23 Mayıs 2026’da Fransa’nın Forbach kentinde, komünist önder İbrahim Kaypakkaya’nın katledilişinin 53. yıldönümü ve onun izinden yürüyen yoldaşlarımızdan Miktat Camkıran’ın ölümsüzleşmesinin birinci yılı dolayısıyla bir anma etkinliği düzenlendi. Anma gecesi, Hasan Hüseyin’in “Yolcu” şiiriyle açıldı. Yaklaşık 130 kişinin katıldığı etkinlikte, devrim ve sosyalizm mücadelesinde yaşamını yitirenler, özel olarak da İbrahim Kaypakkaya ve Miktat Camkıran anısına bir dakikalık saygı duruşu gerçekleştirildi.
Saygı duruşu öncesinde şu konuşma yapıldı:
“Değerli arkadaşlar, yoldaşlar,
18 Mayıs 2026… Komünist önder İbrahim Kaypakkaya’nın katledilişinin 53. yıldönümüydü. Aynı gün, yoldaşımız Miktat’ın da aramızdan ayrılmasının birinci yıldönümü idi. Bugün, onları anmak için bir araya geldik. Onları anmak, sadece geçmişi hatırlamak değil; bizlere bıraktıkları ışığı, cesareti ve kararlılığı yaşatmak, sürdürmek demektir.
Düşüncemizde, attığımız her adımda yanımızda hissediyoruz onları. Yüreklerimizde yaşatıyoruz. Onları anmak, mücadelelerine sahip çıkmak, inançlarını ve ideallerini yaşatmayı bir görev biliyoruz.
Ve işte burada, yan yana durduğumuz bu an… Bu an, onların bıraktığı mirasa olan bağlılığımızın, kararlılığımızın ve sevgimizin en güçlü, en içten ifadesidir. Sizleri, en derin, en yürekten devrimci duygularımla selamlıyorum. Hoş geldiniz.
*Mayıs ayında yüzlerce devrimci toprağa düştü. Bu nedenle devrim tarihi anlatılırken, Mayıs ayı her zaman kızıllığıyla ön plana çıkar. Mayıs; direnişin, mücadelenin, fedakârlığın ve devrimci kavganın simgesidir.
*Bu ayda ölümsüzleşen devrimciler, sınıf mücadelesinin en ön saflarında yer alarak mücadele tarihinde derin izler bıraktılar. Kızıl Mayıs, toprağa düşen her devrimcinin mücadeledeki yerini, çizgisini ve ardında bıraktığı devrimci mirası anlamak demektir.
Mayıs ayında toprağa düşenlerden bazılarını saymak gerekirse:
* 1 Mayıs 1976’da Mehmet Kocadağ katledildi.
* 1 Mayıs 1977’de Taksim Meydanı kızıla boyandı. 34 işçi ve emekçi katledildi.
* Osmanlı’nın temelleri üzerine kurulan T.C. devleti 1925’ten itibaren Türkleştirme programını uygulamaya başladı. Gayri Müslimleri soykırımdan geçirenler, artık sıranın Türklük kalıbı içine girmek istemeyenleri hizaya getirmek istiyorlardı. Bu siyasetin sonucu olarak Kürt isyanları kanla bastırıldı. Osmanlı’da başlatılan Alevi katliamları T.C. döneminde de sürdürüldü.
4 Mayıs 1937’de Dersim soykırım kararının alındı gündür.
* 6 Mayıs 1972’nin şafağında Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan, sloganlarıyla darağacını düşman karşısında bir kürsüye çevirerek ölümsüzlüğe yürüdüler.
* 13 Mayıs 1980’de, Armenak Bakır, Elazığ Karakoçan’da pusuya düşürülerek katledildi.
* Kuzey Kürdistan-Türkiye komünist hareketinin kartalı, İbrahim Kaypakkaya 18 Mayıs 1973’te Amed zindanında kurşuna dizildi.
* 18 Mayıs 1977’de, PKK’nin öncü kadrolarından Haki Karer, kontra-gerilla yöntemleriyle Antep’te katledildi.
* 12 Eylül askeri faşist darbesi sonrasında Amed zindanları; tecrit, izolasyon, teslim alma ve işkence merkezi hâline getirildi. Faşist devletin teslim alma politikalarına karşı, 18 Mayıs 1982’de Dörtler; Ferhat Kurtay, Necmi Öner, Eşref Anyık ve Mahmut Zengin, bedenlerini ateşe vererek faşizme karşı direnişi büyüttüler.
