Affetmek Yok! Unutmak Yok!
Hatırla – An – Mücadele Et!
Hanau tekil bir vaka değildi – Hatırlamak mücadele etmektir!
Ferhat Unvar, Hamza Kurtović, Said Nesar Hashemi, Vili Viorel Păun, Mercedes Kierpacz, Kaloyan Velkov, Fatih Saraçoğlu, Sedat Gürbüz, Gökhan Gültekin
Saygı ve Dayanışma!
Yıllardır Hanau’daki faşist suikastın kurbanlarının aileleri, katledilen yakınlarını politik biçimde anmayı başarıyor. Ailelerle birlikte ülke çapında ittifaklar kuruldu; NSU cinayetlerinin mağdurlarının yakınlarıyla, Halle’deki saldırıdan etkilenenlerle ve pek çok anti-faşist, anti-ırkçı inisiyatiflerle ve devrimci hareketle ortaklıklar geliştirildi.
Saygı: Bu politik anma sürecinden çıkan gücün ne kadar büyük olduğu dikkat çekicidir.
Dayanışma: Aynı şekilde, bunun sayesinde kaç gencin politikleştiği de dikkat çekicidir.
Alman Gerçeği: Cani Irkçılık
Göçmenlere ve “Alman değil” olarak damgalanan insanlara yönelik ırkçı-faşist şiddetin kanlı izi Federal Almanya toplumunda devam ediyor. Naziler tarafından yapılan “Alman normuna” uygun olmayan insanlara yapılan saldırılar ve cinayetler gündemde olmaya devam ediyor. Oysa failler aynı zamanda devlet erkinin, polisin ve yargının temsilcileridir. Polis silahlarıyla öldürmeler artıyor. Polis kaynaklı ölümler çoğu zaman aydınlatılmıyor, bilakis üstü örtülüyor. Nazi failleri nadiren kovuşturuluyor. Yargı, paragrafların arkasına saklanıyor ve katillerin serbestçe dolaşmasına izin veriyor.
Adalet Yoksa Barış da Yok / Ne Adalet – Ne Barış
Ağustos 2025 başında Saarland’daki bir gençlik cezaevinde ölen 15 yaşındaki Nelson’un ölümü trajik bir münferit olay değildir. Yargı ve polisin soruşturması ve konusu eleştirel bir şekilde ele alması – Ne gezer! / Çok ararsınız!
20 Nisan 2025 gecesi Oldenburg’da 21 yaşındaki Afro-Alman Lorenz A. bir polis tarafından vurularak öldürüldü — bu da tekil bir olay değildir!
Hatırlıyoruz: 30 yıl önce Lübeck’teki ırkçı kundaklama saldırısı
1996’da Lübeck Hafenstraße’deki mülteci yurdu kundaklandı. Bu senenin 18 Ocak’ı bu faşist kundaklamanın 30. Yıldönümü. Yedi çocuk ve üç yetişkin katledildi, 38 kişi yaralandı. Mağdurlardan Safwan E. zan altında bırakıldı ve sözde fail olarak yargılandı.
Bilinen gerçek faillerle ciddi biçimde asla hakikaten ilgilenilmedi. Devlet, mağdurları suçlu gibi göstermek için her şeyi denedi.
Hatırlıyor ve anıyoruz: Almanya’daki faşist-ırkçı terörün izinin uzun bir geçmişi vardır.
Almanya – Sen Münferit Olaylar Ülkesi!
“Alman olmayan” olarak görülen insanlara yönelik saldırılar bu sistemde sıradan normal olandır. Açık faşistler “kafası karışık yalnız kişiler” olarak sunulurken, tehdit altında olan göçmenler sistem tarafından asıl tehlike gibi gösteriliyor. Göçmenler şüpheli ilan ediliyor, takip ediliyor, taciz ediliyor, tutuklanıyor ve hatta evet öldürülüyor da. NSU cinayetlerinde de görüldüğü gibi, katiller yerine önce kurbanların çevresi araştırıldı. Polis ve yargı herkes için güvenlik ve adalet sağlamalıyken, göçmenler söz konusu olduğunda ya yoklar ya da faşist katillerle devlet kurumları arasındaki işbirliğini örtbas ediyorlar.
Anti-ırkçı Direnişin Sahiplenilmesi
Birçok anti-ırkçı eylemde burjuva politikacılar da sık sık da ortaya çıkıp anti-ırkçı gibi davranıyor. Bu ikiyüzlülükten başka bir şey değildir. Göçmen düşmanı ırkçı politikalar onların devlet politikasıdır. Devlet, artan bir şekilde çeşitli sivil toplumsal anti-ırkçı girişimleri sponsor gibi destekleyerek onları kendi kontrolüne almaya çalışıyor. Buna karşı çıkan pek çok aile ve inisiyatif var. Bu devlete güven yoktur — çünkü bu devlet ırkçı cinayetlerden sorumludur.
Affetmek Yok – Unutmak Yok!
Hanau’da ve pek çok şehirde anti-faşistler, komünistler ve devrimciler sokaklara çıkıyor; asla unutmayacağımızı, affetmeyeceğimizi ve kurbanların yakınlarıyla ve hayatta kalanlarla dayanışmamızı gösteriyoruz.
Irkçılık, anti-semitizm, Roman/Sinti karşıtlığı ve İslam düşmanlığının tüm mağdurlarıyla dayanışmamızı ilan ediyoruz. Mölln, Rostock-Lichtenhagen, Dessau, Hanau, Halle, Köln, Duisburg, Münih, Dortmund, Celle, Kleve ve daha nice yerlerdeki kurbanları birlikte anıyoruz.
Bizler Faşizme Karşı Omuz Omuza! Daha iyi bir dünya için birlikte mücadele ediyoruz.
Her türlü ırkçılığa, anti-semitizme, anti-Müslüman kışkırtıcılığına ve Roman/Sinti karşıtlığına karşıyız!
Kapitalizmi tarihin çöplüğüne atıyoruz ve yeni bir dünya kuruyoruz:
Sömürüsüz, ırkçılıksız, patriyarkasız, sınırsız bir dünya. Ama bunun için güçlü bir komünist partiye ihtiyaç var. Kapitalist sisteme açıkça karşı duran bir mücadele örgütü gerekiyor. Bizimle örgütlenin! Almanya’da komünist bir partinin inşasında.
19 Şubat’ta anımızı, öfkemizi, dayanışmamızı ve taleplerimizi; başka, özgür, sosyalist bir toplum için mücadelemizi sokağa taşıyalım!
Şubat 2026
Trotz Alledem! Herşeye Rağmen!– Komünist dergi
V.i.S.d.P.: D. Demirel, Blumenstrs. 18a, 96450 Coburg


































































