ABD ve İran arasında, savaşı sona erdirmeyi amaçlayan ve derhal yürürlüğe girecek bir anlaşma imzalandı.
Anlaşmada neler var?
Mutabakat Zaptı olarak bilinen 14 maddelik anlaşma kısaca şöyle:
Madde 1: ABD, İran ve müttefiklerinin Lübnan da dahil olmak üzere “tüm cephelerde” askeri operasyonların “derhal ve kalıcı” olarak sona erdiğini ilan ediyor.
Madde 2: ABD ile İran’ın “birbirlerinin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı göstereceği” ve karşı tarafın iç işlerine müdahale etmekten kaçınacağı belirtiliyor.
Madde 3: ABD ve İran, en fazla 60 gün içinde nihai bir anlaşma için müzakere etmeyi ve sonuca ulaşmayı taahhüt ediyor, ancak bu süre karşılıklı mutabakatla uzatılabilir.
Madde 4: Mutabakat Zaptı imzalandığında ABD, İran limanlarına yönelik deniz ablukasını ve uygulanan “her türlü engel veya kısıtlamayı” kaldırmaya başlayacak.
Madde 5: Mutabakat Zaptı imzalandıktan sonra İran’ın Hürmüz Boğazı’ndan ticari gemilerin güvenli geçişine “en iyi çabayı göstererek” ve ücret almadan izin vereceği belirtiliyor.
Madde 6: ABD ve bölgesel ortaklarının İran’da yeniden inşa ve ekonomik kalkınma için en az 300 milyar dolar değerinde “kesin ve karşılıklı mutabakata dayalı bir plan” geliştireceğini belirtiyor.
Madde 7: ABD, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararları kapsamında olanlar ve tek taraflı uygulananlar dahil olmak üzere İran’a yönelik tüm ekonomik yaptırımları kaldıracak.
Madde 8: İran, nükleer silah edinmemeyi veya satın almamayı kabul etti ve her iki taraf da Tahran’ın hâlihazırda sahip olduğu zenginleştirilmiş uranyum konusunu ele alma konusunda uzlaştı.
Madde 9, 10: İki madde, zenginleştirilmiş uranyum meselesi çözülene kadar ABD ve İran’ın nükleer programda “statükoyu” koruma konusunda anlaştığını belirtiyor.
Madde 11: ABD’nin Mutabakat Zaptı imzalandıktan sonra “dondurulmuş veya kısıtlanmış fonları tamamen erişilebilir hâle getirmeyi” taahhüt ettiğini belirtiyor ve prosedürlerin müzakerelerde belirleneceğini ifade ediyor.
Mutabakatın 12-14 maddeleri anlaşmanın nasıl uygulanacağını düzenliyor.
Savaşa mola
ABD emperyalizmi İran’a saldırırken ilan ettiği savaş hedefleri olan, rejimin yıkılması, nükleer ve füze kapasitesinin yok edilmesi hedeflerine ulaşamamıştır. Molla rejiminin dayanıklılığı konusunda ABD hesap hatası yapmıştır. Hesap, yoğun hava saldırısı ve rejimin önde gelen yöneticilerinin öldürülmesi ile rejim içinde iktidar savaşanın başlayacağı, halkın ayaklanacağı ve rejimin kısa süre içinde yıkılacağı hesabıdır. Masa başında yapılan hesap çarşıya uymamıştır. Molla rejimi ağır kayıplar vermesine ve ağır yıkıma uğramasına rağmen yıkılmamıştır.
İmzalanan Mutabakat Zaptı ile ağır kayıplara, zarara uğramasına rağmen Molla rejimi önemli avantajlar elde etmiştir. Savaştan en büyük zararı gören ise çeşitli ulus ve milliyetlerden İranlı işçi ve emekçilerdir. Ölen, yaralanan, sakat kalan, göç yollarına düşen, evini barkını kaybeden, işsiz kalan, geçim mücadelesi veren vs. onlardır.
İran ve ABD anlaşma imzalarken, İsrail anlaşmaya uymayı reddediyor ve Lübnan’a yönelik saldırılarını sürdürüyor.
İran ile ABD arasında 19 Haziran’da Cenevre’de gerçekleştirileceği duyurulan barış görüşmeleri, İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırıları devam ettiği için İran tarafından iptal edildi.
İran konusunda İsrail’in siyaseti ile Trump’ın siyaseti arasında fark bulunuyor.
Trump İran ile anlaşma imzalayıp dikkatini Çin’e, Pasifik’e yoğunlaşmak isterken, İsrail İran’a yönelik savaşı sürdürmek, İran’da rejim değişikliği gerçekleştirmek, İran devletini yerle bir etmek, parçalamak, küçük devletler hâline getirmeyi hedefliyor.
İsrail’in ABD’nin yaptığı anlaşmaya uymaması, Trump ile Netanyahu yönetimi arasında var olan çelişmeleri ve siyaset farklılığını görünür kılıyor.
ABD ve İran’ın anlaşma imzalamaları, savaşa son vermeleri olumludur. Ancak bu olumluluğun ne kadar süreceği soru işaretidir? İsrail faktörü ve tarafların anlaşamaması durumu, anlaşmayı kırılgan yapmakta, savaşın yeniden başlaması tehlikesini içinde barındırmaktadır.
Kapitalist/emperyalist sistemde, emperyalistlerin barışı, ateşkes antlaşmaları yeni savaşlara hazırlanmanın nefes molalarıdır.
Bu nedenle kalıcı barış işçi ve emekçiler, ezilenler savaşların kaynağı olan emperyalizme karşı mücadele etmelidir. Kalıcı barış isteyen emperyalist, gerici savaşlara karşı haklı savaşlardan yana olmalıdır.
19 Haziran



































