* Nurhak’ta Sinan Cemgil, Kadir Manga ve Alpaslan Özdoğan, 31 Mayıs 1971’de T.C.’nin kolluk güçleri tarafından katledildi.
* Mücadele edenler ve direnenler ağır bedeller ödediler. Faşist T.C. devletine karşı yürütülen mücadelede toprağa düşen her devrimci bizim değerimizdir. Onlar işkencelerde, darağaçlarında ve direnişlerde korkusuzluğun ve kararlılığın en güçlü örneklerini sergilediler.
* Devrimcilik; tarihten öğrenerek, geçmiş mücadelelerin derslerini kuşanarak kızıl bayrağı göndere çekmek için verilen bir mücadeledir. Onların devrettiği bayrağı yere düşürmeden taşımak, mücadeleyi büyütmek ve devrim kavgasını ileriye taşımak her devrimcinin görevidir.
* Yeni bir dünyanın yaratılması mücadelesinde binlerce devrimci toprağa düştü. Onların amacı, baskı ve sömürünün olmadığı, insanların kardeşçe yaşadığı bir dünyayı kurmaktı.
*Dünyada ve Kuzey Kürdistan-Türkiye’de devrimci mücadelede toprağa düşenleri ve özel olarak Amed zindanlarında katledilen İbrahim Kaypakkaya ve onun yolundan yürüyen binlerce devrimciden biri olan 18 Mayıs 2025’te yaşama gözlerini yuman Miktat yoldaşın anısına sizleri bir dakikalık saygı duruşuna çağırıyorum.”
İki bölüm hâlinde organize edilen etkinliğin ilk bölümü Miktat Camkıran’a ayrıldı. Saygı duruşunun ardından Miktat yoldaş üzerine hazırlanan sinevizyon gösterimi sunuldu. Gösterimin sonrasında söz alan katılımcılar, Miktat Camkıran ile ilgili anılarını ve mücadele içerisindeki yerini anlattılar. Programın devamında Dilan sahne alarak çeşitli türküler seslendirdi.
Verilen yemek arasının ardından etkinliğin ikinci bölümüne geçildi. Bu bölümde İbrahim Kaypakkaya üzerine hazırlanan iki ayrı belgesel gösterimi yapıldı. İlk belgeselde ağırlıklı olarak İbrahim Kaypakkaya’nın yaşamı, mücadelesi ve devrimci faaliyetleri anlatıldı. İkinci belgeselde ise Kaypakkaya’nın savunduğu görüşlerin bir özeti sunuldu.
Belgeselde, İbrahim Kaypakkaya’nın devrimci hareket içerisinde Marksizm-Leninizm’i savunmasıyla diğer devrimci önderlerden ayrılan yönleri ön plana çıkarıldı. Özellikle Kemalizm, devletin niteliği, reform devrim sorunu ve Kürt ulusal sorunu konularındaki çözümlemelerinin, dönemin hâkim sol anlayışlarından köklü biçimde ayrıldığı vurgulandı. Kaypakkaya’nın ezilen ulus ve milliyetler sorununu marksist bir temelde ele alışının bugün de güncelliğini koruduğu ifade edildi.
Aynı zamanda İbrahim Kaypakkaya’nın işkence altında teslim olmaması ve geri adım atmamasının, devrimci irade ile komünist kararlılığın tarihsel bir örneği olduğu belirtildi. Henüz 24 yaşında katledilmesine rağmen ardında bıraktığı siyasal ve teorik mirasın sonraki devrimci kuşaklar üzerinde önemli etkiler yarattığı ifade edildi. Bununla birlikte, genç bir komünist önder olarak çeşitli hata ve eksiklikler yaptığına da değinildi.
Belgesellerde ayrıca, İbrahim Kaypakkaya’nın bugün de Bolşevik mücadelede yaşadığı ve yaşatılacağı vurgulandı.
Programın devamında Barış Kılıç sahne aldı. Kılıç, İbrahim Kaypakkaya üzerine parçaların yanı sıra Kürtçe ezgiler de seslendirdi.
Gecenin sonunda etkinliğe katılanlara ve organizasyonun hazırlanmasında emeği geçen tüm dost ve yoldaşlara teşekkür edilerek anma programı sonlandırıldı.
25 Mayıs 2026
YDİ Çağrı Okurları


































































