Son dönemde Türkiye’de, emperyalistleşme amacı doğrultusunda militarizmin ve savaş ekonomisinin devlet politikası hâline geldiğini gösteren gelişmeler yaşanıyor.
Türkiye kapitalizminin sanayi üretim ekseni giderek savaş sanayiine kayıyor. Savaş sanayisi artık ekonominin tali bir sektörü değil, sermaye birikiminin başlıca dinamiklerinden biri hâline geliyor.
Sermayenin sınıfsal bileşimi hızla değişiyor. İstanbul Sanayi Odası’nın 2025 yılı için açıkladığı ilk 500 büyük sanayi kuruluşu listesinde ilk kez savaş sanayii şirketlerinin üst sıralara yükselmesi, bu dönüşümün en somut göstergelerinden biridir.
Türkiye NATO üyesidir. Aynı zamanda Türkiye burjuvazinin çıkarları gereği, bölgede ve dünyada başka ittifaklara da üye olmakta, dünya ve Ortadoğu genelinde devam eden paylaşımdan daha fazla pay almaya çalışmaktadır.
Türkiye’nin, Ortadoğu ülkeleri ve emperyalist ülkeler ile ilişkilerinde; merkeze koyduğu burjuvazinin çıkarlarıdır. Burjuvazi daha da büyümek, gelişmek ve emperyalistleşmek istemektedir. AKP/MHP iktidarı bu hedefe kilitlenmiştir, bu hedef doğrultusunda siyaset izlemekte ve bu yönde somut adımlar atmaktadır.
Bu adımlardan üç örnek üzerinde kısaca durmak istiyoruz.
“Mekke Savunma İttifakıAnlaşması.”
Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılması Anlaşması.
”Bedir Mutabakat Zaptı.”
“Mekke Ortak Savunma Anlaşması”
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında 7 Ağustos’ta Mekke’de gerçekleştirdiği zirvede, “Mekke Ortak Savunma Anlaşması” imzalandı.
16 maddeden oluşan anlaşma, imzalanmasının üzerinden yaklaşık iki buçuk ay geçtikten sonra TBMM’nin onayına sunuldu.
Anlaşmada neler var?
*Taraflardan herhangi birine yönelik dış kaynaklı bir silahlı saldırı tüm “taraflara” yönelik bir saldırı kabul edilecek. Taraflardan birinin başka bir ülke veya ülke grubu tarafından silahlı saldırıya veya askeri saldırganlığa uğraması halinde, taraflar saldırıya uğrayan tarafa birbirlerine sağlayabilecekleri karşılıklı yardım imkânlarının tamamını kullanarak derhal yardım edecek.
*Savunma sanayisi ve güvenlik alanlarında yakın işbirliği yapılacak.
*Taraflar uluslararası güvenlik konularında düzenli olarak istişarelerde bulunacak.
*Terörizmin tüm çeşit ve tezahürleriyle mücadelede operasyonel seviye de dâhil olmak üzere mevcut işbirliğini ve müşterek çabaları güçlendirecek.
*Savaş ve barış dönemlerinde savunma yeteneklerini geliştirmek amacıyla taraflar arasında askeri personel değişimi yapılabilecek, ortak eğitim programları ve tatbikatlar düzenlenebilecek. Ayrıca silahlı kuvvetlerin birlikte çalışabilirliğini artırmak amacıyla ortak konuşlanma ve askeri faaliyetler teşvik edilecek.
*Savunma sanayii kurumları arasında teknoloji paylaşımı, ortak teknoloji geliştirilmesi, ortak üretim ve savunma sanayii kuruluşları arasındaki işbirliği desteklenecek.
*Dışişleri Bakanları, Savunma Bakanları ile Genelkurmay Başkanlarından oluşan “Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi” kurulacak. Komite taraflar arasında dönüşümlü ev sahipliğiyle yılda iki defa toplanacak. Tarafların liderleri, gerekli görüldüğü takdirde, yılda bir kez toplanacak.
*“Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi”ne hizmet vermek üzere, merkezi Suudi Arabistan’da bulunan bir Sekretarya olacak. Sekretaryaya, “Çekirdek Taraflar” arasında dönüşümlü olarak üç yıllık bir süre için görevlendirilen bir Genel Sekreter başkanlık edecek. İlk Genel Sekreter Pakistan vatandaşı olacaktır.
