Halk TV’nin İstanbul’da bulunan merkez binasına sabah erken saatlerde polis operasyon düzenledi.
Kanalın yayını durduruldu ve kanala kayyum atandı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı yaptığı açıklamada, “Halk TV’nin sahibi Cafer Mahiroğlu hakkında “rüşvet”, “ihaleye fesat karıştırma” ve “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama” suçlarından şirketlerine yönelik yürütülen soruşturma kapsamında Halk TV’ye kayyum atandığını, 17 şüpheli hakkında gözaltı kararı verilirken, düzenlenen eş zamanlı operasyonda 11 şüpheli gözaltına alındığını” duyurdu.
Halk TV AKP/MHP iktidarına muhalif olan bir kanaldır.
Muhalif medyaya AKP, MHP iktidarı giderek baskılarını yoğunlaştırıyor.
İktidarın kendilerine muhalif olan herkese saldırması, açık ve sistemli terör, halkın seçimini beğenmemesi, seçmen iradesini hiçe sayması, kayyum uygulaması, baskılar, tutuklamalar, gözaltılar, hapis cezaları, pervasızlık, hukuksuzluk vs. vs. faşizmin tezahürleridir.
İktidar dikensiz gül bahçesi istiyor! İstiyorlar ki kendilerine muhalefet edilmesin.
Muhalefetin olmadığı, sessizliğin olduğu, kendilerinin çalıp oynadığı “sessiz Türkiye” istiyorlar.
Açık ve sistemli terör AKP/MHP yönetiminin esas iktidar aracıdır.
Hukuk guguk olmuştur!
AKP’den önceki tüm iktidarlar döneminde de hukuk, hukuk bürokrasisinde egemen olanın elinde rakibine karşı kullanılan silahtı.
Cumhuriyetin kuruluşundan bugüne hukuk adına uygulanan gerçekte hukuksuzluktur. Hukuk denen şey guguktur ülkelerimizde.
Gugukun verdiği siyasi kararlara karşıyız.
Siyasi düşünceleri, açıklamaları ve yazıları nedeniyle bir insana ceza verilmesine karşıyız. İfade özgürlüğünden yanayız.
AKP/MHP iktidarına muhalif Halk TV’nin susturulmasına, kayyım atanmasına karşıyız.
İktidar erkini elinde tutanlar muhaliflerine gözaltı, tutuklama, hapis cezalarını da araç olarak kullanıyor.
Cafer Mahiroğlu şirketlerine yönelik operasyon yapılması, Halk TV’ye kayyım atanması; burjuva klikler arasında süren iktidar mücadelesinin bir parçasıdır.
Burjuva klikler arasındaki süren iktidar mücadelesi, ne demokrasi kavgasıdır, ne de faşizme karşı mücadeledir. Kavgaları devlete kimin hâkim olacağı, devleti kimin yöneteceği, devlet nimetlerinden kimin yararlanacağı kavgasıdır.
Bu kavgada taraf değiliz!
Bizim tarafımız var: işçilerin, emekçilerin, ezilenlerin yanı, sınıf mücadelesi ve devrim mücadelesi tarafıdır.
Bizim kavgamız AKP/MHP iktidarının gitmesi, yerine Yeni Parti’nin iktidara gelmesi kavgası değildir.
Bizim kavgamız burjuvazinin devletini, sömürü düzenini yıkma kavgasıdır.
AKP/MHP iktidarı gider, yerine başka bir burjuva iktidar gelir.
İşçilerin, emekçilerin sorunları olduğu gibi devam eder. Emekçiler için özde değişen hiçbir şey olmaz.
Bu nedenle kurtuluş bir bütün olarak burjuvaziye, sömürü düzenine karşı verilecek devrim mücadelesinden geçecektir.
Kahrolsun faşizm!
Faşizme ölüm tek yol devrim!
14 Ekim 2026


































































