4 Ekim Pazar günü Ali Yavuz Çengeloğlu, ölümünün 24. Yıldönümünde Osmanbey’de bulunan Nostalji Kitap & Kahve’de İnter Yayınları tarafından düzenlenen etkinlik ile anıldı.
Hasan Erkul’un yönlendiriciliğini yaptığı etkinlik, Ali Yavuz şahsında devrim mücadelesinde yitirilenler için yapılan alkışlı saygı duruşu ile başladı.
Ardından İnter Yayınları adına konuşma yapıldı.
Konuşmada, Ali Yavuz’un 24 yıl önce 5 Ekim 2002’de yaşamını yitirdiği, önünde daha yapılacak çok iş, çevrilecek ve yayınlanacak çok kitap, yürünecek uzun bir yol olduğu belirtildi.
“60’lı yılların nahif devrimciliğinden bilinçli, bilimsel komünist önder bir konuma doğru gelişen, işçi sınıfını dışarıdan tanıyan değil, bizzat sınıfın içinden gelen bir proleter devrimci” Ali Yavuz hakkında bilgi verildi.
Genç yaşında açılmış yüksek alnı nedeniyle arkadaşları arasında adı Kel kalan Ali Yavuz, politik mücadelede “Çok önemli görevler üstlenmiş olmasına rağmen alçakgönüllü, hiç bir zaman ve hiç kimseye karşı konumunu belli edip kullanmayan, görevlerde büyük küçük ayrımı yapmayan, Mao’nun “kibirdir yorulup yolda kalan” tespitini de aklından çıkarmayan bir devrimci” olduğu vurgulandı.
Ali Yavuz’un devrimin uzun soluklu bir iş olduğunu ve onun, öncünün işçiler adına, halk adına süreç içinde yapacağı bir iş olmadığını; işçilerin, köylülerin, emekçilerin eseri olması gerektiğini kavrayan bir devrimci olduğu vurgulandı.
“Ali Yavuz Çengeloğlu, bu gerçeklerin bilincinde olarak 12 Eylül dönemi ertesi hapishaneden çıktığında, yayımcılık görevine sarıldı. İnter Yayınları, Marksist-Leninist teorinin temel eserlerinin doğru çevirilerle okuyucuya taşınmasını görev olarak kavrayan Ali Yavuz tarafından 1988 yılında kuruldu. Ali Yavuz, proletaryanın kurtuluşunun bilimi olan Marksizm-Leninizm’i doğrudan ustaların eserlerinden okuyup, kavramak gerektiğinin bilincindeydi. O, İnter Yayınları’nın sahibi ve sorumlu yazı işleri müdürü olarak, sadece bugünün değil, yarının da devrimcilerinin yetişmesinde büyük rol oynayacak bu büyük işte belirleyici önemde bir konumdaydı. O kendini, bu işte de büyük bir alçakgönüllülükle üzerine düşeni yapan bir sıra neferi olarak kavradı.”
İnter Yayınları’nın 14 yıllık yayın hayatında yaptıkları da konuşmada anlatıldı:
“İnter Yayınları’nın Türkçeye kazandırdığı eserler kolektif bir çabanın, çalışmanın ürünüdür. Bu çalışmada çok önemli ve değerli katkıları bulunan, Ali Yavuz’dan iki yıl sonra, yine vakitsiz ve erken kaybettiğimiz Dr. Musa’mızı, Ahmet Tekeli’yi de burada özellikle anmak isteriz.
İnter Yayınları, aynı zamanda, proleter enternasyonalizminin bir savaşçısı da olan Ali Yavuz için bir programdı. Dünya komünist hareketinin en güçlü olduğu dönemin, 3. Enternasyonal’in bazı belgelerinin yayımlanması ile işe başlayan İnter Yayınları, 14 yıllık yayın hayatında, Türkiye komünist hareketinin 100 yılı aşkın tarihinde yapmayı başaramadığı bir işi başardı; Türkiye devrimci ve komünist hareketine yararlanacağı tam bir Marksizm-Leninizm kitaplığı sundu.
