sonra, küresel güç oyunları

                                II.Dünya Savaşı’nın sona ermesinden 80 yıl sonra, küresel güç oyunları

                                Emperyalist dünya sistemi içinde Kuzey Kürdistan Türkiye’nin konumu III

                                Emperyalist dünya sistemi içinde Kuzey Kürdistan Türkiye’nin konumu III

                                Hiroşima ve Nagazaki’ye atom bombası atılmasının 80. yıldönümü

                                Hiroşima ve Nagazaki’ye atom bombası atılmasının 80. yıldönümü

                                Emperyalist dünya sistemi içinde Türkiye’nin konumu  II

                                Emperyalist dünya sistemi içinde Türkiye’nin konumu II

                                Trending Tags

                                • Çevre
                                  COP 30’da   değişen hiçbir şey yok!

                                  COP 30’da değişen hiçbir şey yok!

                                  Kapitalizmin azami kâr hırsı amazon ormanlarını yok ediyor!

                                  Kapitalizmin azami kâr hırsı amazon ormanlarını yok ediyor!

                                  ICOR’dan COP30 açıklaması

                                  ICOR’dan COP30 açıklaması

                                  Karakaya köyünde taş ocağı tesisine karşı direniş  

                                  Karakaya köyünde taş ocağı tesisine karşı direniş  

                                  Akkuyu Nükleer Santrali ile ilgili yandaş gazeteden yalanlar

                                  Akkuyu Nükleer Santrali ile ilgili yandaş gazeteden yalanlar

                                  Orman yangınlarına karşı mücadele yeterli mi?

                                  Orman yangınlarına karşı mücadele yeterli mi?

                                  Yanan gelecektir!

                                  Yanan gelecektir!

                                  Türkiye’nin ilk İklim Kanunu hakkında

                                  Türkiye’nin ilk İklim Kanunu hakkında

                                  Orman yangınları, yanan gelecektir!

                                  Orman yangınları, yanan gelecektir!

                                  Trending Tags

                                  • Youtube TV
                                  • İletişim
                                    • Hakkımızda
                                    • Tüm Yazılar
                                  Sonuç yok
                                  Tüm Sonucu Görüntüle
                                  Yeni Dünya İçin ÇAĞRI
                                  Sonuç yok
                                  Tüm Sonucu Görüntüle
                                  Anasayfa Dünya Avrupa

                                  Soykırım davası: “Suçluyoruz” avukatlarından Nadija Samour’la röportaj

                                  25 Nisan 2024
                                  İçinde Avrupa, Dünya, Tüm Yazılar
                                  Soykırım davası: “Suçluyoruz” avukatlarından Nadija Samour’la röportaj
                                  0
                                  PAYLAR
                                  33
                                  GÖRÜNTÜLEME
                                  Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

                                  [20 Nisan 2024 tarihli Junge Welt (Genç Dünya) gazetesinde, gazete muhabiri Jamal Iqrith’in Avukat Nadija Samour’la yaptığı bir röportaj yayınlandı. Bu röportajın Ganime Gülmez tarafından yapılan Türkçe çevirisini yayınlıyoruz.

                                  Nadija Samour, Berlin’de yaşayan bir avukattır ve Filistin Kongresi’nin organizatörlerine danışmanlık yapmaktadır.]

                                  Geçtiğimiz hafta sonu Berlin’de düzenlenen Filistin Kongresi’nde, “Almanya’nın Gazze’deki soykırımda bir suç ortağı oluşu” kınanacaktı. İlk etapta kongrenin başlaması geciktirildi. Hemen ardından, kongre açılışından çok kısa bir süre sonra polis kongreye baskın düzenledi. Siz organizatörlere hukuki danışmanlık yapmak üzere oradaydınız. Polis onlara nasıl davrandı?

                                  Tutarsız ve uzlaşmasız. Kongreyi organize edenler ve avukatlar grubumuzun üyeleri, kongreden birkaç gün önce gerçekleşen bir güvenlik toplantısında, kongrenin gidişatını bizzat polislerle birlikte değerlendirmiş olmasına rağmen, mekânda apaçık bir oyalama taktiği uygulandı. Örneğin kongrenin ilk günü olan Cuma günü, bazı yetkilileri toplantı yerine çağırarak önümüze bir sürü “bürokratik engel” koymaya çalıştılar.