*İstihbarat alanındaki işbirliğini derinleştirmek ve bu doğrultuda gerekli eşgüdümü sağlamak amacıyla “Taraflar”, bilgi güvenliği, verilerin korunması ve gizliliğe riayet ederek, karşılıklı mutabakata varılan güvenli kanallar üzerinden istihbarat paylaşımında bulunacaktır.
*Gizlilik dereceli bilgi ve belgeler, “Taraflar” dışındaki bir devlet, şirket ya da kişiyle paylaşılmayacak. Gizlilik dereceli bilgi ve belgelere erişimin “bilmesi gereken” prensibiyle ve sadece uygun seviyede güvenlik yetkisine sahip kişilere sağlanması temin edilecek.
*Anlaşmanın yorumundan veya uygulanmasından doğacak herhangi bir anlaşmazlık, taraflar arasında istişareler ve görüşmelerle dostane bir şekilde çözülür. İstişareler ve oybirliğiyle düzeltilecek. *Anlaşmanın yürürlüğe giriş tarihinden itibaren 10 yıl geçmesinin ardından, çekilme niyetini en az üç ay önceden diğer taraflara diplomatik kanallardan yazılı bilgilendirme yapmak suretiyle anlaşmadan çekilebilecek.
*Taraflar, lojistik destek hizmetlerinin mevcudiyeti ve uyumluluğuna bağlı olarak, barışta, savaşta ve diğer olağanüstü durumlarda, silah, mühimmat, yakıt, yedek parça ve diğer teçhizat dahil olmak üzere birbirlerine lojistik destek sağlayacak. (https://www.hurriyet.com.tr/gundem/mekke-anlasmasi-mecliste-43349136)
Anlaşmayı ABD’nin bölgedeki politikasının işbirlikçilerine dikte ettiği ve onun çıkarlarına hizmet ettiği değerlendirmesi, bölgedeki gelişmeleri yanlış okuyan bir değerlendirmedir. Anlaşmayı imzalayan devletlerde bu ülkenin hâkim sınıflarının kendi çıkarları vardır ve anlaşmanın motivasyonu öncelikli olarak bu çıkarlardır.
Türk Devleti açısından bu anlaşmadan kısa vadede beklenen, Türkiye’de Suudi sermaye yatırımlarını arttırarak finansal zorlukları aşmak, Pakistan’ın atom silahı sahipliğini de kendi askerî caydırıcılık gücüne katmaktır. Uzun vadede bu anlaşmanın bir Sünni devletler ittifakına doğru gelişmesi hesapları da vardır. Bu hesapların ne ölçüde tutacağını izleyip göreceğiz. Fakat bu hesapların varlığı ortadadır. Ve bunlar emperyalist yeni “Büyük Türkiye Cumhuriyeti” hedefinin hesaplarıdır.
Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılması Anlaşması
Libya Temsilciler Meclisi 2019 yılında Türkiye ile imzalanan Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılması Anlaşması’nı yedi yıl sonra onayladı.
2019 yılında Türkiye, Batı Libya’da egemen olan Birleşmiş Milletler (BM) tarafından tanınan Ulusal Mutabakat Hükümeti ile Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırası imzalamıştı.
Doğu Libya’da egemen olan Mısır, Rusya ve BAE tarafından desteklenen Halife Hafter ve Temsilciler Meclisi 2020’de Türkiye’yle yapılan anlaşmalara karşı çıkmış ve Ankara’yla siyasi ilişkileri kesme kararı almıştı.
Türkiye, Libya ile imzalanan anlaşma ve ilgili haritaları 30 Eylül 2020’de, Libya ise 16 Temmuz 2025’te BM’ye resmen tescil ettirdi.
Türkiye son yıllarda yalnızca Trablus’la değil, Bingazi’yle de ilişkilerini geliştirdi. Hafter ailesiyle temaslar arttı. Ekonomik ve askerî ilişkiler yeni bir boyut kazandı.
Doğu Akdeniz’de hidrokarbon kaynakları uğruna Türkiye, Yunanistan, Mısır, Kıbrıs Cumhuriyeti, Fransa, İsrail ile dalaşıyor.
Bu dalaşta Libya Temsilciler Meclisi’nin Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılması Anlaşması’nı onaylaması ile Türkiye rakiplerine karşı önemli kazanım elde etmiştir.
”Bedir Mutabakat Zaptı”
Türkiye, Katar, Pakistan ve Endonezya arasında, 21 Ekim’de Katar’ın başkenti Doha’da ‘Bedir Mutabakat Zaptı’ adı verilen bir anlaşma imzalandı.
