ABD, Kanada ve Meksika’nın ortaklaşa ev sahipliğinde düzenlenen Dünya Futbol Şampiyonası, 19 Temmuz’da oynanan final karşılaşmasıyla sona erdi. Finalde Arjantin’i 1-0 yenen İspanya dünya şampiyonu olarak kupayı kazandı.
Dünya Futbol Şampiyonası, milyarlarca insanı haftalarca ekranların başına kilitledi, statlar milyonlarca futbolseveri ağırladı. Dünyanın farklı ülkelerinden, farklı dillerden ve kültürlerden insanlar aynı heyecanın peşinden sürüklendi. Dünya Kupası, kapitalist eğlence endüstrisinin en büyük gösterilerinden biri olarak, âdeta bir uyuşturucu etkisi yarattı. Bir ay boyunca milyarlarca insanın gözünü sahaya çevirdi; savaşların, sömürünün, yoksulluğun ve giderek derinleşen toplumsal çelişkilerin üzerini ise en azından bir süreliğine örttü.
Ancak Dünya Kupası’nın görkemli statlarının, renkli tribünlerinin ve milyarlarca insanı ekran başına kilitleyen futbol gösterisinin ardında bambaşka bir dünya vardı. Turnuva boyunca Ukrayna’daki savaş bütün yıkıcılığıyla sürdü. Gazze’de insanlar bombalar, açlık ve yıkım altında yaşam mücadelesi verirken, Ortadoğu’nun birçok bölgesinde savaş ve çatışmalar devam etti. Afrika’nın geniş kesimlerinde milyonlarca insan açlıkla boğuşuyor, dünyanın dört bir yanında emekçiler artan hayat pahalılığına, işsizliğe ve yoksulluğa karşı direniyordu.
Bir tarafta statlarda onlarca ülkenin bayrakları yan yana dalgalanıyor, FIFA “futbolun halkları birleştirdiği” propagandasını yapıyordu. Diğer tarafta ise kapitalist/emperyalist devletler silahlanmaya yüz milyarlarca dolar ayırıyor, savaş sanayisi rekor kârlar açıklıyor ve silah tekelleri dünyanın dört bir yanındaki savaşlardan beslenmeye devam ediyordu.
İşte 2026 Dünya Futbol Şampiyonasının en büyük çelişkilerinden biri buydu: Milyarlarca insan futbolun büyüsüne kapılırken, aynı anda emperyalist savaşlar, sömürü ve yıkım da bütün şiddetiyle sürüyordu.
Futbol siyasetten bağımsız mı?
2026 Dünya Futbol Şampiyonası, futbolun gerçekte hangi sınıf ve siyasi çıkarlar temelinde yönetildiğini bir kez daha gözler önüne serdi.
ABD Milli Takımı’nın Bosna-Hersek ile oynadığı maçın 64. dakikasında Folarin Balogun kırmızı kart gördü ve kurallar gereği bir sonraki maçta forma giyemeyecek duruma düştü. Ancak ABD Başkanı Donald Trump, FIFA Başkanı Gianni Infantino ile temasa geçerek kararın yeniden incelenmesini istedi. FIFA Başkanı Gianni Infantino, Balogun’un bir maçlık cezasının uygulanmasının bir yıllık süreyle ertelendiğini duyurdu. Böylece Balogun, futbol kurallarına göre cezalı olması ve ABD’nin Belçika ile oynadığı karşılaşmada forma giyememesi gerekirken sahaya çıktı.
Bu gelişme, futbol kurallarının herkes için aynı biçimde uygulanmadığını bir kez daha ortaya koydu. ABD emperyalizminin başı faşist Trump, bir futbolcunun cezası konusunda FIFA Başkanı’nı doğrudan arayabiliyor ve kısa süre sonra cezanın uygulanması ertelenebiliyor. Bu durum, emperyalist güç ilişkilerinin spor alanında etkisini gösterdiğini ve “herkes için eşit kurallar” söyleminin pratikte gerçek olmadığını ortaya koyuyor.
Final maçının ardından düzenlenen kupa töreninde, Trump ile FIFA Başkanı Gianni Infantino’nun sahaya çıkışı tribünlerden yükselen yoğun yuhalamalarla karşılandı. Bu tepki, sıradan bir seyirci protestosu değildi. Tribünler, Trump’ın göçmen karşıtı politikalarına, savaş yanlısı tutumuna ve emperyalist müdahalelerine duyulan öfkeyi dünyanın en büyük futbol organizasyonunda da dile getirdi. Buna rağmen Trump, İspanya Milli Takımı’na kupanın verilişi sırasında sahayı terk etmedi; şampiyon takımın yanında kalarak objektiflere poz verdi ve zafer anını kendi siyasi gösterisinin bir parçasına dönüştürmeye çalıştı!
2026 Dünya Futbol Şampiyonası bir kez daha gösterdi ki futbol, kapitalist-emperyalist dünyanın siyasi ve ekonomik güç ilişkilerinden bağımsız değildir. Futbol sahasında yalnızca iki takım mücadele etmez; sermaye, siyasi iktidarlar, emperyalist çıkarlar ve küresel güç dengeleri de oyunun görünmeyen aktörleri olarak sahadadır. Bu nedenle futbolu, onu kuşatan sınıf ve siyasi ilişkilerden soyutlayarak anlamak mümkün değildir.
Başka bir futbol, başka bir dünya mümkündür
Spor, insanın sağlıklı, güçlü ve üretken bir yaşam sürmesi; bedensel ve zihinsel olarak gelişmesi için vardır. Sporun gerçek amacı kâr elde etmek, milyarlarca dolarlık bir sektör yaratmak ya da birkaç şirketin ve sponsorun çıkarlarına hizmet etmek değildir. İnsanlar elbette takımlar kuracak, yarışacak ve kazanmak için mücadele edecektir. Ancak bu rekabet, ticari çıkarların değil; dostluğun, dayanışmanın, kardeşliğin ve ortak gelişimin rekabeti olacaktır.
Başka bir futbol mümkündür. Milyarlarca doların, sponsorların, bahis şirketlerinin ve tekellerin egemen olmadığı; çocukların ve gençlerin para için değil, spor sevgisiyle futbol oynadığı; halkların birbirini düşman değil, dost olarak gördüğü bir futbol mümkündür. Ve böylesi bir futbol, ancak sömürünün, savaşların ve emperyalist rekabetin ortadan kalktığı başka bir dünyada gerçek anlamıyla hayat bulacaktır.
Kupalar el değiştirir. Şampiyonlar değişir. Rekorlar unutulur. Ama insanlığın barış, özgürlük ve eşitlik mücadelesi sürer. Asıl kazanılması gereken kupa, sömürüsüz, savaşsız ve emperyalizmin olmadığı bir dünyadır.
21 Temmuz 2026































