                                  Tabii ki itfaiye ekiplerinin yangın tehlikesine karşı bir kontrol yapması benim açımdan anlaşılabilir bir durumdu. Ancak polis zaten binayı tanıyordu ve ziyaret edip fotoğrafını çekmişti. Ancak neden mekânı kiralayan yetkiliyi, organizatörleri ve avukatları dışında tutarak, sadece itfaiye ekipleri ile ve sabah randevu yapılmak zorunda? Organizatörler olağan sınırların çok çok ötesinde bir işbirliği tutumu içerisindeydiler; geriye dönüp baktığımda bunun boyutundan dahi bir rahatsızlık duyuyorum. Ancak organizatörler açısından önemli olan, kongrenin başarılı bir şekilde gerçekleştirilmesi ve tüm katılımcılar için güvenli bir ortamın yaratılmasıydı. Bu nedenle polisle yakın bir temas halindeydik, programı ve konuşmacıları koordine ediyorduk.

                                  Bu tutumunuzun sürece bir katkısı olmadı mı?

                                  HAYIR. Mekân, resmi başlangıç saati ​​öncesinde kuş uçurulmayacak denli bir titizlikle kuşatıldı. Kongre akışının düzenlenmesi ve katılımcıların kayıt yapması ciddi bir şekilde engellendi. Salon içerisinde onlarca polis bir kordon oluşturdu. Basın temsilcileri hiçbir ön bilgi verilmeden, istişarede dahi bulunulmadan arka girişten çember altına alınmış bir alana götürüldü.

                                  Adlandırdıkları gibi, basın özgürlüğünü güçlendirmek üzere.

                                  Basının salonda bulunma hakkı belirlenen kapasite dâhilindeydi. Cuma günü katılımcı sayısı en üst düzeyde sınırlandı. Gazeteci katılımı da bu sınırlama dâhilindeydi; yani ne kadar çok basın mensubu alınırsa, o kadar az katılımcı giriş yapabilecekti. Ayrıca basın, örneğin muhakeme usulü gibi tarafsız ilkelere göre belirlenen bazı yöntemlerle de sınırlandırılabilir. Organizatörlerin düzenlediği akredisyon süreci olağandışı ya da hukuk dışı bir zeminde değildi. Ancak bu durum şimdi, basına yönelik bir kısıtlama olarak sunulmakta.

                                  Etkinlik, video yayını sırasında polis tarafından sonlandırıldı-kesildi. Polis sizinle koordine hâlinde miydi?

                                  Bizi oyaladılar. Elimizde ne olacağına dair çok az bilgi vardı. Kongrenin gerçekleşeceği bölgede, çeşitli resmi kurum yetkilileri, hatta savcılıktan bir yetkili dahi bulunmaktaydı. Herhangi bir suç duyurusunda bulunulmadığı doğrulandı. Ancak birdenbire kongrenin feshedileceği ve yasaklanacağı açıklaması yapıldı. Tam da bu nedenle polis, tamamen orantısız ve anayasaya aykırı bir tutum sergilemiştir. Hazırlık sürecinde ortaya koyduğumuz birçok ciddi hukuki kaygı ve iddia dikkate alınmadı. Bu tedbirler aynı zamanda olay yerindeki bazı polis memurlarını dahi şaşırtmış görünüyordu. Nihayetinde, nedenini pek anlayamadığım tutuklamalar gerçekleşti. Bazı katılımcılar evlerine giderken takip edildi, tutuklandı ve ev aramaları gerçekleştirildi.

                                  Konferansları yasaklamak hafife alınabilecek bir önlem midir?

                                  Hiç bir suretle. Kongre kapalı bir mekânda gerçekleştirilen bir toplantı olduğundan ve açık hava toplantılarında görülebilecek tipik “tehlikeleri” içermediğinden, hukuki-yasal olarak böyle bir yasağın uygulanması hayli zordur. Bunu sorumlu makamlar da biliyor. İşte bu nedenle, tüm siyasi baskılara rağmen kongreyi öncesinde engelleyemediklerini itiraf etmek zorunda kaldılar.

