Yaklaşık 4 milyon kamu emekçisi ve 2,5 milyon emeklinin 2026-2027 yılı zam oranı belli oldu. Kamu işveren temsilcilerinin kamu sendikalarıyla yaptığı 8. Dönem Toplu Sözleşme görüşmelerinden sonuç çıkmayınca, anlaşmazlık yasa gereği Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna gitti.
Hükümetin verdiği en son teklif, Yüksek Hakem Kurulu tarafından neredeyse olduğu gibi kabul edildi.
Kamu Hakem Kurulu 26 Ağustos’ta yaptığı son toplantısında, kamu işvereni temsilcilerinin dördüncü toplantıda, 2026 yılı için sunduğu teklifi aynen kabul ederken, 2027 yılı için sadece 1’er puan zam yaptı. Hükümetin son teklifi, 2026 için ilk altı ay yüzde 11, ikinci altı ay için yüzde 7, 2027 için ilk altı ay yüzde 5, İkinci altı ay için yüzde 4 ve 2026 için taban aylığa bin lira zam idi.
4688 sayılı “Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununa” göre, Kamu Görevlileri Yüksek Hakem Kurulu, hükümet ile sendikalar arasındaki toplu sözleşme görüşmelerinde anlaşma sağlanamaması durumunda son sözü söyleyen kuruldur. Yüksek Hakem Kurulu uygulaması, sadece hükümet ve kamu sendikaları arasındaki toplu sözleşme/ görüşme anlaşmazlıklarında değil, patronlar ile işçi sendikaları arasında da -anlaşılamadığı taktirde devreye giren sermaye yanlısı bir kuruldur.
Yüksek Hakem Kurulu üyelerinin çoğunluğunu kamudaki patron temsilcileri/sendikaları veya MESS (Metal İşverenleri Sendikası) gibi patron temsilcileri ile, güya bağımsız olan hükümet temsilcileri oluşturur. Hükümet temsilcileri gerçekte sermayeden yana kararlar aldığı için işçi temsilcisi taraflar kurulda azınlıktadır. Buna bir de sendika bürokrasisinin sermaye yanlısı siyaseti eklenince kurulda alınan kararların sermaye lehine sonuçlanmasına şaşırmamak gerekir. İster kamu, ister özel sermaye ile yürütülen Toplu Sözleşme görüşmeleri olsun, şimdiye kadar hiçbir Yüksek Hakem Kurulu kararı yoktur ki işçi ve emekçilerin taleplerinden yana bir karar almış olsun. Bu kurulun görevi sermaye-hükümet işbirliği ile sermayenin çıkarlarını korumaktır.
İşte 2026-2027 yılı kamu emekçilerinin toplu sözleşme süreci de yine Yüksek Hakem Kurulu kararıyla sermayenin çıkarlarına göre sonuçlandı.
Hakem Kurulu’nun zam kararını açıklamasının ardından Kamu-Sen ve Memur-Sen, Hakem Kurulundan çekildiklerini açıkladı.
Memur-Sen Başkanı Ali Yalçın, X sosyal medya hesabından şu açıklamayı yaptı: “Uzlaşmazlıkla sonuçlanan Toplu Sözleşmede toplantı tutanağı ile kayıt altına aldığımız 58 kazanım Hakem Kurulunda oylandı. Verdiğimiz tepkiler ve Hakem Kurulundaki ısrarımızla bazı olumlu adımlar atıldı ama bunlar sorunu çözmez. Hakem Kurulundan çekildik” şeklinde bir açıklama yaptı. Sözleşme sürecinde yerel bazda birkaç iş bırakma eylemi dışında hiçbir ciddi çalışma yapmayan, mücadele yürütmeyen, Memur-Sen’in sendika bürokratı Ali Yalçın bu açıklama ve “çekildik” tavrı ile kamu emekçilerinin tepkisini azaltmaya, sorumluluğu üzerinden atmaya çalışıyor. Fakat kamu emekçisi çok iyi biliyor ki Memur-Sen’in ya da Kamu-Sen bürokratlarının kuruldan çekilmesi pratikte hiçbir anlam ifade etmiyor. İşin başından beri oynan tiyatro oyununda işçi ve emekçi düşmanı sarı sendikacılar ile emekçi düşmanı sermaye sınıfı üzerlerine düşeni yapmaktan çekinmedi.
İşçi ve emekçiler bu pervasızlığın hesabını sormadıkça, satılmış sendika bürokratlarını başından defetmedikçe ve mücadeleyi kendi ellerine almadıkça, açlığa ve yoksulluğa mahkum olacaktır.
Yüksek Hakem Kurulu ve sarı sendikacı işbirliğiyle kamu emekçilerinin haklarına bir kez daha el konuldu. Hak gaspını engellemenin tek yolu, işçilerin, emekçilerin birliği ve mücadelesi olacaktır. Bu mücadele işverenlere karşı olduğu kadar işbirlikçi sendika ağalarına karşı da yürütülmek zorundadır.
26 Ağustos 2025


































