Mutabakat, Türkiye, Katar, Pakistan ve Endonezya’nın askeri kabiliyetlerini güçlendirmeyi, askerî üretim alanında iş birliğini teşvik etmeyi, dört ülkenin askerî kabiliyetlerini güçlendirmeyi, teknik askerî eğitim, araştırma ve geliştirme konularında iş birliğini desteklemeyi hedefliyor.
Milli Savunma Bakanlığı mutabakata ilişkin açıklama yaptı. Açıklamada şu ifadeler yer aldı:
“Söz konusu mutabakat, askeri üretim alanında işbirliğini teşvik etmeyi, dört ülkenin askeri kabiliyetlerini güçlendirmeyi, ayrıca teknik askeri eğitim, araştırma ve geliştirme konularında işbirliğini desteklemeyi amaçlıyor. Bu girişim, modern savunma sistemlerinin gelişimiyle uyumlu çözüm ve sanayi kollarının oluşturulmasına katkı sağlayacaktır. Mutabakata, dolunay anlamına gelen ‘Bedir’ ismi verilmiştir; zira bu mutabakat sayesinde dört ülke birbirini tamamlamakta olup, anlaşma büyük bir askeri ve ekonomik önem taşımaktadır.
Mutabakat, imzacısı olan ülkeler için kayda değer bir ekonomik öneme sahiptir. Her bir ülkenin askeri üretim alanındaki kabiliyetlerinden yararlanılarak işbirliği ve entegrasyon sağlanacak, savunma sanayisi kapasiteleri geliştirilecek ve böylece müttefik ve dost ülkelerin ihtiyaçları karşılanabilecektir. Ayrıca bu mutabakat; katılımcı ülkeler arasındaki askeri işbirliği ufkunu genişletmeye, savunma sanayisi sektöründeki ilişkilerini geliştirmeye ve güvenlik ile istikrarı destekleyip ortak hedeflere ulaşılmasını sağlayacak şekilde çok taraflı işbirliğini güçlendirmeye katkıda bulunacaktır.”
Emperyalistleşme hedefi ve Türkiye
Türkiye emperyalist dünyada devam eden yeniden paylaşım mücadelesinde önemli bir aktör olarak yer almaya çalışan bir ülkedir. Hedefi, emperyalist bir dalaşta emperyalist bir güç olarak yer almaktır. Burjuvazinin hayalindeki “Yeni Türkiye”; emperyalist büyük güçlere bağımlılıktan kurtulmuş, dünya siyasetinde etkin konuma gelmiş emperyalist bir Türkiye’dir.
“Mekke Ortak Savunma Anlaşması”, ”Bedir Mutabakat Zaptı”, Libya ile Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılması Anlaşması emperyalistleşme yönünde atılan somut adımlardan bazılarıdır.
Bu adımlar Türkiye’nin Ortadoğu’da bölgesel belirleyici ve dünyada yeniden paylaşımda sözü geçen bir emperyalist güç olma hedefi ile bağlantılı olarak ele alınmalıdır.
Türkiye’de kapitalizmin gelişme seviyesi, Türk burjuvazisine, emperyalist büyük güçler arasındaki çelişkilerden yararlanma ve görece bağımsız hareket etme konusunda oldukça geniş alan açmaktadır.
Türkiye henüz emperyalizme olan bağımlılık ilişkisinden bir bütün olarak kurtulamamış, bağımsız emperyalist bir ülkeye dönüşememiştir. Emperyalist güçler tarafından önü kesilmezse, Türkiye’nin gelişme yönü emperyalistleşmeye doğrudur. Bu yönde almış olduğu mesafe de küçümsenmemesi gereken bir boyuttadır.
Türkiye’nin emperyalist olup olmamasının işçi ve emekçiler açısından belirleyici bir önemi yoktur. İşçi ve emekçilerin baş düşmanı, T.C. devleti ister emperyalist olsun, ister bağımlı olsun başta tekelcisi olmak üzere burjuvazi ve onun devletidir.
Bu devletin alternatifi, Türkiye ister emperyalist ister orta derecede gelişmiş, emperyalist edimleri de olan bağımlı kapitalist bir ülke olarak değerlendirilsin, işçi sınıfı önderliğinde emekçilerin kendi demokratik iktidarıdır. Halk demokrasisidir. Kuzey Kürdistan-Türkiye’de sosyalizmin yolunu temizleyecek olan iktidar budur.
22 Ekim 2026


































