                                  Böyle bir yasağın uygulanabilmesi için, toplantının barışçıl olmayacağına dair apaçık bir tehlikenin, hayati bir tehlikenin ya da ifadeyle ilgili ciddi ihlallerin bulunması gerekir. Federal Anayasa Mahkemesi’nin sabit hukuki içtihadı, bu kapsamdaki toplantılarda, uygun koşulların genellikle daha hafif bir yöntemle sağlanabilmesinin mümkün olması nedeniyle, yetkilileri yasaklardan kaçınmaya zorluyor. Federal Anayasa Mahkemesi, 1985 yılında, gösterileri yasaklanan nükleer karşıtı hareketteki aktivistlerin lehine karar verir. Mahkeme, yetkililere “toplanma hukukundan yana olmak” görevini hatırlatır ve “işbirliği içerisinde olmanın” altını çizer.

                                  Diğer yanıyla, son dönemde söz konusu olan Filistin dayanışmasına yönelik baskılar olduğunda, artık beni hiçbir şey şaşırtmıyor. 2022’den bu yana, gösteri yasaklarına karşı giderek daha fazla mücadele etmek zorunda kaldığımız bir dönem yaşıyoruz. Polis saldırıları ve basın provokasyonları iyi bilinmekte ve çoğalmakta. Berlin Adalet Senatörünün bu alandaki gösterilerin ‘sadece yüzde yedisinin yasaklandığını’ iddia etmesinin bu durumu düzeltmeye yönelik pek de bir faydası yok. Aksine onu rakamları manipüle etmekle suçluyorum. Çünkü kendisi, bu oranlama içerisine, hiçbir zaman yasaklanmayan ve polis şiddetinden etkilendiğini duymadığım İsrail yanlısı gösterileri de ekliyor. Adalet Senatörünün bu tavrı, Federal Cumhuriyet’teki Filistin dayanışmasına yönelik baskıları sert bir şekilde eleştiren Uluslararası Af Örgütü ve İnsan Hakları İzleme Örgütü gibi tanınmış insan hakları örgütlerinin uyarılarıyla çelişiyor.

                                  Yetkililerin, devlete eleştiri yönelten kesimlere yaklaşımı 2022’den bu yana daha mı sertleşti?

                                  Filistin eylemleri noktasında, Berlin İdare Mahkemesi dâhilinde bildiğimiz temel haklara aykırı içtihatlar için Korona dönemine bir teşekkür borçluyuz. O dönemde gösteri yasağı eşiğinin düşürülmesinin temelleri atılmıştı. Virüse dair haklı bir belirsizlik durumu nedeniyle, birçok kişi temel hakların kısıtlanmasının doğru olduğunu düşünmekteydi. Zaten o dönemde eylem yapanlar, özetle “inkârcı” ya da “komplo teorisyeni” olarak karalandı. Bu insanların karşısına çıkıp “Hey, onların da temel hakları var” diyen çıkmadı. Şu anda da benzer eğilimler görüyorum: Filistin dayanışması “nefret dolu Yahudi düşmanlığı” olarak etiketleniyor. Temel hakların kısıtlanması ve insanların bu haklardan yoksun bırakılması omuz silkilerek kabul ediliyor, hatta kutlanıyor. Geçenlerde bir yerde Filistin gösterisinden bir fotoğrafla birlikte “Antifa, sınır dışı etmek demektir” cümlesini okudum.

                                  Peki, iki yıl önce gerçekleşen Filistin Kongresi süreci de böyle miydi?

