Her gün yeni bir operasyon ile uyanıyoruz. Her gün yeni bir operasyon manşetlere düşüyor, yeni bir skandal ekranlara taşınıyor. Bir gün yasadışı bahis ağları, ertesi gün uyuşturucu üretimi ve dağıtımı, sonra kara para trafiği, ardından mafyatik ilişkiler, çeteleşme, şiddet, yolsuzluk operasyonları vs. vs.
Her geçen gün işçilerin emekçilerin yaşamını derinden etkileyen çürüme bir tesadüf değil, “bir anda bozulan ahlak”, “toplumsal değerlerin ani çöküşü” hiç değil. Yaşanan şey bir sapma da değil. Bu çürüme kapitalist sistemin doğal bir sonucudur.
Sistem baştan aşağı çürümüştür. Her gün bu cürümenin örneklerini yaşıyoruz. Ahbap Derneği soruşturması ve tartışması, son dönemde yaşadığımız bu cürümenin bir örneğini oluşturuyor.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Ahbap Derneğine yönelik yürüttüğü soruşturmada, derneğin depremzedeler için yaklaşık 158 milyon dolar bağış topladığı, ancak bu kaynağın bir bölümünün amacı dışında kullanıldığı iddia ediliyor. İddialara göre bağışların bir kısmı kişisel hesaplara aktarıldı, buradan da dernek yöneticileriyle bağlantılı kişi ve şirketlere transfer edildi. Dosyada bu para hareketlerine ilişkin banka kayıtları ve mali incelemelere yer verildiği belirtiliyor.
Son olarak savcılığın derneğe yönelik yürüttüğü soruşturmada, derneğe ait 44 milyon TL’nin yönetim kurulu kararlarıyla önce 1 milyon dolara, ardından fiziki altına çevrildiği belirtiliyor.
Medyaya da yansıyan bilgilere göre, 1 milyon doların döviz bürosundan teslim alınması, altınların kuyumcudan alınması ve altınların konulacağı banka kasasının anahtarının bulundurulması konusunda Haluk Levent’in yetkilendirildiği ifade ediliyor.
İçerisinde 44 milyon lira değerinde altın bulunması gereken kasa 6 Ağustos 2026’da polis, bilirkişi ve kayyım heyeti eşliğinde açıldı. Kasanın içinden bir kutu Tylolhot, vitamin, iki kutu ilaç ve bir kitap çıktı.
Ahbap Derneği, derneğin kurucusu ve başkanı Haluk Levent etrafında yaşanan tartışmalar, tek başına bir kişi ya da bir dernek tartışması değildir. Asıl tartışılması gereken, kapitalist sistemin yarattığı çürüme ve toplumda giderek derinleşen güven krizidir.
Yıllardır AKP iktidarına, onun denetimindeki devlet kurumlarına duyulan güvensizlik öylesine büyüdü ki, milyonlarca insan kamusal hizmetlerin yerine tek tek kişilere ve yardım derneklerine umut bağlamak zorunda bırakıldı. “Devlet yok, Ahbap var!” söylemi de bu ortamda doğdu. Haluk Levent, sosyal medyanın yarattığı bir kahraman olarak sunuldu. “Türkiye’nin en güvenilir insanı” ilan edildi. Yaptığı faaliyetler neredeyse sorgulanamaz hâle getirildi.
Bugün ise aynı çevrelerin önemli bir bölümü, ortaya atılan iddiaların ardından, “Zaten nasıl biri olduğunu biliyorduk” demeye başladı. Dün ölçüsüzce yüceltenler, bugün aynı hızla mahkûm ediyorlar. Bu yalnızca bireylere ilişkin bir tutarsızlık değil, sosyal medya kültürünün ve düzen siyasetinin yarattığı çürümenin de bir yansımasıdır.
Çürüme tek tek insanların ahlakından değil, sistemin kendisinden kaynaklanmaktadır. Kapitalist sistem sadece yoksulluk, eşitsizlik ve sömürü üretmiyor, aynı zamanda güven bunalımı, yozlaşma ve sahte kurtarıcılar da üretiyor. Her gün yeni bir skandalın, yeni bir yolsuzluk iddiasının ya da yeni bir kahramanın ortaya çıkması tesadüf değildir. Çünkü çürüyen bireylerden önce, çürüyen sömürü sistemin kendisidir.
Sorun kişilerde değil, onları yaratan ve yeniden üreten kapitalist sistemdedir. Çözüm de kişileri değiştirmekte değil, çürümüş kapitalist düzeni değiştirmektedir.
Kapitalist sistem yarattığı çürümeyi ortadan kaldırma kapasitesine sahip değildir. Çünkü çürüme onun hatası değil işleyiş biçimidir. Kâr için her şeyin feda edilebildiği bir düzende temizlik ancak bir gösteriden ibaret olabilir.
Çözüm operasyonlarda yeni yasal düzenlemelerde makyajlanmış reformlarda değildir.
Çözüm bu çürümüşlüğü yaratan sisteme karşı örgütlü sınıf mücadelesindedir. İşçi sınıfının emekçilerin gençliğin kadınların kendi geleceğine sahip çıkmasındadır. Çözüm bu düzenin daha iyi yönetilmesini istemekte değil, bu düzenin aşılmasını hedeflemektedir.
Gerçek temizlik ancak bu düzen tarihin çöplüğüne gönderildiğinde mümkün olacaktır.
14 Ağustos 2026



































