İnter Yayınları’nın Türkçeye kazandırdığı Stalin’in tüm eserleri, Lenin’in seçme eserleri, Marksizm’in bir dizi temel eseri, Komintern’in bir dizi önemli belgesi ve benzerleri hem bugün hem de yarın marksist olma iddiasında olanların elinde bir silah olarak bize, o eserlerin Türkçeye kazandırılmasında emeği geçen herkesin yanında, en başta da kuşkusuz Kel’imizi hatırlatacak. Ve yarın yenidünya mücadelesinin yeni savaşçıları da şahsen tanıma fırsatı bulamadıkları Ali Yavuz gibi sıra neferlerinin davasını sahiplenecek, başlanmış eseri sürdürecek, tamamlayacaklardır.”
İnter Yayınları adına yapılan konuşmanın ardından Ali Yavuz’u tanıyan insanlar ile yapılan söyleşilerden oluşan sinevizyon gösterildi.
İnter Yayınları çevirmenleri Mehmet Ali İnci, Saliha Kaya, Süleyha Kaya; Ali Yavuz’a dair izlenimlerini duygularını, düşüncelerini ifade ettiler.
Çevirmen İsmail Yarkın’ın etkinliğe gönderdiği yazılı mesajı okundu.
Ali Yavuz Çengeloğlu’nu 1970’li yılların ortalarında tanıdığını, O’nunla dostluğunu, çalışma ve yol arkadaşlığını onun vakitsiz, erken ölümüne dek sürdürdüğünü anlatan İsmail Yarkın O’nu “yakinen tanımış olmakla kendimi imtiyazlı ve şanslı hissettiğini” belirtti.
“Almancadan Türkçeye İnter Yayınları’nda yayımlanan benim çevirmen ve/veya düzeltmen olarak imza attığım tüm kitaplar bireysel değil, bilakis kollektif bir çabanın, çalışmanın ürünüdür. Bu bağlamda bunda çok önemli ve değerli katkıları bulunan, onu da vakitsiz ve erken kaybettiğimiz sevgili Dr. Musa’mızı (Ahmet Tekeli) özellikle belirtmek istiyorum. Diğer taraftan ortaya konan bu muazzam eserler külliyatına maddi anlamda katkı ve fedakârlıklara da değinmekte yarar var.
Gerek sevgili eşinin gerekse yakın mesai arkadaşlarının vurguladıkları üzre O, üstlendiği işini, görevini en ciddi bir şekilde, titizlikle yerine getiren bir devrimciydi. Bunu ben de onunla birlikteki çalışmamız sıralarında bizzat yaşadım. Kendisine bitirip yolladığım kitap çevirisini yayına hazırlamak için çeviriyi kelime kelime, satır satır, kılı kırk yararcasına okur, gözden geçirir, aklına yatmadığı, daha anlaşılır nasıl formüle edilebilir pasajlar konusunda benimle uzun boylu istişare ederdi. Sonunda en iyi ifade ediş hakkında fikir birliğine varırdık. Aynı çalışma yöntemini diğer çevirmen arkadaşlarda da uyguladığını sanıyorum.”
İnter Yayınları çevirmenlerinin konuşmalarının ardından, Ali Yavuz ile yolları kesişmiş, birlikte çalışmış, O’nu tanıyanlar yaptıkları konuşmalarda Ali Yavuz hakkında anılarını, duygu ve düşünceleri ifade ettiler.
Etkinlik Hasan Erkul’un Ali Yavuz’un ölümünün ardından yazdığı şiiri okumasıyla son buldu.
İnsan olmayı aynı zamanda bir toplumsal sorumluluk olarak da kavrayan, bunun gereklerini elinden geldiğince yerine getiren, hayata en kötü şartlarda bile umutla, sevgiyle bakan Ali Yavuz Çengeloğlu bilinçli tüm hayatı devrim-sosyalizm-komünizm davası için mücadeleyle geçmiş bir insandı.
Ali Yavuz Çengeloğlu, yaptıklarıyla, bıraktıklarıyla ve eserleriyle, yaşamaya devam ediyor.
O mücadele içinde yaşıyor ve hep yaşayacak!
5 Ekim 2026
















































