                                  Federal Meclis’in 2019’daki kararından bu yana –17 Mayıs 2019’da Federal Meclis, İsrail’e “sınırsız” desteğini ifade eden, “işgal politikasına karşı Filistin direnişiyle dayanışmayı” yasaklayan bir karar aldı. ÇN–, hatta belki de IHRA’nın –International Holocaust Remembrance Alliance; İçişleri Bakanlığı’nın eğitim kurumlarına dek “Yahudi karşıtlığı” tanımını yerleştirdiği ve buna karşı da sayısız seminerin-eylemin yaşandığı bir dönem geçirdi bu diyarlar. ÇN– “Yahudi karşıtlığı” tanımının onaylanmasından bu yana baskıların önemli ölçüde arttığını düşünüyorum. Her ikisi de yasal olarak bağlayıcı değildir ancak bu şekilde, yasalmış gibi bir muamele görür. Buna karşı yasal işlem başlatmanız pek mümkün değildir. Dolayısıyla iki yıl öncesinde de hiçbir şeyin çok daha farklı olduğunu düşünmüyorum.

                                  Hemen ardından polis bu etkinlik yasağını, Cuma günü video mesajı gösterilen konuşmacı Salman Abu Sitta’ya yönelik “siyasi faaliyet yasağı” ile gerekçelendirdi. Ebu Sitta kimdir ve neyle suçlanıyor?

                                  Hayır, temel mantık kesinlikle bu değil. Sebep olarak bu gösterilmiş olabilir. Ancak artık, hemen ardından diğer konuşmacıların da giriş ve etkinlik yasağı aldığını biliyoruz. Hukuki durum son derece açık: Görüntülü mesajlar İkamet Kanunu’ndaki bu ırkçı yasal dayanak kapsamına girmiyor. Bunu orada da açıkça belirtmeye çalıştık. Ancak polis yasal dayanağın o kadarda önemli olduğunu düşünmüyordu. Bu konuda elimizde bulunan yazılı bir belge dahi yok. Filistin Kongresi hazırlık belgelerinde Abu Sitta hakkında bir bildirim de mevcuttu. Bu iddialara kaynak olarak ise Springer Basını’ndan gelen,  ağırlıklı olarak Abu Sitta’nın Hamas Lideri İsmail Heniye ile temas hâlinde olduğu içerikli haberler gösterildi.

                                  Kongre öncesinde, kongreye yönelik “Nefret Toplantısı”, “Yahudi Karşıtlığı Zirvesi” adlandırmalarıyla, iftira niteliğinde yazılar yayımlandı. Bu tutumda basının sorumluluğu nedir?

                                  Basın özgürlüğünü tesis edebilmek son derece önemli bir başarıdır. İktidardakilere gerçeği söylemek basının işidir. Burada yaşanan medyanın bir iktidar aracı olarak kullanılmasıdır. Halkın içerisinde bir nüfus grubu hedef alınıyor ve dar bir “fikir koridoru” yaratılıyor. Filistin/İsrail konusunda “koordinasyon”dan bahsetmeyeceğim, çünkü birçok şey serbestçe gerçekleştiriliyor. Pek çok davada ‘Springer and Co.’ tarafından yapılan açıklamalar yoluyla bir “gerçeği” ileri sürmek için kullanılıyor. Artık yetkililer bazen kendi başlarına soruşturma yürütme ihtiyacı dahi duymazken, bu kışkırtıcı makalelere güveniyorlar. Bu süreç içerisinde bazı gazeteciler kendilerini,  gerici siyasetin bizzat uşakları haline getiriyorlar.

                                  Devletin bu kongreye karşı aldığı tutum, ancak önceki propagandanın arka planı dikkate alındığında anlaşılabilir. Gericiler Yahudi karşıtlığı ve nefret hakkında yazılar yazdılar ve polis devletine sert müdahale çağrısında bulundular. Politikacıların ve medyanın kongreyi yasaklama çağrıları, polisin gözdağı vermesi ve nihayetinde Filistin Kongresi’nde ne olması gerektiğine dair çarpık bir temsil senfonisini deneyimledik. Bu durum, diğer şeylerin yanı sıra, kongre için bağış toplayan “Ortadoğu’da Adil Barış İçin Yahudi Sesi” banka hesabının engellenmesine dahi yol açtı.

                                  Yetkili kurumlara dava açtınız. Peki, bu süreç nasıl devam edecek?

                                  Hukukta ‘Devam Beyanı’ olarak ifade edilen yasal bir sürece hazırlanıyoruz. Bu süreç, bir idari işlemin ya da uygulanan başka bir tedbirin hukuka aykırı olduğunu geriye dönük olarak tespit etmeyi amaçlayan bir davadır. Bu, yıllar sürecek ve hayli yıpratıcı bir dava süreci olacak. Kazanacağız, ancak o zaman bu kazanma halkın pek umurunda olmayacak. Ve bunun gelecekteki baskıları engellemeye dair hiçbir etkisi olmayacak.

                                  Federal İçişleri Bakanı Nancy Faeser polisin eylemlerini övdü ve “İslamcı bir senaryo”dan bahsetti. Bu ifadesinde kimleri kastetti?

                                  İyi bir soru. Muhtemelen çeşitli solcu ve Filistinli grupları, partileri ve bireyleri kastediyor. Bu damgalama-çerçeveleme gülünç, ancak bir düşman imajına da uyuyor. Halkın kafasını karıştırmaya ve onu caydırmaya, Filistin dayanışmasını çarpıtmaya ve karalamaya hizmet ediyor. Bu yüzden buna şaşırmıyorum. Sürekli, her aktivistin Hamas’a bağlı olduğunu göstermeleri gerekiyor. Şüphesiz İslamcı bir örgüttür. Filistin dayanışmasını ve soykırıma karşı duruşu sürekli bu örgüte yakınlıkla eşleştirme çabası gösterildiği için, bakan bunu bu şekilde çerçevelemeye çalışıyor. Almanya’da, bu konuda gerçek bir fikir alışverişinde bulunabilmek imkânsız.

                                  Olayın devlet tarafından sert bir şekilde ele alınmasının sorumluluğu kime ait? Berlin şehri mi? Şehrin İçişleri Senatörü mü? Bizzat Nancy Faeser mi?

                                  Siyasette ve yönetimde, böyle bir yaklaşımın sorumlusu olan bireysel aktörler mutlaka vardır. Ancak buna vereceğimiz yanıt, meselenin özünü açıklamayacaktır. Sistemik soruların önemi çok daha büyük: Burada hangi siyasi gelişmeler yaşanıyor?

                                  Peki, bunlar nelerdir?

                                  Almanya’da insanlar seferber edilmiş-harekete geçirilmiş durumda. Bu hareketlenme sürecinde, ulusal bir Alman kimliğinin ortaya çıkışı sürmekte. Aradaki zıtlık bundan daha keskin olamazdı: Dünya nüfusunun çoğunluğu, –hatta Almanların çoğunluğu–, İsrail’in Gazze’deki eylemlerini reddederken, bu adaletsizlik ve şiddete karşı küçük bir ışık tutarken ve bu ışığın sönmesine izin vermezken; buradaki egemen sınıf, İsrail’e karşı olan insanları püskürtmekten daha iyi bir şey düşünemezdi. İlgili tüm uluslararası heyetler-meclisler ve insan hakları organları ve kuruluşları, soykırımın en azından makul kanıtlarını görmekte ve uluslararası toplumun derhal harekete geçmesi çağrısında bulunmakta. Medyanın Almanya’daki hegemonyasına rağmen, Gazze’den gelen korkunç görüntüler, sömürgeleştirilmiş birçok halka karşı işlenen suçların sürekli bir hatırlatıcısıdır ve bunun hepimizin geleceği olabileceğine dair bir uyarı olarak insanların zihinlerine kazınmaktadır.

                                  Filistin Kongresi’nin önemi, bu ırkçılık, (ikmal-)milliyetçilik, militarizm ve neoliberal sistemin kumlarındaki ölüm sancılarının dönemeçlerinden dünyaya gelen bu trajedide bir vites işlevi görüyor. Doğruyu çekinmeden ve cesaretle söylemeye devam etmek: İsrail, Almanya’nın desteğiyle Filistinlilere karşı bir soykırım gerçekleştiriyor. Kongre aynı zamanda; tüm bu düşmanlığa, gözdağı vermeye ve baskılara rağmen dayanışma hareketini ilerletmeye devam etmenin, bir ağ oluşturmanın, uluslararası alanda güçlenmenin ve yükselmenin, Filistin’i ve kurtuluştan sonraki dünyayı hayal etmek üzere bir alan açmanın ne kadar önemli olduğunu da gösteriyor.

                                  Almanya’nın İsrail hükümetine verdiği desteğin, Berlin’de eleştirel bir şekilde tartışılmasını önlemek için mümkün olan her yola başvurulması gerektiği varsayılabilir. Federal Hükümet neden korkuyor?

                                  Korkuyla yönetildiğini düşünüyorum, ancak arkasında ciddi çıkarlar var. Bunun Almanya’nın Holocaust suçuyla ilgili olduğu yönlü açıklamalara inanmıyorum. Uluslararası Adalet Divanı önündeki yargılamaların da bir etki yarattığı düşünülebilir. İktidardakiler, buradaki soykırımı desteklediklerini inkâr etmenin artık mümkün olmayacağından da korkuyor olabilirler.

                                  Federal hükümetin giderek daha otoriter bir tavırla tepki verdiği nokta sadece Filistin konusu değil. Faşizmden Kurtuluş Günü olan 8 Mayıs’taki gösterilerde Sovyet sembollerinin sergilenmesi dahi artık yasak. Bir gazeteci, yasaklanmış olan “Indymedia linksunten” portalından bir haber linki verdiği için şu anda  mahkemelik. 

                                  Devlet kuvvetlerinin geçen hafta sonu sergilediği bu hareketi-eylemi, Federal Almanya Cumhuriyeti’nde sivil özgürlüklerin ele alınmasında bir dönüm noktası-durak olarak görüyor musunuz?

                                  “Devletin Filistin Kongresi’ne Türk ya da Rus devletinin tepkileri gibi tepki verdiğini” sık sık duyuyorum. Şunu vurgulamak isterim: Söz konusu olan Almanya. Söz konusu olan Avrupa. Batı’nın özgürlük ve adalet ideali olan bu “Avrupa masumiyeti” sadece bir efsanedir. Sivil özgürlüklerdeki kazanımların ne denli ciddi olduğunun turnusol kâğıdı, Filistin’dir. Milliyetçi ve militarist bir seferberlik yaşanmakta: Almanya’nın savaşma becerisi, içeride ve dışarıda yeniden silahlanma, dünyada “yeniden biri olma” ve güneşte, ideal olarak Tel Aviv sahilinde bir yere sahip olma arzusu. Tüm bu arzuların yanı sıra ise geniş kitleler açısından onurlu bir yaşam imkânsız hâle getirilmekte. Bu gelişmeler “devlet mantığı” adına kabul edilmekte ya da desteklenmekte.

                                  Ancak ben burada bir dönüm noktası değil, aksine muhalefet ve direnişe karşı otoriter tepkilerin geri dönüşünü görüyorum. Almanya’nın sivil özgürlükleri sağlaması gerçeği, belirli bir temel mutabakatın kaymağını yeme-kâr etme yoluyla “satın alınabilen-paha biçebileceği” kapitalist bir ekonomiye dayanmaktadır. Bunun işlemezse, otoriter yönetime geçilecektir.

                                   

                                   

                                  İlgili

                                  Önceki yazı

                                  Kürt medyasına operasyon

                                  Sonraki Gönderi

                                  1 Mayıs çalışmasından…

                                  İlgiliGönderiler

                                  Kahrolsun emperyalist saldırganlık! Kahrolsun haksız gerici savaşlar!
                                  Kadın

                                  Kahrolsun emperyalist saldırganlık! Kahrolsun haksız gerici savaşlar!

                                  6 Mart 2026
                                  8 Mart 2026’da: Barbarlık yerine sosyalizm!
                                  Kadın

                                  8 Mart 2026’da: Barbarlık yerine sosyalizm!

                                  6 Mart 2026
                                  İran’a yönelik emperyalist korsanlık saldırısını kınıyoruz!  
                                  Dünya

                                  İran’a yönelik emperyalist korsanlık saldırısını kınıyoruz!  

                                  1 Mart 2026
                                  “NATO ve Emperyalist Savaş Karşıtı Birlik” kuruldu
                                  Güncel

                                  “NATO ve Emperyalist Savaş Karşıtı Birlik” kuruldu

                                  28 Şubat 2026
                                  Ortadoğu’da emperyalist savaşa hayır!
                                  Dünya

                                  Ortadoğu’da emperyalist savaşa hayır!

                                  28 Şubat 2026
                                  YDİ ÇAĞRI
                                  İşçi Dünyası

                                  Şubat sayımız, sayı 77 çıktı!

                                  25 Şubat 2026
                                  Sonraki Gönderi
                                  1 Mayıs çalışmasından…

                                  1 Mayıs çalışmasından…

                                  Son Haberler

                                  Kahrolsun emperyalist saldırganlık! Kahrolsun haksız gerici savaşlar!

                                  Kahrolsun emperyalist saldırganlık! Kahrolsun haksız gerici savaşlar!

                                  6 Mart 2026
                                  8 Mart 2026’da: Barbarlık yerine sosyalizm!

                                  8 Mart 2026’da: Barbarlık yerine sosyalizm!

                                  6 Mart 2026
                                  İran’a yönelik emperyalist korsanlık saldırısını kınıyoruz!  

                                  İran’a yönelik emperyalist korsanlık saldırısını kınıyoruz!  

                                  1 Mart 2026
                                  “NATO ve Emperyalist Savaş Karşıtı Birlik” kuruldu

                                  “NATO ve Emperyalist Savaş Karşıtı Birlik” kuruldu

                                  28 Şubat 2026
                                  Ortadoğu’da emperyalist savaşa hayır!

                                  Ortadoğu’da emperyalist savaşa hayır!

                                  28 Şubat 2026
                                  YDİ ÇAĞRI

                                  Şubat sayımız, sayı 77 çıktı!

                                  25 Şubat 2026
                                  8 Mart: Görülmezden gelinen emekten devrimci kopuşa!

                                  8 Mart: Görülmezden gelinen emekten devrimci kopuşa!

                                  24 Şubat 2026
                                  İran’a yönelik emperyalist saldırıya hayır!

                                  İran’a yönelik emperyalist saldırıya hayır!

                                  23 Şubat 2026
                                  Emperyalist dünya sistemi içinde Türkiye‘nin konumu -IV-

                                  Emperyalist dünya sistemi içinde Türkiye‘nin konumu -IV-

                                  20 Şubat 2026

                                  Şubat 2026

                                  20 Şubat 2026
                                  • YDİ Çağrı / Tüm Sayılar
                                  • Youtube Kanalı
                                  • İletişim
                                  Tel: +0507 037 75 27

                                  © 2023 Yeni Dünya İçin Çağrı

                                  Sonuç yok
                                  Tüm Sonucu Görüntüle
                                  • YDİ ÇAĞRI
                                  • Güncel
                                  • İşçi Dünyası
                                  • Kadın
                                  • Gençlik
                                  • Kürdistan
                                  • Çevre
                                  • Dünya
                                    • Avrupa
                                    • Amerika
                                    • Ortadoğu
                                    • Afrika
                                    • Asya
                                    • Pasifik
                                  • Makaleler
                                  • Yayınlar
                                    • Son Sayı
                                    • YDİ Çağrı / Tüm Sayılar
                                    • Yeni İşçi Dünyası
                                    • Yeni Kadın Dünyası
                                      • Dört Duvar
                                    • Yeni Dünya Gençliği
                                    • Bildiriler
                                    • Broşürler
                                    • Yeni Dünya İçin
                                  • Youtube TV
                                  • Tüm Yazılar
                                  • İletişim
                                    • Hakkımızda
                                  • tr TR
                                    • tr TR
                                    • en EN
                                    • de DE
                                    • fr FR
                                    • es ES
                                    • ar AR
                                    • ku KU

                                  © 2023 Yeni Dünya İçin Çağrı

                                  Yeni Dünya İçin ÇAĞRI Size en son haberler ve güncellemeler için bildirimler göstermek istiyoruz.
                                  Reddet
                                  Bildirimlere İzin Ver